BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ecevit Demirel’le ne konuştu?

Ecevit Demirel’le ne konuştu?

Ankara’da Cumhurbaşkanlığı seçimi noktasında ilginç şeyler oluyor ve şu sorulara cevap aranıyor; 1. Askerler neden 89 ve 93’ün aksine müdahil oldular? 2. Yayınlanan bildiri ve Orgeneral Kıvrıkoğlu’nun 40 dakikalık Ecevit ziyareti hangi amaca matuf? 3 .Ecevit, liderler ve Orgeneral Kıvrıkoğlu görüşmesi sonrasında, 1 ay sonra görevini devredecek olan Demirel’e niye gitti ve 1 saat ne konuştular?



Şu fotoğrafa bakın. Başbakan Ecevit önce koalisyon ortağı, ardından da muhalefet partilerinin liderleri ile biraraya geliyor. Hemen, akabinde de koalisyon ortağı partilerin liderleri ile ikinci görüşme. Derken ara verilmeksizin 40 dakikalık Genelkurmay Başkanı randevusu devreye giriyor. Ve final: Orgeneral Kıvrıkoğlu’yla uzun sayılabilecek bir sürede görüşen Başbakan, aynı gün Çankaya Köşkü’ne gidip Cumhurbaşkanı Demirel’le biraraya geliyor. Bu buluşmanın süresi de tamıtamına 60 dakika. Sorular Şimdi bu fotoğrafa bakıp şu sorular soruluyor: 1) Başbakan Ecevit’in Cumhurbaşkanlığı seçimi bağlamında Parlamentoda grubu bulunan partilerin liderleri ile buluşup görüşmesi oyunun kuralına uygun. Ancak seçim öncesinde askerlerle biraraya gelmesi, teamül ya da yasal bir zorunluluk değil. 1989 ve 1993’te, yani Özal ve Demirel’in Cumhurbaşkanı seçildiği süreçlerde bu tür fotoğraflar yoktu. Şimdi var. Bu, nedendir ve hangi amaca mutaftur? 2) Askerin hassasiyeti yani Cumhurbaşkanlığı seçimi gibi bir konuda görüş sahibi olması yadırganacak bir husus değil. Seçilecek Cumhurbaşkanı sonuçta Türk Silahlı Kuvvetlerine Anayasa gereği Başkomutan olacak ya da o sıfatı taşıyacaktır. Ancak asker 89 ve 93’te yapmadığını bugün niye yapıyor? O gün olmayan bir tehdit ya da tehlike mi mevcut? 3) Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kıvrıkoğlu’nun Başbakan Ecevit’i ziyaret etmesi ve bir gazetede çıkan “Asker, Cumhurbaşkanlığı seçiminin dışındadır” mealindeki yorum-habere karşı yayınlanan Genelkurmay bildirisi hangi amaçla kaleme alınmıştır? Daha açık bir ifade ile asker bu bildiri ile Cumhurbaşkanlığı seçimine ağırlık mı koymuştur? Yoksa hadise var olan hassasiyetlerin bu önemli seçim öncesinde sadece yüksek tonla hatırlatma olayı mıdır? Asker bazı çevrelerin iddia ettiği gibi kendi kökeninden ya da kendine yakın olan birini mi arzulamaktadır, yoksa “olmalıdan” ziyade “olmazları” mı işaret etmektedir? Genelkurmay Başkanı Sayın Kıvrıkoğlu’nun Başbakan’la yaptığı 40 dakikalık görüşme sadece rezervlerin ilanımıdır yoksa isimlendirme noktasında bazı telkinler de sözkonusu mudur? 4) En önemlisi Başbakan Ecevit’in Çankaya randevusu neyin nesidir? Başbakan’ın 1 ay sonra görevini bırakacak olan bir Cumhurbaşkanını, Cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda aydınlatması hangi amaca matuftur ve neyin gereğidir? Üstüne üstlük aydınlatılan Cumhurbaşkanı için bir dönemlik görev uzatımı da sözkonusuydu ve bu reddedilmiştir. Dahası, bilgi sunulan Demirel’in Cumhurbaşkanlığı seçimi olayında bundan böyle bir etkisi, yetkisi, oyu ve onayı da yoktur.. O halde sormak lazım Başbakan neden liderler ve Genelkurmay Başkanı görüşmesinden sonra Çankaya Köşkü’ne çıktı ve 1 saat, evet yanlış okumadınız 60 dakika Demirel’le ne konuştu? Konuyla ilgili olmayan bir kişiyle bu bir saatlik görüşmenin izahı var mı? İzahı olmayan bir şeyi Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık koltuğuna erişmiş iki dev adam Demirel’le Ecevit hiç yaparlar mı? 7 artı 3 Yoksa yoksa Orgeneral Kıvrıkoğlu’nun Başbakan’ı ziyareti ve Ecevit’in Cumhurbaşkanı ile buluşması Sayın Demirel’in görevini 3 yıllığına uzatma gerekçesine mi dayanıyor? Böyle bir şeyin evet zorlukları var ancak sıkışılan bu süreçte “tek çıkış yolu” olarak da görülebilir. Dahası, eğer kararlılıkla hareket edilirse de bu teşebbüs pekala yetişebilir. Tabii bütün bunlar spekülatif birkaç duyumdan kaynaklanıyor ve elbette ki kesin değildir. Tersine dün öğle sularında konuştuğumuz ANAP lideri Mesut Yılmaz böyle bir şeye ihtimal vermediğini de söylemiştir. Hal böyle olsa da biz hâlâ Genelkurmay Başkanımızın ziyareti sonrasında Sayın Ecevit’in program dışı olan Çankaya ziyaretinin gerekçesini çözebilmiş değiliz. 3 yıllık görev uzatımı değilse, o zaman Demirel ordu ile siyasiler arasında aracılık mı yapıyor? Askerin hedefi Eğer Demirel’in 3 yıllık uzatımı sürprizi yoksa o zaman asker neden müdahil sorusu daha öne çıkıyor. Bu sorunun analizine gelince: Bize göre bunun öncelikli nedeni makamın hassasiyeti ve bulunulan konjonktürdür. Asker haklı olarak sırat köprüsünden geçen Türkiye’nin misak-ı millide titiz olacak, dengeli, şaibesiz ve devlet deneyimi olan bir ismi arzuluyor. Askere göre önümüzdeki 7 yıl Avrupa Birliği’ne geçiş bağlamında çok önemli bir zaman dilimidir -ki çok çok haklılar- bu süreçte devletin tepesine oturacak ismin, bazı özellikleri taşımasını, ülkenin bekası noktasında fevkalade önemsiyorlar. Bir başka şey asker kanaatimizegöre 28 Şubat rövanşı görüntüsünden de rahatsızdır ve irtica-bölücülük ve de yolsuzluk hassasiyetinin kalın çizgilerle altının çizilmesini istiyorlar. Askerin bugün devreye girmesi, 73’te Faruk Gürler’in dayatılmasının tersine, sadece bu tür hassasiyetlerin hatırlatılması içindir. “Avrupa Birliği süreci içinde çok dikkatli olmalıyız ve ulu orta konuşmamalıyız” diyen Orgeneral Kıvrıkoğlu’nun anlayışı ancak ve sadece bu olabilir. Bunun ötesinde yani 12 Mart benzeri bir yakıştırma sadece Kıvrıkoğlu Paşa’ya değil, Silahlı Kuvvetler’e de haksızlık olacaktır. Öz doğru da şekil mi yanlış dediniz? Esası aktaracak normal zemin bulunamazsa bu tür şeyler olabiliyor. Yukarıda da söyledik; Cumhurbaşkanı Anayasamıza göre Parlamento adına başkomutandır. Ordu elbette başkomutanlığının seçiminde bakışlarını sunacaktır, sunmalıdır da. Efendim Avrupa’da olmaz. Soyut demokrasi hamasetini ya da istismarını geçiniz. Türkiye’de devleti kuran Ordudur ve bizde, devlet eşittir Ordu demektir. Ha Ordunun devletliği de milleti adınadır. Her ülkenin devlet ve demokrasi geleneği ya da kültürü farklıdır. Asker Cumhurbaşkanlığına kendi çıkarı ya da hesabı için değil, Türkiye için hassasiyet gösteriyor. Türkiye’de asker bir “sınıf” ya da “zümre” de değildir. Dolayısı ile askerin talepleri neden-sonuç ilişkisi bağlamında sorgulanmalı ve ona göre hüküm verilmelidir.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT