BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Bayramlar ve yemekler

Bayramlar ve yemekler

Amerika, Türkiye’de iken “Paskalya” diye bildiğimiz bayrama hazırlanıyor. Paskalya’ya İngilizce’de “Easter” diyorlar. Hıristiyan âleminin “Noel=Christmas”tan sonra en büyük dinî bayramı.



Amerika, Türkiye’de iken “Paskalya” diye bildiğimiz bayrama hazırlanıyor. Paskalya’ya İngilizce’de “Easter” diyorlar. Hıristiyan âleminin “Noel=Christmas”tan sonra en büyük dinî bayramı. Hazret-i İsa’nın çarmıha gerildiğine inandıkları, sonra göğe yükseldiğini kabul ettikleri birkaç günlük bayram. Okulların yıl içindeki ikinci uzun tatili bu dönemde verilir. “Amerika Easter’a hazırlanıyor” demek yeterli değil, Amerika aynı zamanda “Passover”a hazırlanıyor. Passover, yani “Çıkış”. Hazret-i Musa’nın önderliğinde İsrailoğulları’nın Mısır’dan çıkışı, Firavun zulmünden kurtuluşları, On Emir’i alışları. Tesadüf müdür, tevafuk mudur bilmem, Aralık ayındaki Noel döneminde de Yahudilerin “Hanukkah” bayramları vardır. Amerikan piyasası, Amerikan televizyonları, radyoları, Amerikan kamuoyu yılda iki defa iki büyük Hıristiyan ve Musevî bayramına birlikte hazırlanırlar. Her iki dinin mensupları kendi kutlamaları ile yeteri kadar meşgul ve telâşlı olduklarından, bilhassa çocukların öteki dinden arkadaşlarını görüp imrenip mahzun kalmaları söz konusu değildir. Okullar da tatil olduğundan hiçbir zorluk yaşanmaz. Bizler Ramazan ve Kurban bayramlarının ilk günü cumartesi ya da pazara gelsin de, hafta sonu tatilini bayram tatili sayalım diye dört gözle bekleriz. “Kurban bayramları kavurma şölenine döndü” diye itirazlar vardı ya... İçinde yaşadığım şu ülkede Hıristiyanların, Musevilerin ve diğer din mensuplarının yıl içindeki bütün bayramlarına şahit oluyorum. Dinî bayramların hepsi şölen havasında geçmektedir. Bayram, bir yerde şölen demektir. Şölen ise yemekli toplantı, ziyafet demektir. Bütün dinlerin bayramları bir çeşit şölendir. İbadet faslı vardır. Elbette vardır. Fertler dindarlık derecelerine göre önce ibadetle meşgul olur, mabedlerine giderler. Ama ardından, en dindar olanlar da dahil, şölen mekânlarına koşulur. Sevinç, neşe, güleryüz, barışma, kaynaşma, yardımlaşma, dostluk günleri olan bayramlar şölensiz yani sofrasız olmaz. Ve sofraya, o bayramda hangi yemeklerin yenmesi âdet olduysa onlar konur. Sofra bayramın sembolüdür. Haftalardır Amerikan marketlerinde Musevî cemaatinin Passover bayramları için, belki birkaç bin yıldır yenmesi âdet olmuş yiyecekler satılıyor. Başta mayasız ekmek. İnançlarına göre, Mısır’dan çıkış aceleye geldiğinden ekmeklerin mayalanmasına vakit kalmamıştı. Fakat modern piyasa mayasız ekmeği de türlü kılıklara sokmuş elbette. Büyüklü, küçüklü, şekil şekil mayasız ekmekler bu bayramın vazgeçilmez yiyeceğidir. Yine bazı balık salamuraları, hamur işleri, şekerlemeler bu bayramın baş köşedeki yiyecekleridir. Bir Yahudi atasözü var: “Şölensiz şabat ülkesiz krala benzer.” Şabat Musevîlerin haftalık ibadet günleri olan cumartesi. (İngilizce’ye şölen “cholent” olarak girmiş.) Easter’a hazırlanan Hıristiyan ailelerin bugünlerde en fazla aldıkları ise tavşan suretinde şekerlemeler. Easter mutfağının yemek listesinde yumurta ağırlığı göze çarpıyor. Noel’de mutlaka iyi bir et yemeği âdeti vardır. Hindi veya ördek olabilir, büyükbaş hayvanların pahalı parçalarından biri olabilir. Şükran Günü’nün yemek listesi ise şaşmaz: Fırında hindi, kızılcık sosu, mısır ekmeği, patates püresi. Ekim ayının son günündeki “Halloween” denilen cadılar, kabaklar bayramında mutlaka bal kabağından yapılan birkaç çeşit yemek, tatlı, pasta ikram edilir. Hâsıl-ı kelâm, bayramları sofradan ayrı düşünemeyiz. Nasıl Ramazan bayramlarında şeker, lokum, baklava yeniyorsa, Kurban bayramlarında da etin ön plana çıkması o bayramın gereğidir. Bırakalım, Kurban bayramları da kavurma şöleni olmaya devam etsin. Öyle olması bu bayramın, dinî hüviyetine, yardımlaşma, paylaşma, dayanışma özelliklerine gölge düşürmez. Temizlik kurallarına, şehir estetiğine aykırı, hatalı kesimleri tenkit edip tedbirler düşünelim ama kavurma şöleni diye kınamaya hakkımız olmadığını sanıyorum.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT