BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Avrupa’ya mesaj

Avrupa’ya mesaj

NATO’nun Avrupa için önemine dikkat çeken Orgeneral H. Edip Başer, “Avrupa güvenliği konusunda Avrupa’nın daha fazla sorumluluk alması gerektiğini düşünüyoruz” dedi



Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral H. Edip Başer, 1942 yılında Nizip’te doğdu. 1961’de Kara Harp Okulu’ndan Piyade Subayı olarak mezun oldu. 1963’te Piyade Okulu’nu bitirdi. 1963-70 arasında Kore’de ve yurt içinde takım ve bölük komutanlıkları yaptı. 1970’de Kara Harp Akademisi’ne girdi. 1972’de Kurmay Subay olarak mezun oldu. 1972-73’te Kara Harp Akademisi’nde öğretim görevlisi olarak bulundu. 1974’te İngiltere Kara Kurmay Koleji öğrenimine katıldıktan sonra tekrar Kara Harp Akademisi’ndeki görevine atandı. 1976-79 arasında Brüksel’de NATO Karargahı’nda görev yaptı. 1979-80 arasında Genelkurmay Başkanlığı Stratejik Plan Dairesi’nde Strateji Kara Kısım Amiri idi. 1980-81’de ABD Kara Kuvvetleri Harp Akademisi’nde öğrenim gördü. 1981-83 arasında KKK Genel Sekreteri idi. 1983-86 arasında Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alay Komutanıydı. 1986’da Tuğgeneral oldu. Napoli’de NATO Karargahının İstihbarat Daire Başkanlığı’na tayin edilip, burada 1988’e kadar kaldı. 1988-90 arasında Kars’ta 14. Mekanize Tugay Komutanlığı yaptı. 1990’da Tümgeneral oldu. 1990-91 arasında Genelkurmay Başkanlığı Plan ve Harekat Daire Başkanıydı. 1991’de Kara Harp Okulu Komutanı oldu. 1993’e kadar bu görevi sürdürdü. 1993’te Başbakan Askeri Danışmanı oldu. 1994’te Korgeneral oldu ve 3. Kolordu Komutanlığı’na getirilerek orada 1998’e kadar kaldı. 1998’de NATO Güneydoğu Avrupa Müttefik Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nı devralıp Orgeneralliğe terfi etti. 1999 Ağustos’unda Genelkurmay 2. Başkanlığı’na atandı. Askeri geçmişi başarılarla dolu olan Orgeneral H. Edip Başer’in, güncel askeri konulardan Avrupa Güvenlik ve Savunma Kimliği (AGSK) ile ilgili görüşlerini aldık. * Kışlalı -Türkiye’nin Avrupa güvenliği konusundaki genel yaklaşımı nedir? Başer -Avrupa güvenliği konusunda Avrupa’nın daha fazla sorumluluk alması gerektiğini düşünüyoruz. Bunun için de AGSK’yı destekliyoruz ve gelişmesine de katkıda bulunuyoruz. NATO halen Avrupa güvenliğinin ana noktasını oluşturuyor ama biz BAB, AB gibi organizasyonların da ilave rol oynayabilecekleri konusunda hemfikiriz. * Kışlalı -NATO ile Avrupa Birliği arasındaki mevcut düzen Türkiye’yi tatmin ediyor mu? Başer -NATO varlık ve yeteneklerinin örneğin Batı Avrupa Birliği’ne nasıl kullandırılabileceği hakkında bir düzen var ama NATO ile AB arasında böyle bir şey yok. Bugün AB ile ilişkilerimizde karşılaştığımız güçlükler ancak bu iki kuruluş arasında kurumlaştırılmış resmi temasların başlamasıyla ortadan kaldırılabilir. * Kışlalı -Washington’da yapılan zirve toplantısında AB’nin oluşturmakta olduğu yeni askeri düzende NATO imkanlarından yararlanması hususunda açık seçik bir neticeye varıldı mı? Orada alınan kararı nasıl yorumluyorsunuz? Başer -AB’nin Washington belgesinin kendilerine; kullanılmaya hazır NATO planlama yöntem ve yeteneklerine “ulaşma garantisi” verdiği yorumunda bulunduğu anlaşılıyor. Bu ancak AB aynı şekilde gerekli karşılıklı düzenlemeler yaptığı takdirde mümkün olabilir. Kısacası AB’nin NATO’nun imkan ve yeteneklerini sınırsız bir şekilde ve otomatik olarak kullanabileceğini düşünmek hatalı olacaktır. Ancak bu imkan ve yeteneklerin kullanılmasında “her olay için ayrı ayrı mütalaa edilme” ile kararların “uzlaşma” yoluyla alınacağı temeldir. Güvenliğin bölünmezliği * Kışlalı -Türkiye’nin AB’ye üye adayı kabul edilmesi ne gibi gelişmelere yol açtı bu konuda? Başer -Türkiye’nin AB’ye aday kabul edilmesinden memnun olduk. Ama hemen sonra adaylık statüsünün bize AB’nin güvenlik düzenlemelerinde herhangi bir ek hak vermediğinin de farkına vardık. Mukaveleden doğan katılma hakları ve barış ve istikrara eşit katkı, başka bir ifadeyle güvenliğin bölünmezliği gözardı edilmemeliydi. * Kışlalı -Türkiye’den esirgenen nedir? Başer -Türkiye Avrupa’nın güvenliğine ve savunmasına hem ciddi katkılarda bulunmuştur, hem de daha ciddi katkılarda bulunabilme kapasitesine sahiptir. Bundan dolayı da AGSK’nın içinde geliştirileceği ve uygulanacağı süreçte tam ortak olarak yerini almak hakkına sahiptir. Bu amaca yönelik olarak Türk hükümeti, Avrupa güvenliğine katkısıyla ilgili, niyetinin ifadesi olarak, hava ve deniz unsurlarıyla birlikte bir tugay büyüklüğündeki birliği, AB’nin hedefine tahsisi teklif etmiştir. * Kışlalı -Türkiye’nin bugüne kadar BAB içerisinde edinmiş olduğu imkanların bu yeni oluşum içinde de muhafaza edilmesi söz konusu mu? Başer -BAB içinde birikmiş imkanlarımızın, AB içinde oluşturulacak yeni yapı içinde bizim tam katılımımızı sağlamak üzere, mukaveleye dayalı bir şekilde daha da geliştirilerek muhafaza edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bunalım operasyonları * Kışlalı -Türkiye’nin BAB içinde ne gibi kazanımları var? Başer -Üç değişik imkan grubu var. BAB’ın ortak üyesi olmaktan ileri gelen siyasi kazanımlar, NATO’dan BAB’a devredilmiş olan yasal kazanımlar ve NATO-BAB ilişkilerinden ileri gelecek olan kurumsal kazanımlar. Bir başka ifadeyle; Washington zirvesinden çıkan dokümana göre bizim AB yapılanmasına katkımız sadece bunalım operasyonlarıyla sınırlandırılamaz. * Kışlalı -Tam katkımız hedefleniyor? Başer -Avrupa güvenliğiyle ilgili konuların günlük planlama ve danışma toplantılarına katılmamız gerek. Bunun sağlanması için durumumuzun muhafaza edilmesinin gereğine inanıyoruz. Buna ilave olarak da, eğer NATO imkan ve yetenekleri kullanılacaksa, karar sürecinin şekillenmesine, kararların alınmasına, hazırlanmasına, bağımsız AB operasyonlarının planlanması ile yönetimine de tam ve eşit şekilde katılmalıyız. Bütün bu hususlar Türkiye için sağlanmalıdır. Türkiye dahil edilmeli * Kışlalı -½imdiden atılması gereken adımlar bunlar? Başer -Bütün bu gerekçelerden dolayı, AB tarafından tasarlanan ortak Avrupa güvenlik ve savunma politikası çerçevesinde kurulacak olan bu geçici ve sürekli yapı içine Türkiye’yi dahil etmek uygun olacaktır. Ama diğer taraftan da bütün bu geçici ve sürekli düzenlemelerin ve yapının, bu kadar düplikasyonun gerçekten gerekli olup olmadığını da insan kendine soruyor. * Kışlalı -Sizce yakında Avrupa’da ortaya nasıl bir görünüm çıkacak? Başer -Üç siyasi kurum, üç askeri komite ve aşağı yukarı aynı konularla uğraşacak üç askeri kadro ortaya çıkacak. Kaynakların sınırlı oluşu da dikkate alındığında, bunlar gerekli düplikasyon olarak kabul edilebilecek midir? * Kışlalı- Bu durum acaba ne gibi mahzurlar getirecek? Başer -Avrupa güvenliği ile ilgili konularda en azından birden fazla karar alma merkezinin ortaya çıkması kaçınılmaz olacak. NATO operasyonlarında bile böyle olacak. Kosova bunalımı sırasında da böyle oldu. NATO operasyonlarıyla ilgili kararlar NATO dışında alındı. * Kışlalı -Kosova operasyonlarından alınan en önemli ders sizce neler oldu? Başer -Bazı yeteneklerimiz içindeki eksiklerimizi belirledik. Bunlar ittifak görevleri için birliklerimizin konuşlandırılmasında yeteneklerimizi olumsuz etkiliyorlardı.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 103235
    % 2.07
  • 4.7171
    % 0.01
  • 5.5018
    % -0.57
  • 6.2889
    % -0.17
  • 197.827
    % 0.14
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT