BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Beytullah'a yüz sürdük

Beytullah'a yüz sürdük

Bu yıl mukaddes toprakların en kalabalık gruplarını Endonezya, Türkiye, Hindistan, Pakistan, Irak ve Cezayir'den gelen hacı adayları oluşturuyor. Arefe gününe kadar Mekke-i Mükerreme'de vakitlerini ibadetle değerlendirecek olan hacı adayları manevi iklimin verdiği huzur ile 40 dereceye varan sıcakları umursamıyor.



HAC YOLUNDA Osman SAĞIRLI MEKKE-İ MÜKERREME osman.sagirli@tg.com.tr MUTLULUK GÖZYAŞLARI Kâbe-i muazzamaya yüz süren müminler dakikalarca gözyaşları ile dua ediyor. Hacer-ül esvede ve Kâbe'nin “Rük'nü Yemani” köşesindeki göz hastalıklarına iyi gelen taşlara dokunabilmek için büyük çaba sarf eden hacı adayları günlerini ibadetle geçiriyor. Hacı adayları, Arefe gününe kadar Mekke-i mükerremede vakitlerini ibadetle değerlendiriyor. Kâbe-i muazzamaya yüz süren müminler dakikalarca gözyaşları ile dua ediyor. Hacer-ül esvede dokunabilmek için birbirlerini incitmeden imkanları değerlendiren hacı adayları, Kâbe’nin “Rük’nü Yemani” köşesinde göz hastalıklarına iyi gelen taşlara da dokunabilmek için uğraşıyor. Tavaftan sonra 2 rekat namazı yüzleri Kâbe’ye bakarak kılan Müslümanlar, manevi iklimin verdiği huzur ile 40 dereceye varan sıcakları umursamıyor. Yeni Mekke projesi kapsamında devasa vinçler Harem-i Şerif etrafında çalışmalarını sürdürüyor. Bu yıl, Harem’in Kureyş kapısı tarafında çalışmalar yoğunluk kazanıyor. Kraliyet Sarayı önüne kurulan devasa vinçle, hac dönemi sonrasında eski sarayın yıkımına başlanması bekleniyor. Bu arada sarayın önündeki minarenin yanına konulan vinçlerle de Kabe’yi çevreleyen 2 katlı bölümün 3. katının inşasına başlanacağı intibaı alınıyor. Bu yıl hac organizasyonda Aralık ayında başlayacak yoğun inşaat faliyetleri sebebiyle ülkelere ek kontenjan verilmedi. Her ülkeye verilen Müslüman nüfusun binde 1’i kadar olan kontenjanların artırılmaması da Harem-i Şerif etrafındaki inşaat şantiyelerinden kaynaklanıyor. Özellikle Harem-i Şerif’in Kureyş Kapısı civarındaki çalışmalar için şimdiden konteyner ve bariyerlerle şantiyeleri kurduran Suudlular, bu bölgede girişlerde hacıların izdiham yaşamalarına sebep oluyor. Daha önce yaya tüneli olarak hizmet veren Aziziye yolundaki 4 tünelden 2’si de tamamen otobüslere ayrıldı. Tünellerden hacılar yaya olarak geçemiyor. Bütün hacılar Şise Bölgesi’ndeki Mahbes’ül Cin’den otobüslerle alınıp 2 kilometre uzaklıktaki Harem’i Şerif’e taşınıyor. İran’da yaşanan ekonomik kriz sebebiyle en kalabalık ülkelerin başında gelen İran’dan bu yıl mukaddes topraklara gelenlerin sayısı gözle fark edilir bir şekilde azaldı. Geçen yıl 3 büyük devalüasyon yaşanan İran’daki birçok kişinin hac programını iptal ettiği konuşuluyor. Suriye’deki iç savaş sebebiyle bu ülkeden de bu yıl resmi orginizasyon yapılmaması dikkat çekiyor. Suriye bayraklı hacı grubu gözükmüyor. Bu yıl mukaddes toprakların en kalabalık gruplarını ise Endonezya, Türkiye, Hindistan, Pakistan, Irak ve Cezayir’den gelen hacılar oluşturuyor. Terviye gününe 10 gün olmasına rağmen, Hac için Mekke-i mükerremeye geleceklerin yüzde 50’si şehre ulaştı. Yaklaşık 1.5 milyon misafiri şu anda ağırlayan Mekke’de caddelerin bu yıl daha bakımlı ve temiz olması dikkat çekiyor. Bu temizlik ve düzeni korumak için hacı adayları da yerlerde çöp atmamaya özen gösteriyor. Hacı adayı sayısının geçen 3 yıla göre hem ek kontenjan verilmemesinden hem de İran ve Suriye’den gelen olmamasından dolayı yüzde 30 az olması şehirlerdeki hizmetlerin kalitesini de artırıyor. Her yıl olduğu gibi Mekke-i mükerreme halkı, misafirlere yardımcı olmak için her türlü fedekarlığı gösteriyor. Araçları ile yollardan topladıkları hacı adaylarını Harem-i şerife götüren Mekkeliler, bol bol ikramda bulunuyor. SICAK KİMİN UMURUNDA Hacı adayları, Hacer-ül esvede dokunabilmek için birbiriyle yarışıyor. El sürenlerin gözleri nemleniveriyor. Tavaftan sonra 2 rekat namazı Kâbe’ye bakarak kılan Müslümanlar, manevi iklimin verdiği huzur ile 40 dereceye varan sıcakları umursamıyor. MAKAM-I İBRAHİM’DE Aman Kâbe Canım Kâbe “Sabahın ilk ışıkları ile birlikte Cidde’ye iniyoruz. Ortalık bayram yeri... Herkes birbirini incitmemek için azami özen gösteriyor...” “Hac, parası olana farzdır. Ancak parası olan değil davet edilen gider” denir. Bu söz bir gece yarısı bana gelen mail bir kere daha teyit edilmiş oldu. Mailde “Bu sene vekaleten hacca gider misin?” deniyordu. Gazetecilik hayatımdaki en zor görevlerden biri teklif ediliyordu. Böyle teklife can kurban... Hiç hayır denir mi? Milyonlarca müminin gitmek için yanıp tutuştuğu mukaddes topraklara bir kere daha gidecek olmanın heyecanı ile o gece sabah zor oldu. O kadar gün nasıl geçecekti? Sayılı gün çabuk geçermiş. İşte havaalanındayım. İhramlar giyiliyor. Havaalanı telbiye sesleri ile inliyor. “Lebbeyk Allahümme lebbeyk. İnnel hamde ...” (Buyur Allahım buyur) işte bu sözler öyle bir duygu yoğunluğuna sebeb oluyor ki. Uçak havalanmadan bütün hacı adaylarının ayakları yerden kesiliyor... Sabahın ilk ışıkları ile birlikte Cidde’ye iniyoruz. Ortalık bayram yeri... Herkes birbirini incitmemek için azami özen gösteriyor... Eee ne de olsa hepimiz kalubeladan tanışmıyor muyuz? Pasaport işlemi bagaj kontrolü bir sürü prosedür. Kimsenin gıkı çıkmıyor. Geçen saatlere kimse aldırış dahi etmiyor. Hacılar, maşallah, sabrın en güzel örneklerini veriyor. Ve Mekke-i Mükkereme’nin binaları tek tük aracın camından görünüyor. Otobüste hacı adaylarının gözleri nemleniyor, kalp atışları hızlanıyor, artık telbiye sesleri titrek bir şekilde dudaklardan dökülmeye başlıyor. Ve oteldeyiz. Kim nerede kalacak, bagajları kim taşıyacak? kimsenin umurundan bile değil. Herkes doğruca Kâbe-i muazzamanın yolunu tutuyor. Harem bölgesine girer girmez adeta bir manyetik alan oluşuyor. O mübarek yapı bizi kendine doğru çekiyor. Kalplerde bir rahatlık, gönüllerde ferahlık insanın içi kıpır kıpır. Babusselâm’dan içeri adımımı atar atmaz Beytullahla yüzyüze geliyorum. Artık bambaşka bir alemdeyim. Asırlardır milyarlarca Müslümanı misafir eden Kâbe-i muazzama’ya nihayet bir kere daha kavuşuyorum. “Kâbe’yi gördüğün anda beni unutma bana dua et diyenler” bir bir hafızamda canlanıyor. Ellerimi açıp bol bol dua ediyorum. Ta ki Suudi görevlinin hacı tarik ikazına kadar... Makam-ı İbrahim, Hacer-ül esved, Hatim, Mültezem hepsi karşımda doya doya öpüp koklamak ne büyük nimet. Dahası Allahü tealanın misafiri olmak ne büyük şeref. Tıpkı İslam büyüklerinin kitaplarda bildirdikleri gibi o mübarek evin duvarlarına ellerimi değdirerek, Hacer-ül esvede, Kâbe kapısına yüz sürerek tavafımı tamamlıyorum. İki rekat tavaf namazını binlerce kilometre uzaktan yöneldiğimiz Beytullah’ı doya doya seyrederek eda ediyor, ebabil kuşlarının zikirleri eşliğinde kana kana zemzem içiyorum. SAY’DAKİ MUTLULUK... Safa ile Merve arasında binlerce mümin ile birlikte yaptığım say’ı anlatmaya kelimeler yetmez. Rabbime sonsuz şükürler. Türk doktorlar bütün hacılara hizmet veriyor Mekke ve Medine’de Diyanet İşleri Başkanlığı’na ait hastane, sağlık ocağı ve sağlık merkezlerinde 68 uzman ve 69 pratisyen hekim olmak üzere 423 sağlık personeli hizmet veriyor. Sağlık merkezlerinde 11 ambulans, 270 kalemden oluşan 3 TIR dolusu ilaç bulunuyor. Mekke Hastanesinde dahiliye, KBB, göz ve göğüs hastalıkları, psikiyatri, nöroloji, üroloji, kadın doğum, cildiye, ortapedi, ultrasyon, diş ve acil polikliniği olmak üzere 17 birim bulunuyor. 132 yataklı hastane ve sağlık merkezlerinde sadece Türk hacılarına değil, acil vak’alarda bütün hacılara hizmet veriyor. Türkçe konuşan bütün hacı adayları da Türk sağlık birimlerinden hizmet alabiliyor. TÜRK HACI ADAYLARININ 40 BİNİ GELDİ Hac farizasını yerine getirecek olan 74 bin Türk hacı adayından yaklaşık 40 bini mukaddes topraklara ulaştı. Hayatını kaybeden hacı adaylarımızın sayısı ise 13’e ulaştı. Bunlardan 7’sinin kalp yetmezliği, 3’ünün kronik hastalıklardan, 3’ünün ise trafik kazasından vefat ettiği belirlendi.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT