BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Başbakan’ın sorumluluğunu paylaşmak

Başbakan’ın sorumluluğunu paylaşmak

Kürt meselesi ile ilgili kritik bir süreçten geçiyoruz. Abdullah Gül’ün BDP’li heyeti kabul ettiğini doğrulaması tüm dikkatleri Ankara’ya çevirdi. AK Parti grup başkanvekili Mahir Ünal’ın da BDP’liler ile görüşmesi etkinin büyümesine neden oldu...



Kürt meselesi ile ilgili kritik bir süreçten geçiyoruz. Abdullah Gül’ün BDP’li heyeti kabul ettiğini doğrulaması tüm dikkatleri Ankara’ya çevirdi. AK Parti grup başkanvekili Mahir Ünal’ın da BDP’liler ile görüşmesi etkinin büyümesine neden oldu... Demokrasilerde siyasi partilerin birbirleri ile görüşmeleri son derece normaldir. Ancak hakkını teslim etmek gerekir ki BDP ile görüşmelerin yapılması diyalog açısından önemlidir. En başından beri mecliste temsil edilen BDP’nin inisiyatif alması ve özgür bir siyaset yürütmesi sağduyulu çevrelerin ortak dileğiydi. Başbakan Erdoğan’ın “Önemli görüşmeleri birlikte göreceğiz. Mesela yarın İmralı’ya gitmek gerekiyorsa müsteşarıma ‘gerekeni yap’ derim. Yeter ki akan kan dursun. Bunu teröre destek diye gören zihniyet büyük yanlış içindedir” sözleri hepimizin yüreğine bir barış tohumu attı. Bu tohumların yeşermesi ve bir barış ağacına dönüşmesi ise hepimize bağlıdır. Zira bu konuyu sadece Başbakan’ın çözmesini beklemek ve bu ağır sorumluluğu sadece kendisine yüklemek hem hakkaniyetten uzaktır, hem de vicdani değildir. Geldiğimiz süreçte bu sorumluluğu ve çabayı hepimizin paylaşması son derece önemlidir. Türkiye’nin her yanından oy alabilen ve gönülleri fethedebilen AK Parti’nin yüklendiği sorumluluk büyüktür. Tabii burada BDP’nin artık daha fazla sorumlu davranması gerektiğinin de altını çizmekte yarar vardır. Hükümetin yüklendiği sorumluluk karşılığında BDP’nin de siyasi hesapları bir kenara bırakıp tabanına süreci iyi anlatmalıdır. Evet siyaset bir rekabet işidir. Partilerin siyasi projeleri, fikirleri ve hizmet etme aşkları onları birbirinden ayrı kılar. Ancak bu konu siyasi rekabetten muaf tutulmalıdır. Gerek BDP gerekse de CHP ve MHP artık akan kanın durması için elinden geleni yapmalıdırlar. Bu çaba onları kendi tabanları nezdinde de güçlendirir. Zira bizler toplum olarak her zaman çözümün yanında durma kültürüne sahibiz. Çözümsüzlük adına çalışmalar yapan ve çözüm yolunu tıkayan her kim olursa olsun tarih onlara gereken cevabı verecektir. Bu öyle yakıcı bir mesele ki gelecek nesiller ya beddua edecek ya da bizleri hayır dualarla yâd edecektir. Arası yok. Arada kalmak yerine hepimizin inisiyatif alıp çözümün bir parçası olmamız gerekiyor. Sağduyulu ve çözüm odaklı olmalıyız. Sağlam durabilmeliyiz ki artık bu topraklarda bir damla kardeş kanı daha dökülmesin...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 106687
    % 0.68
  • 3.9086
    % -0.61
  • 4.6292
    % -0.16
  • 5.2072
    % -0.3
  • 162.104
    % -0.44
 
 
 
 
 
KAPAT