BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Türkiye acele etmeli

Türkiye acele etmeli

AB’ye girmek için Türkiye’nin yapması gereken, “Avrupa normları”na uymak. Bunun için de kanunları değiştirip siyasi, ekonomik reformları bir an önce hayata geçirmek gerekiyor



Lüksemburg’da geçen hafta yapılan Türkiye-AB Ortaklık Konseyi Toplantısı sonrası yapılan açıklamalarda, “her şey yolunda gidiyor” görüntüsü ortaya çıkıyor. Ancak AB’nin Ortaklık Konseyi ile ilgili değerlendirmelerine bir göz atacak olursak, ilişkilerin yerinde saydığı dikkati çekiyor. Belçika Dışişleri Bakanlığı AB İlişkiler Bölümü’nün, Lüksemburg toplantısı ile ilgili raporunda, tarafların birbirlerine dokunmama konusunda görüşbirliği sağladığı ifade ediliyor. Raporda şu görüşlere yer veriliyor: Ankara-Brüksel, birbirlerini rahatsız edecek davranışlarda bulunmayacak. AB, Türkiye ile ilgili azınlık ifadelerini kullanmaktan kaçınacak. Ankara da Brüksel’i para konusunda sıkıştırmayacak.” Raporda, Türkiye, AB’ye aday 12 ülkeden ayrı değerlendiriliyor. Brüksel’in, Ankara’nın Kopenhag kriterlerini karşılama konusunda atacağı somut adımlara göre hareket edeceği vurgulanıyor. Avrupa izliyor Başbakan Bülent Ecevit’in “Helsinki Zirvesi ardından siyasi reformları kısa zamanda bitireceğiz” açıklaması AB’de paniğe yol açmıştı. AB Komiseri Günter Verhuegen, komisyon yetkililerini acil toplantıya çağırarak, “Ankara reformları kısa zamanda sonuçlandırırsa ne yaparız?” sorusuna cevap arayarak, izlenecek stratejiyi tespit etmeye çalışmıştı. Avrupa kamuoyunun Türkiye’nin üyeliğine hazırlanması, muhafazakâr kanadın Ankara ile ilgili tereddütlerine karşı alınacak tedbirler, Verhuegen tarafından masaya yatırılmıştı. Ankara’nın görüşünü alan AB Komisyonu, “Türkiye’nin düşünce ve ifade özgürlüğü alanında kısıtlamaların kaldırılması” gibi, üç dört yasada reform yapması sonrası Kopenhag Kriterlerinin siyasi bölümünün önemli kısmını karşılayacağını belirledi. Ankara’ya karşı nasıl hareket edeceğini tespit etti. Zaman geçiyor AB, bu gelişmelerin ardından Ankara’nın daha muhafazakâr tavrı karşısında rahat bir nefes aldı. AB tarafı “Zaten 12 aday ülke ile bir sürü işimiz var. Türkiye’nin hız kesmesi işimize gelir. Ankara hızlı gitmeyecek. Biz de ona göre hareket ederiz” yaklaşımını sergilemeye başladı. Brüksel’deki AB gözlemcileri, Ortaklık Konseyi Toplantısı sonucunu “Ankara-Brüksel ilişkileri ertelenmiştir” şeklinde değerlendiriyorlar. AB ile ilişkileri canlandırma alanında Ankara’da siyasi irade olmadığının altını çizen gözlemciler “Zaman kaybediliyor” açıklamasında bulunuyorlar. AB’ye girmek için Türkiye’nin yapması gereken “Avrupa normları”na uymak. Bunun için de kanunları değiştirip siyasi, ekonomik reformları bir an önce hayata geçirmek gerekiyor. Bakın, Brüksel’deki AB gözlemcileri Türkiye’yi nasıl yorumluyor: Türkiye çok fazla siyasi haber üretiyor. Bu, bir ülke için çok sağlıksız bir gelişme. Bir ülke ne kadar bilimsel, teknolojik, ekonomik, sosyal ve sanatsal alanda haber üretirse bu, herşeyin yolunda ve olumlu gittiği anlamına gelir. CHP Sosyalist Grup toplantısında CHP Genel Başkan Yardımcısı İnal Batu ve Genel Sekreter Yardımcısı ½ule Bucak, “ortak üye” sıfatıyla gözlemci olarak Avrupa Parlamentosu Sosyalist Grup toplantısına katıldı. Sosyalist Grup Başkanı Crespo’nun, Ankara’daki temaslarını CHP’lilere aktarırken “Kedimi evimde hissettim” ifadesi dikkat çekti. CHP, bundan sonra her ay Sosyalist Grup toplantılarına katılacak. Toplantıda konuşan Sosyalist Grup Başkan Yardımcısı Piere Schori ile Hannes Swoboda, Türkiye’nin üyeliğini desteklediklerini vurguladılar. Schori, Ankara izlenimlerini aktarırken AB ile ilgili politika alanında Türkiye’de üç grubun bulunduğunu hatırlattı. Bunlar; üyeliğe karşı olanlar, destekleyenler, “İstediğimiz zaman hareket ederiz” yaklaşımında olanlar olarak açıkladı. Toplantıda, Ortaklık Konseyi’nde alınan kararların olumlu olduğu, Ankara’nın insan hakları alanında somut adım atmasının ilişkilerin daha da gelişmesine yardımcı olacağı vurgulandı. Kadına karşı şiddete hayır Brüksel’de 10-11 Nisan’da gerçekleştirilen Sosyalist International toplantısına, Türkiye’yi temsilen Prof. Dr. Erdal İnönü, İnal Batu, Þule Bucak, Demet Işık katıldı. Sosyalist International Başkanı Antonio Guterres’in başarılı bir grafik çizdiği toplantıda, uluslararası düzeyde dört alanda kampanya başlatılması kararlaştırıldı. Türkiye’de CHP’nin organize edeceği kampanya ise ölüm cezasının kaldırılması, fakir ülkelerin borçlarının silinmesi, Afrika’daki yoksullukla mücadele, kadınlara karşı şiddetin önlenmesi alanlarında olacak. Toplantıyı Türkiye Gazetesi’ne değerlendiren İnönü, küreselleşme alanında dünyanın yeniden yapılanma sürecine girdiğini ifade ederek, bilim ve teknolojinin gelişmesi ile ortaya çıkan meselenin internet ve bilgisayar dünyası olduğunu söyledi. İnönü, bu alandaki gelişmeleri eleştirmek yerine, içinde yer almak gerektiğini söyleyerek, bu açıdan eğitimin hayati önem taşıdığını kaydetti. AB’nin çıkmazı Bilim adamları, diplomatlar ve stratejistlerin görüşlerini ortaya koyduğu, “Türkiye” başlıklı Geopolitik dergisine yazan Fransız Büyükelçi Gabriel Roman, Ankara’nın AB’ye tam üyeliği konusunda problemin Avrupa’dan kaynaklandığını belirtti. Türkiye konusunun Avrupa’da kimlik probleminini ortaya çıkardığının altını çizen Robin, AB’nin çok üyeli bir kuruluş olduğunu, Ankara’nın Avrupa, Avrupa’nın Ankara için önemli olduğunu vurguladı. Fransa eski Cumhurbaşkanı Valery Giscard d’Esteing ise Avrupa’nın Türkiye’yi yanlış kapı önüne koyduğunu belirterek, AB projesinde Ankara’ya yer olmadığını savundu. d’Esteing, “Türkiye güçlü bir ülke olarak Avrupa dışında yer almalı. “ABD’nin baskısıyla Türkiye AB içine itiliyor. Bu da tansiyonu yükseltiyor” dedi. Birçok AB ülkesinin yöneticilerinin, “Türkiye’nin AB’ye tam üye olmayacağını bildiklerine” dikkat çeken d’Esteing, Türkiye ve Ukrayna gibi ülkelerin Avrupa’nın oluşturacağı geniş ekonomik alana dahil edilmesini isteyerek, “Ankara ile özel ilişki temin edilmelidir” diye konuştu. Fransız Prof. Pierre Behar ise Türkiye’yi dünyanın en jeopolitik ve stratejik öneme sahip bir ülkesi olarak niteleyerek; Balkanlar, Ortadoğu ve Kafkasya’da oynadığı role işaret etti. Türkiye’nin bölgesinde istikrar unsuru olduğunu vurgulayan Behar, Avrupa’nın Ankara ile iyi bir geleceğe sahip görüşünü ileri sürdü. Fransa Stratejik Araştırma Müdürü Didier Billion, AB’nin Türkiye’nin üyeliğini reddedici yaklaşımını Avrupa kamuoyuna karşı Türkiye’de büyük bir fay oluşmasına yol açtığına işaret ederek, “insan hakları, laiklik gibi değerler öne sürülerek AB tarafından dışlanıyor” imajının güçlendiğini ifade etti. “Müslüman kültüre sahip Türkiye, Hıristiyan Kulübü AB’ye tam üye olamaz” şeklindeki yaklaşımın ise ülke içinde giderek büyük taraftar topladığına dikkat çekti.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 103235
    % 2.07
  • 4.7171
    % 0.01
  • 5.5018
    % -0.57
  • 6.2889
    % -0.17
  • 197.827
    % 0.14
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT