BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kahramanlık günüm bugün

Kahramanlık günüm bugün

Her daim mahzun, her zaman hüzünlü musahhihimiz Cemal, Görele civarındaki kazada vefat ettiğinde pek de yankı yapmadı.



Her daim mahzun, her zaman hüzünlü musahhihimiz Cemal, Görele civarındaki kazada vefat ettiğinde pek de yankı yapmadı. İnsanlar “Haa, o mu ölmüş?” diye hafif bir şaşkınlıktan sonra işlerine dönüyordu. Bir hafta sonra İstanbul Güngören’deki evine gittiğimde, kardeşi Gökmen’le konuşuyorduk. - Kaç yaşındaydı rahmetli? - Kırka yeni girmişti. Sonra enteresan bir şey anlattı. Daha doğrusu önce anlatıp, sonra gösterdi. - Olay yerine gittiğimizde Cemal abim için ‘Boynu ve sağ kolu kırılmış’ diye tutanak tutulmuş. Kazada ölen beş kişi önce tabutlara, sonra o tabutlar içinde otobüsün bagaj bölümüne yüklenirken biz Cemal abimin cenazesini otobüse koydurmadık. Özel bir araç kiraladık. Ben, iki amcam ve dayım, abimin tabutunun bulunduğu araç ile Görele’ye hareket ettik. - Ee? - İşte yıkanma öncesi elbiseleri çıkarıldı. Cebinden bir vasiyet çıktı. Bi saniye... Gitti; kısa bir süre sonra elinde şeffaf poşet içine konmuş bir kâğıtla döndü. Elleri titreye titreye okumaya başladı. “Şu dünyadaki on dört bin yedi yüz yetmiş ikinci günüm içinde tek ‘kahramanlık’ günüm bugün... Onun için derim ki: İhsan ettiği ehl-i sünnet itikadı, zamanın mürşid-i kâmili büyük Hocam, kıymetli ağabeyler, sıhhatli bir ömür ve saymaktan aciz olduğumuz nimetleri için Allahü tealaya hamdolsun. Resuli Ekremine, Kâinatın Efendisine, sevgilisine naçizane selam olsun. ‘Vasiyetnamede son nasihatini yapmak müstehaptır’ cümlesini okumuştum. İmam-ı Gazali hazretlerinden nakledilen bir söz var: ‘Hayat, mezardaki sağ ayağın yanına, sol ayağın da gelmesi kadardır.’ Son sözüm budur; dünya çok geçici bir yer, kısacık bir durak. Buna göre yaşayın. Kalbine saplanmış bir bıçakla ömür sürmek zordu. Kime, ne hakkım varsa helal ettim. Kimseye maddi borcum, kimseden alacağım yoktur. (Aşağıdaki banka borcu, ben ölünce sakıt oldu.) Aksatmış olduğum namaz ve oruç borçlarım için ıskat yapılmasını talep ederim. Ölümüm sırasında zekât tahakkuk etmiş ise, zekât ıskatımın da yapılmasını dilerim. Cenazem ve defnim için en kolayı yapılsın. Hakkınızı helâl ediniz.” *** Kimse ayrıntıya dikkat etmedi; yani, “hayatının on dört bin yedi yüz yetmiş ikinci gününde” öleceğini nereden bildiğine...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT