BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Dalganın sırası mı?

Dalganın sırası mı?

22 Temmuz 2010 günü Kefken’e denize gitmiştik. Aşırı sıcaktan bunalmış olan Sabri, üstündeki tişörtü, ayağındaki terlikleri kumlara bıraka bıraka koşup suya atladı.



22 Temmuz 2010 günü Kefken’e denize gitmiştik. Aşırı sıcaktan bunalmış olan Sabri, üstündeki tişörtü, ayağındaki terlikleri kumlara bıraka bıraka koşup suya atladı. Neyse, kendisi daha iyi anlatır: “Kıyıya yakın yerde kadınlar, çocuklar var diye kâh suyun altından, kâh üstünden yüzerek ilerledim. Yüz elli metre kadar gidince ayağa kalktım. Pardon, kalkamadım! Çünkü ayaklarımın altında yeryüzü yoktu! Ben ki, ayağım yere değmeden denizde duramam. Çok tedirgin oldum. Hemen kıyıya doğru döndüm. Ama Karadeniz dalgalıydı ve ben bir adım ileri, iki adım geri gidiyordum! Karadeniz’de boğulan insanların öyküsünü senelerdir dinliyorum. Soluğum kesildi. Bir yandan su yüzünde kalmaya çalışıyor, bir yandan bağırıyordum. Bu sırada kızım da suya girmişti; ‘Adam çağır!’ diyorum, el sallıyorum; gördü ama şaka yapıyorum zannederek kuzenleriyle oynamaya döndü. Hanımlar ise sağ tarafta bir yerde denize sırtları dönük sohbete başlamıştı. Kıyıda, sol tarafta cankurtaran ekibini görünce umutlandım, onlara doğru el salladım. Fakat onlar da kendi aralarında sohbet ediyorlardı. Nefesim tükeniyordu. Su yutuyordum. Direncim kırılıyordu. Artık Kelime-i şehadetin sırasıydı. Acaba ahirette ilk önce ne ile karşılaşacağım? Ölen bir yakınım mı, bir melek mi, koyu bir karanlık mı? Son kez görevlilere baktım, ilgisizdiler. Tam pes edip, kendimi dipsiz suya bırakacakken, cankurtaranların hizasında, denizin içinde dizlerine kadar girmiş bir adam gördüm; bana bakıyordu. Sanırım görevlilere seslendi, cankurtaranın biri bana döndü. Bir süre sessizce izledi, sonra elini kolunu saylayarak, Torpedo Buoy’u (kurtarma tüpü) havaya kaldırdı, ‘Geleyim mi?’ işareti yapmaya başladı. Batmamak için ancak bir elimi kaldırabiliyor, sallayıp duruyordum ama adam anlamıyordu. Muhtemelen ‘Keyifle yüzen adamı mahcup etmeyeyim’ diye düşünüyordu. Israrla baktığımı ve arada kontrolsüz şekilde battığımı görünce üç taksitte bana doğru yaklaştı. Kurtarma tüpünü elinde tutuyor ve hâl⠑Atayım mı?’ diye soruyordu! Ellerim kalkmıyordu, kafamı aşağı yukarı salladım; nihayet tüpü önüme fırlattı. Hayata yeniden yapıştım ve ayaklarım yere değinceye kadar kendimi o kavun içi renge bıraktım. Birlikte denize gittiğimiz yakınlarım ancak bu noktada beni gördüler ve şoke oldular. Ben kumlara sırtüstü uzanmış nefes nefese kendime gelmeye çalışırken, eşimin çarpıcı cümlesi kulaklarımda yankılandı: ‘İyi ki dün, (Kabrimizi ziyaret edenler denizde boğulmasın) diyen Aziz Mahmud Hüdayi’yi ziyaret etmişiz’ dedi.”
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 108615
    % 1.32
  • 3.4955
    % -0.59
  • 4.1299
    % -0.03
  • 4.5103
    % -0.29
  • 144.994
    % -0.19
 
 
 
 
 
KAPAT