BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Japonya’dan Peru’ya kültür ağı örülüyor

Japonya’dan Peru’ya kültür ağı örülüyor

Dünyanın pek çok metropol başkentinde her yıl binlerce insana Türkçe öğreten Yunus Emre Enstitüsü, 26'ncı merkezini Arnavutluk'un İşkodra kentinde açtı. Başkanlığını Prof. Dr. Ali Fuat Bilkan'ın yaptığı Enstitü'nün hedefi, Japonya'nın başkenti Tokyo'dan Peru'nun başkenti Lima'ya kadar kültür ağı örmek.



> NUH ALBAYRAK - İŞKODRA Türkiye’nin kültürel diplomasi faaliyetlerini yürüten Yunus Emre Enstitüsü, yurt dışında açtığı kültür merkezleri ile adından söz ettirmeye devam ediyor. Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Ali Fuat Bilkan, İşkodra’daki 26’ncı merkezin açılışından önce çalışmalar hakkında bilgi verdi. 2009 yılında yurtdışı açılımına başlayan Yunus Emre Enstitüsü’nün kısa sürede 25 ülkede 30’a yakın merkeze kavuştuğunu belirten Bilkan “ Son olarak Fas’ın başkenti Rabat ve Tataristan’ın başkenti Kazan’da kültür merkezleri açan enstitümüzün en büyük hedefi, önümüzdeki dönemde Japonya’nın başkenti Tokyo’dan Peru’nun başkenti Lima’ya kadar dünyayı Yunus Emre Kültür Merkezleri ile donatmaktır” dedi Bilkan şöyle devam etti: “Sürekli kendini ve hedeflerini dünyanın sosyo-ekonomik ve kültürel durumuna göre güncelleyen Yunus Emre Enstitüsü, Arap baharı sonrasında Akdeniz’e komşu ülkelerde de girişimlerini sıklaştırdı. Türkiye, Yasemin devrimini yaşayan Tunus’ta suların durulmasıyla birlikte kültürel atağa geçti. Tunus hükümet yetkilileri ile enstitümüz arasında yapılan mutabakat gereği önümüzdeki dönemde bu ülkede Türkçe seçmeli ders olarak okutulacak. Yunus Emre Enstitüsü yönetimi olarak, Kuzey Afrika’da bulunan Mısır, Tunus, Libya, Cezayir ve Fas’ta Türk kültür merkezleri açılması için ülkelerin yetkilileriyle masaya oturduk. Olumlu dönüşlerin alındığı bu ülkelerde kısa sürede merkezler açılacak. Yunus Emre Enstitüsü, geçmişte Türkiye ile arasına çekilen suni çizgilerin ne olduğunu Kemal Sunal ile Metin Akpınar’ın başrollerini oynadığı ‘Propaganda’ filmi ile anlatacak. Türkiye’nin bu coğrafyaya yabancı olmadığı, uzun geçmişe dayanan tarihi ve kültürel dostlukların olduğu film üzerinden dile getirilecek.” Enstitünün açtığı merkezler sayesinde Bosna Hersek’te 5 bin öğrencinin Almanca dersinden vazgeçerek Türkçe’yi seçmeli ders olarak tercih ettiğini kaydeden Bilkan; “Almanca kitapları satan bir kitapevi enstitümüze gelerek; ‘Almanca kitap satamıyorum. Bundan sonra Türkçe kitap satmak istiyorum. Bana yardımcı olun’ dedi. Bunun üzerine Bosna’da ’Haydi Türkçe Öğrenelim’ diye Türkçe kitap bastırdık, kahramanları Boşnak olan kitaplar hazırladık. Yunus Emre Kültür Merkezleri sayesinde, Gürcistan’da iki okulda Türkçe seçmeli ders olarak okutulmaya başlandı. Bosna’da bu sayı 5 bini aştı, Türkçe ders gören bu çocuklara kırtasiye yardımı ve ders kitabı dağıttık. Tunus da yakında Türkçe seçmeli derse geçecek” dedi. Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Ali Fuat Bilkan, Tunus ve diğer yerlerde Türkçe’nin tercih edilmesiyle ilgili olarak da, “Tabii bunda Türk dizi filmlerinin etkisi var. Ancak asıl neden bu değil, istihdam. Türkiye’nin ve iş adamlarının yurtdışı yatırımları ve oluşturdukları iş sahalarında bu ülkelerin insanları çalışmak istiyor. Bu nedenle de dilimizi öğrenme arzusundalar. Türklerin yatırım yapıyor olması demek ‘Türkçe bilenler tercih sebebi demek’ oldu. Enstitümüz, dünyanın 100 ülkesinde Türkoloji bölümleriyle anlaşarak Ziraat Bankası ile birlikte 3 bin kitapla kütüphane kurulması için harekete geçti. Litvanya’dan Yemen’e, Tokyo’dan Sao Paolo’ya kadar bu kitaplar o ülkelerde bulunan enstitülerle anlaşmalar doğrultusunda gönderilecek. Ayrıca, 50 ülkenin Türkoloji bölümlerine de Türkçe okutmanlık için anlaşma doğrultusunda maaşları Türkiye’den karşılanmak kaydıyla hoca gönderilecek. Cambridge Üniversitesi de, bizden Osmanlıca hocası istedi” diye konuştu Türkiye’nin tanıtımında Kültürel Diplomasi ayağını oluşturacak Yunus Emre Enstitüsü’nün kuruluş fikri 2000’li yıllara dayanıyor. AK Parti’nin kuruluş yıllarıyla birlikte şekillenen yurtdışına kültür hareketi fikri, 2007 yılında Yunus Emre Vakfı’nın kurulmasıyla birlikte harekete geçti. Vakfın Mütevelli Heyeti Başkanlığını Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu yaparken heyette 5 bakanın bulunması vakfa hükümetin gösterdiği önemi ortaya koyuyor. Yunus Emre Enstitüsü’nün faaliyetleri hakkında konuşan Enstitü Başkanı Bilkan, “Ekonomik istikrar olmadan, siyasi istikrar olmadan kültür hadisesinden bahsedemezsiniz. Kültür tamamen ekonomik ve siyasi istikrarın gölgesinde gelişiyor. Bugünkü Türkiye ile 10 yıl önceki Türkiye arasında çok büyük fark var’’ şeklinde açıklamalarda bulundu. “Meşakkatli bir süreç...” Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Ali Fuat Bilkan yapılan işlerin kolay olmadığının altını çizerek, “3 yılda 30 merkez açıldı. Bunlar kolay işler değil. Ülkeyi belirliyorsunuz. Yetkilileriyle görüşüp onları ikna etmeye çalışıyorsunuz. Onlar kendi aralarında konuşurken siz ülkenin ihtiyacına göre neler yapılacağını tasarlıyorsunuz. Kabul edilirse ardından asıl en zoru başlıyor. Mekân ve personel konusu...” dedi. Yunus Emre’nin yaptığı faaliyetlerin ülkeden ülkeye hatta şehirden şehre fark ettiğini belirten Bilkan, “Şehrin yapısına göre hizmet vermek durumundasınız. Brüksel’de açtığınız bir sergiyi Kahire’de açamazsınız. Arnavutluk’un Tiran ve İşkodra’sında bile sunacağınız imkânlar farklılaşıyor, ihtiyaca göre değişiyor’’ şeklinde konuştu. Alman Goethe Enstitüsü, İngiliz British Council, Japon Foundation, Çin Konfüçyüs ve Fransız Kültür merkezlerinin tüm dünyada faaliyet gösterdiğini belirten Bilkan, “Ama bunlarla bizim aramızda ideal farklılığı var. Gittikleri ülkelerde bir bina kiralıyorlar ve faaliyete geçiyorlar. Ama biz nereye gittiğimizi biliyoruz. Gittiğimiz şehirlerin üzerinde küller var. O külleri kaldırdığımızda içinden şehitlikler, anılar çıkıyor. Bilinen siyasi ve fiziki haritalar vardır. Ama bir de kültür haritası vardır. Biz o siyasi ve fiziki haritada görünmeyen kültürel haritaya bakarak yola çıktık. Amacımız dostluk ve kardeşlik için kültür köprüleri kurmak’’ diye konuştu. Arnavutluk’ta Türk kültürü öğretilecek Arnavutluk’un başkenti Tiran’da 2009’da açılan ilk kültür merkezinin ardından halkın Türk kültürüne ve Türkçe’ye yoğun ilgisi üzerine dün İşkodra Yunus Emre Türk Kültür Merkezi de kapılarını açtı. Dışişleri Bakan Yardımcısı Naci Koru’nun açılışını yaptığı merkezde; ebru, hat, halk dansları, enstrüman kursları, yemek ve Türk müziği günleri gibi sanatsal ve kültürel faaliyetler yapılacak. Türkçe öğrenmek isteyen Arnavutluk vatandaşlarına Avrupa Dil Portföyüne uygun Türkçe kursları da verilecek. Öte yandan ilk açılan Tiran Yunus Emre Türk Kültür Merkezi’nde yetişen Türk ve Arnavut gençler, kendilerini ziyarete gelen Naci Koru’a unutamayacağı bir sürpriz yaptı. Arnavut ve Türk ezgilerinin seslendirildiği gecede, Koru ve eşi Canan Koru da şarkılara eşlik etti. Merkezde Türkçe öğrenen Arnavut öğrenciler, Neşet Ertaş’tan esinlenerek ‘Tiran’ın tezenesi’ ismini verdikleri eseri, Türkçe okutmanı Fatih Şener bağlaması eşliğinde seslendirdi. Koru’dan Arnavut Başbakan’a ziyaret İşkodra açılışından önce Arnavutluk Başbakanı Sali Berisha ile bir araya gelen Dışişleri Bakan Yardımcısı Naci Koru, Türkiye ile Arnavutluk arasındaki tarihi ve kültürel dostluğa vurgu yaptı. Koru, karşılıklı ilişkilerin daha da güçlenmesi için çalışmaların sürdürüleceğini dile getirdi. Berisha da, Türkiye’nin kendileri için çok önemli bir dost ülke olduğunu belirterek, “Türkiye’nin buradaki yatırımlarından ve kültürel faaliyetlerinden son derece memnunuz” dedi.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 108953
    % 0.33
  • 3.482
    % -0.35
  • 4.1105
    % 0.01
  • 4.4532
    % -0.62
  • 144.153
    % -0.16
 
 
 
 
 
KAPAT