BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İstikrar sendromu

İstikrar sendromu

984'ten beri belediye başkanı olan isimler var. "Eeee, ne yapalım demek ki başarılı ki, o koltukta o kadar zaman oturabilmiş.. Üst üste seçilebilmiş" deyince iş bitiyor mu?



984'ten beri belediye başkanı olan isimler var. "Eeee, ne yapalım demek ki başarılı ki, o koltukta o kadar zaman oturabilmiş.. Üst üste seçilebilmiş" deyince iş bitiyor mu? ... Eskiden istikrarsızlıktan dert yanardık. Hükümetler kurulur, yıkılır... Koalisyon olur, bozulur.. Biz de, "Ah ah, istikrar olacak ki, alıp başımızı gidelim. Bütün dertlerden kurtulalım" derdik. Sakıp Ağa, her ekrana çıktığında, "Ağam istikrar, istikrar" derdi. İstikrar ne? Bakanlıkta 10. yılını dolduracak isimler var. Bu insanlar bu saatten sonra başka hiçbir iş yapamazlar. Başka hiçbir iş onları kesmez. Parayla, pulla, hobiyle tatmin olamazlar. On yıl imtiyazlı bir iş yaparsanız hayat tarzınız olur. Dokunduğunuz her kapı akıllı telefon ekranı gibi açılıyorsa.. Bir müddet sonra ayağımı bastığım yerde gül bitiyor zannına kapılırsınız. Bu zandan sonra insan normal hayata nasıl adapte olur. Üstelik eskiden olduğu gibi parti içi mücadeleden sıyrılıp gelmiş değiller. Parlamentoda hesaba çekilme derdi de yok. Dişle tırnakla, mücadele sonunda değil, işaretle geliniyor... Bu yapı "başkan ve sekreterleri" yapısı.. Amerikan usulü olsa, başkan dilediğini sekreter yapar ki, onun da süresi belli: En fazla 8 sene. Onlar işlerini başkan adına yaptıkları için nihayetinde yaptıklarından başkan sorumlu. Bizde ise teorik olarak kendileri parlamentoya karşı sorumlu.. Ama pratikte hiçbir sorumlulukları yoktur. Sorumluluk tek kişinin sırtında. .... Herkes ölünceye kadar imtiyaz bekliyor. Sadece devlet başkanlarının görev sonrası böyle bir imtiyazı olmalı. Beklentisi olan tek kişi olsa, 8-10 sene başkan olur, ondan sonraki hayatını da başkan gibi sürdürebilir. Toplum o standardın devamını gönüllü olarak finanse eder, hatta mutlu olur. Bizim sistemde iş tek kişiyle bitmiyor. Emekli orgeneraller, emekli başkanlar, emekli belediye başkanları, emekli bakanlar, emekli müsteşarlar.. Hiç emekli olmayan parti başkanları.. İmkan olsa hepsi görev koltuğunda ölmek ister. İşi çok sahiplenip doğuştan bir hak gibi görür hale gelenler boşluğa düşer. Bunalıma girer. "Sen merak etme canım, bizde öyle şeyler olmaz.. Biz hizmet ehliyiz" derler ama bunalıma girerler. 30 sene sendika başkanı, 30 sene Kızılay Başkanı olan ismi yadırgıyoruz ama 30 sene belediye başkanı olana helal olsun, diyoruz.. Bir kişi 15 yıl aynı bakanlıkta kalırsa istikrar diyoruz. Derdi sana mı düştü demezseniz söylemiş olayım: Bundan sonraki hayatlarında bunalıma girerler... 3 dönem şartına bile çoğu razı değil.. Verecekleri arayı belediye başkanlıklarında geçirmeyi hayal edenler var. Soluksuz hizmet etmek istiyorlar. Elin oğlu Vietnam sendromu, Stockholm sendromu demiş.. Ben de istikrar sendromu diyorum. Sözümü yabana atmayın, beni hatırlarsınız.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT