BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bir şampiyonluk öyküsü

Bir şampiyonluk öyküsü

İhlas Matbaacılık belediye turnuvasında şampiyon olurken kaskını değil aşkını kullandı.



utbol deneyimi 150 yılı aşan İngiltere... Üç defa Dünya Kupası kazanmış Brezilya... Son Avrupa şampiyonu Almanya... Hepsi ağzı açık, şaşkınlıkla İhlas’ın şampiyonluğunu seyretti. Çünkü şimdiye kadar hiçbiri böyle güçlü bir onbire sahip olmadı. Hiçbirinin kadrosunda “Vın” diye geçen Sercan, belkıran Engin, parmak ısırtan Erdem yoktu. İhlas’ta Recep gibi Serdar gibi kaleciler Schmichel’a Taffarel’e nispet yaptı da rakibe gol yaptırmadı. Biri Mehmet Emin öbürü Mehmet Kamil’di.. Bir tanesi de nam-ı diğer Hüseyin Kum’du... Defansta “Top geçer adam geçmez” denilen türdendiler... Avukat İrfan Hattatoğlu’ndan Cem Buba’ya Özkan Eminoğlu’ndan “Serbest Vuruş”çu Ömer Söztutan’a ve de Naci Arkan’a kadar uzanan kadro bulunmaz Hint kumaşı cinsindendi. Bendeniz Engin Atay ilk menecerlik denememde Özcan Genç’le birlikte arasıra bazı bazı çuvalladıysak da ipi göğüslemeyi iyi becerdik doğrusu. Tabii ki en önemli payın sahibi de takımı bir orkestra şefi gibi yöneten teknik direktör Osman Korkmazel ve onu büyük yetkilerle donatan Müsessese Müdürü Muammer Gürbüz oldu. Bence Osman abim buradan 1.ligden bir takıma, Muammer abi de The Times Gazetesi’nin müdürlüğüne zıplayabilecek acayip bir hava yakaladılar. Peki ya seyirciye ne demeli? Futbolun devleri İtalya, İspanya, Arjantin bile hiçbir şampiyonada arkasında böyle bir seyirci bulamadı. Hatta TGRT’deki A Takımı’nın reytingi bile onun yanında “hiç” kaldı. Oynanan futbol ise muhteşemdi.... E-5 yetmedi E-6’da da ne kadar araç varsa hepsini solladı, rakiplerini cebe, çöpe, tefe koydu. Ne demiş atalarımız “Hayat bir yolculuksa yeriniz önde olmalı...” Eee... Aramızda kalsın; bu benim de hayat prensibimdir... Ne de olsa “İhlas”lıyız... İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği ve 100 takımın katıldığı Şirketlerarası Futbol Turnuvası’nda şampiyonluk kolay gelmedi. 1999’un son ayının bir öncesindeydik. Çocuğun adı Kasım ayında koyuldu ama Kasım ismi pek fazla tutulmadı. Doğrusu “Şampiyonluk” daha uygun görülmüştü. Eee... Ne yaparsın... “İsim babası Muammer Gürbüz öyle diyo...” denilince hepimiz nurtopu gibi bir şampiyonluğun doğması için işçi olduk, seferber olduk, amele olduk. Çünkü İhlas “öylesine” bir hedef için değil “böylesine” bir hedef için yola çıkmıştı. 5 aydır soluk almadan ama soğuk alarak heryerinden delik deşik edilerek gelindi bugünlere. Teknik direktör Osman Korkmazel’in de dediği dedik istediği birincilikti. “Osman abim evde mi?” diye sorarken bile heyecanlandığım günleri hiç unutamam. Çünkü çoğu zaman futbolcular oynuyor ama nedense yatağa düşen Osman hocamız oluyordu. Gün gelip çatmıştı. Final için rakibimiz Motor Tekstil olmuştu. Tarih 11 Nisan 2000’i gösteriyordu. Dile kolay... 1999’lardan 2000’lere... Kasım’dan Nisan’a... UEFA Başkanı Johansson’un bile dört gözle beklediği bu final maçına ilgi göstermeyen tek kişi turnuvanın tertiplenmesi emrini veren Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna’ydı. O gelmedi ama şampiyonluk geldi... İhlas bir bahar akşamı ılık ılık sıcacık yaptı içimizi. Nurtopu gibi bir şampiyonluk doğdu. Bir kış boyu süren nice maçların ardından finalde Motor Tekstil’i 3-1 mağlup eden İhlas Matbaacılık’ı mutlu sona ulaştıran goller Engin (2) ve Hüseyin Kum’dan geldi. Akatlar Spor Kompleksi’nde düzenlenen şampiyonada İhlas’a şampiyonluk kupasını Büyükşehir Belediye Başkanı Vekili Ümit Özerol verdi. Şampiyon olan ekibimizi Büyükşehir Belediyesi 250 milyon lira gibi rekor(!) bir parayla ödüllendirdi. Buna Müessese Müdürü’müz Muammer Gürbüz’ün de ayrı katkıları oldu. Artık herkes zengin... İhlas ise ŞAMPİYON’du...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 98631
    % 2.04
  • 5.7873
    % -2.43
  • 6.7061
    % -2.24
  • 7.6147
    % -1.16
  • 228.344
    % -0.72
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT