BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Medyayı kim çizer!

Medyayı kim çizer!

Şimdi bir insan düşünün; hızla geçen hayatın mermer gibi sert yüzünde, dişleri ve tırnaklarıyla izler açmaya çalışan... Bir insan düşünün; kalemiyle, fırçasıyla ve bütün hayal gücüyle “eser” bırakmaya çalışan...



Şimdi bir insan düşünün; hızla geçen hayatın mermer gibi sert yüzünde, dişleri ve tırnaklarıyla izler açmaya çalışan... Bir insan düşünün; kalemiyle, fırçasıyla ve bütün hayal gücüyle “eser” bırakmaya çalışan... İşte böyle, herkesin uyuduğu saatlerde didinen... Herkesin koştuğu zengin edecek yollara aldırmayıp, içinin zenginliklerini insanların önüne dökmeye uğraşan kişilere; “sanatçı” diyoruz!.. Onların pek çoğu kendileri için yaşamayı unuturlar. Onların çoğu, kurumuş topraklarda titreyen çiçek dillerine, bulutların memesinden yağmur sağma gayretindeki eller gibi; kendi derinlerindeki göklerden el emeği, göz nuru ve mecnun sabrıyla hayâl balı akıtmaya çalışırlar!.. * Geçtiğimiz Pazar günü, “Medyanın Usta Çizerleri” parantezi içinde toplanabilecek isimlerle birlikteydik. Polonezköy’deki kahvaltıda elli altmış kişi vardık. Neler yaşandığı sonraki yazıma kalsın, fakat... Fakat şimdi yazacaklarım tarihe kalsın! Çünkü medyanın, medya çizerlerine haksızlık ettiğini düşünüyorum! Ben şanslıyım: Her çizer, yazabilecek köşe bulamıyor benim gibi, ulusal gazetelerde... Fakat içimde kasvet var, çünkü tek köşe yazısı, hatta bir satır haber bile basıldığını göremedim medyada; söz konusu “medyanın çizerleri” buluşmasından! İşte bunun için, bu yazı tarihe kalsın ve geleceğe bir belge olsun, diyorum. Bir tek kişi miyim? Yalnızlığım korkutsun mu beni sanat insanları adına, yoksa kendi farkındalığım, sevindirsin mi?.. * Dostlar! Uyanalım hadi ve uyandıralım birbirimizi: San’atı çıkarırsanız içinden; sönmüş bir balon gibi kalır hayat! Ve üstelik daha az gülümser çocuklar! Ve estetik, taa dokunulamaz uzaklıklara kaçar! Sanat olmazsa betonlar boyasız kalır ve renkleri dökülüverir yaşantımızın... Bu umursamazlık... Medyanın, kendi çizerlerine yaptığı; derin bir çiziktir artık kendi suratında! Ve bu ustalar, acaba böyle kaç kere daha, bir araya gelebilirler artık?
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT