BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Tuzaktan kumanda

Tuzaktan kumanda

AHMET ÇAKAR: Tamam kardeşim, ben artık seni böyle kabul ediyorum... RASİM OZAN: Ben deli meli değilim hocam... Bana öyle davranma...



(...BEYAZ TV - Beyaz Futbol) AHMET ÇAKAR: Tamam kardeşim, ben artık seni böyle kabul ediyorum... RASİM OZAN: Ben deli meli değilim hocam... Bana öyle davranma... *** SUNUCU: Yıldız futbolcu derken tam olarak aklınızdaki oyuncu tipi nedir?... AHMET ÇAKAR: Gökteki yıldız değil herhalde... >> söz der ki; “-Müthiş sorunun cevabı şu ki; Kadınlar kendini çok seven erkeklere bayılır... Sevince de ondan nefret eder...” (...Annesinin çocuğuna, “Bak yine etti” diye parmakla gösterdiği müthiş S.Ö.Z.leri) >> krampon AZİZ Yıldırım: “Alex bana şampiyon Trabzonspor dedi, doğru mu Samet?...” “mefas” ... MOURİNHO: “Ferguson Baba albüm yaparsa bir şarkı da ben seslendirmek isterim...” “mefas” ... RIDVAN Dilmen: “Maçın yıldızı bence Selçuk Şahin, sıfır hata ile oynadı helal olsun...” “yakup24” ... SELÇUK Şahin, “Oyuna doğru zamanda alındığımda neler yapabileceğimi herkes gördü...” “erenet” >> söz’ün gelimi (...Bordo klavyelilerin twitter günlüğü) “-Suriye biraz akıllı olsaydı, gaz kaçağını çakmakla kontrol eden bir ülkeye bulaşmazdı...” (...Enes S. Arvas) ... “-Yıllardır bütün gençleri Counter, Call Of Duty, Medal Of Honor, Battle Field vb. oyunları oynayan bir ülkeye savaş açarak yüzyılın hatasını yaptın Suriye... (...Süleyman Poyraz) ... “-İlk bombayı onlar attı di mi Samet? Söylesene ilk bombayı Suriye attı diye tüm kamuoyu bilsin Samet... Söyle konuş, sen bombayı dörtte atın de...” (...Ali Neşet) >> hayata dair Kızılderililerin şöyle bir deyişi vardır: “-Bir insanı yargılamadan önce gökte üç ay eskiyinceye dek onun makosenleriyle yürü...” Dışarıdan bakınca pek çok hayat yanlış, mantıksız, delice görünebilir... Dışarıda kaldığın sürece insanları ve ilişkileri yanlış yargılayabilirsin... Yalnızca içinden, yalnızca gökte üç ay değişene dek onun makosenleri içinde yürüyerek; dürtüler, duygular, insanı farklı davranmaya yönelten nedenler anlaşılabilir... Anlayış, bilgiçliğin kibriyle değil, alçakgönüllülükle doğar... >> bizimkiler SERDAR: Ya Emin abi ayağına dikkat et biraz!... Bu ayakkabılara boya sürülmüyor... EMİN: Nubuk oğlum onlar, diş fırçasıyla temizlenir... SERDAR: Sahi mi?... Ne kadar macun süreceğim?... >> TEMEL’iN YERi Temel Dede, Dursun Dede ve İdris Dede oturmuş, konuşuyorlar; İdris Dede demiş ki; “-Son zamanlarda hafızam o kadar kötü ki, geçenlerde evde merdivenlerdeydim, ama aşağı mı iniyordum yoksa yukarı mı çıkıyordum hatırlayamadım...” Dursun Dede demiş ki; “-O da bir şey mi, ben geçenlerde yatağın kenarında oturuyordum, yeni mi kalktım yoksa yatmak üzere miydim hatırlayamadım...” Temel Dede demiş ki; “-Benim hafızamda hiçbir şey yok çok şükür...” O anda çayı bitince, doldurmaları için bardağı masaya vurmuş “Tak... Tak... Tak...” ve sonra durup demiş ki; “-Kim o?..” >> bir film diyaloğu (...The Man From Now Here / Hanife Altın’dan) “-Siz yarın için yaşıyorsunuz değil mi?... Yarın için yaşayanın bugün için yaşayana karşı hiç şansı olmaz... Ben sadece bugün için yaşarım...”
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT