BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hayat, haberden değerlidir

Hayat, haberden değerlidir

Bütün habercilere bir cuma müjdesi vermek isteriz veya kıymetini bilecek olanlara. Peygamberler Peygamberi'nin -sallallahü aleyhi ve sellem- sıfatlarından biri de "muhbir-i sâdık"tır.



Bütün habercilere bir cuma müjdesi vermek isteriz veya kıymetini bilecek olanlara. Peygamberler Peygamberi'nin -sallallahü aleyhi ve sellem- sıfatlarından biri de "muhbir-i sâdık"tır. Muhbir, ihbar eden, tebliğ eden, bildiren, haberci. Muhabir de aynı kökten. Muhabir, haber yapan, haberci. Muhbir-i sâdık, doğru haber veren, inanılır, aldığı haberi güvenilir şekilde çarpıtmadan bildiren demek. Belki denecektir ki "müjde, bu lügat malumatının neresinde?" İşte orada durmak lazım. Bu sıfat, Sevgili Peygamberimizin bir mesleğinin de habercilik olduğunu haber vermekte. O zaman dileyen kimse ben, Peygamber mesleğini yapıyorum diyebilir. Bu benzemek de şereflerin en üstünüdür. Bizzat Kur'an-ı kerim, haber mevzuudur. Peygamberimiz, Allahü tealadan gelen haberi Cebrail aleyhisselamdan alarak sohbet sohbet, hutbe hutbe, mektup mektup, insan insan, oymak oymak yeryüzüne ve gelecek zamanlara nakşetmiştir. Haber, doğumla ölüm arasıdır. İnsanın doğumu da ölümü de haberdir. O arada olan her şey de haberdir. Haber bu denli önemli. Ama haber giderek kirlenmekte. Haber saptırılmakta. Haber gına getirmekte. Haber suistimal edilmekte. Haber, propaganda silahı olarak kullanılmakta. İnsanlar ve değerler haberle vurulmakta. "Müjde!" diye başlayan her sevinç, bir haberdir. Ne var ki şimdilerde o müjdeler ekran kapatan nefretlere dönüştü. Önümüzdeki en büyük dâvâ bölücülüktür. Malum terör örgütü haber çarpıtmayı, habere çıkmayı büyük kazanç saymakta. Şöyle düşünüyoruz: Bugün, haberin kendisi de bizatihi terörü destekleyen unsurlardan biri haline gelmiştir. Bu sözümüze itiraz edileceğini biliyoruz. Ama şuna daha çok itiraz edilecek, hatta belki kınanacağız. Hiç mühim değil, biz, Muhbir-i Sâdık ahlâkına bağlı kalabilelim taşlar varsın savrulsun. Diyoruz ki: Bir mutabakata varılsa... 6 ay süreyle hükümete bir mühlet verilse. Bu zaman zarfında bölücü terörle alakalı hiç haber yapılmasa, ne baskın, ne adam öldürme vs. Bizler, onları sütunlarımıza taşımasak, politikacılar üzerine konuşmasalar. Mesele şeklen de olsa ülke gündeminden çıksa. Örgüt ve eylemleriyle sadece asker, polis ve hükümet ilgilense, bundan başka bir karşılık görmese. Ne olur? Nasıl olur? Denenebilse ziyan görmeyiz. Haber hakkı, elbette aziz. Ancak, haber, terör dizisine dönüyorsa o zaman çare üretmek gerekir. Zira, hayat, haberden daha değerlidir. Silahlar susunca insanlar konuşur.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT