BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bilmem hayatım ibret olur mu?

Bilmem hayatım ibret olur mu?

“Elli yedi yıllık hekimliğimde gece gündüz insanların dertlerine deva olmaya çalışırken seksen iki yıl önceki o doktoru da hep saygı ve rahmetle anarım...”



Babacığım benim okuyup askerî bir doktor olmamı çok istiyormuş. Ama ben on yaşında iken babam hayata gözlerini yumdu. Benim doğmamı, sağlığı nedeniyle arzu etmeyen annem ise benim için çok değerliydi... Gözyaşlarına hiç kıyamazdım. Yanından ayrılmaz, her istediğini yapardım. Ağabeyim üniversite eğitimi için İstanbul’daydı. Evde dört ablam vardı. Böylece evimizde erkek olarak bir tek ben bulunuyordum. O vakitler kız çocukları dışarı işlerine bakmazdı. Yazları bağımıza taşınırdık. Şimdiki tatil evlerine gitmek gibi bir şeydi bu... Bağımızda ağaçların bakımı, sulaması, sebze yetiştirilmesi; çarşı işleri vs. her şeyi, annemi üzmemek için seve seve yapardım. Vilayetimizde lise yoktu. Mecburen komşu vilayette bitirdim liseyi. Lise bittikten sonra Tıp Fakültesine kaydoldum. Fakültede, insan anatomisini, histolojisini vs. en heyecanlı sinema sahnelerini seyreder gibi zevkle takip ediyordum. Rahme yerleşen bir tek hücrenin bölünüp çoğalarak muhteşem bir “program”la altmış trilyona kadar erişerek her organımızın yerli yerinde gelişimini, enerji yüklü bir atomdan bölünüp çoğalarak, genişleyerek kâinatın oluşumunu izah eden açıklayan Big-Bang teorisiyle özdeşleştirerek nasıl heyecan duyardım... Öyle ki, kâinatın maddî gelişiminden de üstün olarak insanın Yüce Yaratanın mesajlarını alabilme ve tefekkür edebilme yetenekleri var. Elli yedi yıllık meslek hayatımda gece gündüz insanların dertlerine deva olabilmek beni sonsuz mutlu etti. Seksen iki yıl evvelki romanımın ilk satırlarındaki o doktoru ise daima saygı ve rahmetle anarım. Bilmem bu roman, kürtaj için meydanlarda haykıranlara ders olabilir mi? Şanlı tarihimizde velilerin üstün karakterlerini örnek aldığı ahlakî yapımız, emperyalist güçlerin etkisi ile küvete terk edilip durmakta. Bize asla yakışmayan hayâsızlıklar ve terör, ülkemizde kol kanat gezmekte. O halde millî manevî değerlerimiz olan yavrularımızın, kürtaj edilmesi en büyük felaketimizdir. Kanunla kürtajı yasaklasak da dejenere olmuş özünden uzaklaşmış bazıları, bu istenmeyen eylemi gerçekleştirmenin bir yolunu bulurlar. Önemli olan iyi insan yetiştirmektir. Benim hayatımın romanının ilk sayfalarını koruyan, kendi maddi kazancını veya çıkarını değil de yüce Yaratanın var ettiği bir canlının hayatına hiçbir sebep yokken kürtaj ile son vermemesi gerektiğinin sorumluluğunu düşünen o doktorlara, o karaktere kavuşabilmek dileklerimle saygılar sunarım. Opr. Dr. Ethem İlhan Olgay-Ankara > Yazışma adresi: Türkiye Gazetesi İhlas Medya Plaza 29 Ekim Caddesi, 34197 Yenibosna/İstanbul Faks: (0212) 454 31 00
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT