BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kâbe’de sadece büyükler ağlar!

Kâbe’de sadece büyükler ağlar!

Kâbe-i Muazzama'daki herkes seçkin davetlidir. Çünkü burası Allahû teâlanın evidir ve gelen herkes O'nun misafiridir. Kalabalık, "Ah bir defa olsun dokunayım" gayreti içinde. Çocuklar babalarının kucağında. Ve her yanımız gözyaşı dökenlerle dolu...



OSMAN SAĞIRLI Mekke’den bildiriyor Artık sayılı günler kaldı... Hacı adayları üç gün sonra Arafat'a çıkacak, sonrasında da yavaş yavaş bir kısmı Medine'ye, bir kısmı da memleketlerine dönecek. O sebeple bütün müminler vakitlerini Kabe-i Muazzama'da geçirmeye özen gösteriyor. Akşama doğru biz de Beytullah'tayız. İçerisi oldukça yoğun. Bırakın revakların altını, metaf alanında bile nefes almak oldukça güç... Varsın olsun! Ev sahibi, evine sığacak kadar insanı davet eder. Elbette ki bizim yerimiz de ayrılmıştır. YÜZÜMÜ SÜRSEM SANA Grupların kimi tavafı tamamlayıp çıkıyor, kimi yeni giriyor... Hacer-ül Esved, Kabe'nin kapısı, Makamı İbrahim, Hatim ve Cebrail kapısı, "Ah bir defa olsun, dokunayım" gayreti içindeki insanlarla dolu... Bir ara Hatim tarafına gözüm ilişiyor. Küçücük bir kız çocuğu babasının omuzlarında... Hatim ile Rüknü Şami köşesinin kesiştiği yerde kalabalık arasından Beytullah'a doğru uzanmaya çalışıyor. Elleri dokundu dokunacak, izdiham bir anda kesiliyor, çocuk eller üzerinde Kabe-i Muazzama'nın duvarına taşınıyor. Hemen yanı başında gözyaşı dökenlere oralı bile olmadan duvara yapışıyor. Dakikalarca öpüyor, kokluyor, yanaklarını sürüyor, minicik elleriyle duvarları okşuyor. Gözleri ışıldıyor, yüzünde gülücükler beliriyor. Geldiği gibi elden ele babasının omuzlarındaki yerini alıyor... 70 yaşlarındaki hacı adayı sendeleyince, gençler omuzlarına alarak tavafını tamamlamasına yardım ediyor NASİP MESELESİ Hemen az ileride kalabalık arasında, babasının başının üzerine koyduğu eli sayesinde yolunu bulan bir yavrucak... İhramının sağ omuzunu açmış, ıztıba yapıyor. Öyle çalımlı yürüyor, öyle yüksek sesle "Allahümme Rabbena" diyor ki, metaf alanında sanki ondan başka kimse yok!.. Sesi her taraftan duyuluyor. Rüknü Yemani ile Hacer-ül Esved arasında babalarının göğüslerine sıkı sıkıya bağladığı iki yumurcak, daha mışıl mışıl uyuyorlar. Gelen geçen nöbetleşerek, ellerindeki dua kitaplarını yelpaze yapıp yavrucakları serinletiyor. Eeee burada bırakın eylemi akıldan geçene bile günah ve sevap var!.. Bir ara 70 yaşlarında bir amca sendeliyor. "Gıf, gıf" nidaları ile tavaf yapan grupla yavaşlatılıyor. Gençlerden biri amcayı kaptığı gibi omuzlarına alıyor. Etrafında bir halka oluşuyor. Amca, hiç tanımadığı dostlarının omuzlarında tavafını tamamlıyor. Dedik ya burası Allahû teâlanın evi... Buraya gelen her misafirin, müminlerin başının üzerinde yeri var. Gecenin ilerleyen saatlerinde ise gönül ehli çıkıyor ortaya... İnsanların saatlerce ulaşmak için uğraştığı Hacer-ül Esvede anında ulaşıyor, hatimde bol bol namaz kılıp dua ediyorlar. Dokunabilene müjdeler olsun... ENGELLERİN ARADAN KALKTIĞI DAKİKALAR Yürekleri heyecanla çarpan küçük çocuklar anne ve babalarının omuzları üzerinde Kâbe'nin duvarına dokunmaya çalışırken; yürüyemeyen yaşlı ve engelliler de yakınlarının yürüttüğü tekerlekli sandalye ile hac farizasını yerine getiriyor, gönülden yaptıkları dualarla ve gözlerden akan yaşlarla sahiplerine vasıtasız, engelsiz ulaşıyorlardı... MİNİK YAVRUNUN TAVAFI... Babasının, kaybolmaması için elini başının üstünde tuttuğu minik bir yavrucak... İhramının sağ omuzunu açmış, ıztıba yapıyor. Öyle yüksek sesle "Allahümme Rabbena" diyor ki, sesi her taraftan duyuluyor. Aziziye bölgesindeki tıp merkezi, 114 uzman hekimle Türkler'e hizmet veriyor. Hacı adayları kendileriyle yakından ilgilenen sağlık personeline dua ediyor... DOKTOR PROBLEMİ YOK Hacı adaylarını klima ve sıcak hava çarpıyor Mekke'deki Türk hastanesinde 1 ay içinde 73 bin hacı adayı tedavi oldu. 25 hasta, ambulanslarla Arafat'a çıkartılarak hacı olacak... Kutsal topraklarda bulunan hacı adaylarımız 40 derece sıcakta gündüz tavaf yapınca, klima ve güneş çarpmasından hastanelik oluyor. Mekke'nin Aziziye bölgesindeki 15 katlı bir binanın 7 katı, tıp merkezi olarak Türkler'e hizmet veriyor. Ayrıca 2 sağlık merkezi ile 13 sağlık ocağı da hacı adaylarının yoğun olduğu bölgelerde muayene yapıp, ilaç dağıtıyor. Diyanet İşleri Başkanlığı Mekke Hastanesi Başhekimi Selami Kılıç; 114 uzman, 108 pratisyen hekim, toplam 527 personel ile 100 binden fazla Türk'e hizmet verdiklerini belirterek, şunları söyledi: "Bir ay içerisinde 73 bin hastayı ayakta tedavi ettik. 5 bin hastamız da yatarak tedavi gördü. 17 poliklinik, 134 yatak kapasitesine sahip Mekke Hastanesi'nin odaları, Sağlık Bakanlığı standartlarına uygun. Tuvalet ve banyosu bulunan 2-3 kişilik odalarda hastalarımıza bakıyoruz. 15 ambulans ve acil servisimiz ile 7 gün 24 saat sağlık hizmeti veriliyor. Durumu daha kritik ve çözülemeyecek gibi olanlar, Suudi Nur Hastanesi'ne sevk ediliyor" dedi. Bu arada kutsal topraklarda vefat eden hacılarımızın sayısı 19'a ulaştı. Bu hacılardan 3'ünün trafik kazası neticesi vefat ettiği bildirildi. Öte yandan hastane ve yoğun bakımda yatarak tedavi görenlerden "hayati riski" bulunmayan 25 hasta, ambulanslarla Arafat'a çıkartılarak hacı olacak...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT