BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Semra Hanım, ölümünün 7. yılında Özal’ı anlattı: "Hasretim büyüyor"

Semra Hanım, ölümünün 7. yılında Özal’ı anlattı: "Hasretim büyüyor"

Turgut Beysiz içim kan ağlıyor, fakat toplumun içerisine çıktığım zamanlar maskemi takıyorum. Türkiye özlüyor Turgut Özal’ın yokluğunu “hasret” kelimesinin bile anlatamayacağını söyleyen Semra Özal, “Güçlü görünmeye mecburum. Bu benim maskem. İçimdeki fırtınaları çocuklarıma bile hissettirmemeye çalışıyorum. Onu sadece ben değil bütün Türkiye özlüyor” dedi.



39 yıllık eşine özlemini kelimelerle anlatmanın mümkün olmadığını belirten Semra Özal, “Onun yokluğunu ‘hasret’ kelimesi bile ifade edemez” dedi Sekizinci Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ı, vefatının 7. yılında, 39 yıllık eşi Semra Özal ile konuştuk. Efendim 7 yıl oldu. Bu dönem sizin için nasıl geçti. Özal -Onun yokluğunu “hasret” kelimesi bile ifade edemez. Onsuz geçen günlerimin benim için nasıl bir kabus ve sıkıntı vesilesi olduğunu anlatacak kelime bulamıyorum. Benim hüzünlü saatlerim, odama çekilip yalnız kalınca başlıyor. Çevreme korkunç kabusu hissettirmemeye çalışıyorum. Ben ayakta durmaya, güçlü görünmeye mecburum. Bu yüzden bu maske -ben ona maske diyorum- ile dolaşıyorum. Dışarıda herkes beni bu maskem ile tanıyor. Benim esas hayatım gece evime kapandığımda, kendi dünyamda geçiyor. Onu da çocuklarım biliyor. Sesimde ve rengimde en ufak bir değişiklik çocuklarımı çok üzüyor. Bunu belli etmemek için herkesin önünde maskeli dolaşıyorum. Yoksa benim içim kan ağlıyor. İster istemez güçlü ve sabırlı olmaya çalışıyorum. Nasıl tanışmıştınız? Özal -İkimiz de aynı dairede görevliydik. Ben o yıllarda Türkiye’nin Elektrik İşleri Etüd İdaresi’nin tek istatistikçisiydim. Bu kadar elektrik ağı yoktu. Turgut bey de etüd proje şefiydi. Rakamlara ve istatistiklere çok önem verdiği için sık sık beraber çalışıyorduk. Bir yıl da beraber çalıştık. Anlaşarak evlendik. Turgut beyin hangi davranışları sizi çok etkiledi. Özal -Turgut bey merdivenleri hep adım adım çıktı. “Hepimiz insanız. Çeşitli makamlarda olabiliriz. Bu makamlar gelip geçici nöbettir. Nöbetini bitiren gider. O zaman geldiğinde normal hayata döneceğinizi de unutmamak gerekir” derdi. Ben kendisinin güler yüzüne aşıktım. Samimi olduğu kadar inatçı idi. Konuşkan olduğu kadar, yapacağı işleri kafasında planlamak için bazen saatlerce düşünürdü. İyi plancıydı. Bir olayı planlarken bütün incelikleri teker teker hesap eder, hiç bir işi şansa bırakmazdı. Tartışmayı sevmezdi ve hiç bir zaman kötü söz söylemezdi. Zaten “iki gözüm” “kardeşim” deyince herkes teslim olur ve yanından kaçışırdı. O işini sevgiyle gördürürdü. Devlet işlerini, başbakanlığı döneminde çevresiyle tartıştığını görmedim. O söyler, diğerleri yapardı. O tartışmayı sadece çocuklarıyla yapardı. Ben anne olarak çocuklarım için bir meseleyi gündeme getirdiğimde tartışırdık. Beraberliğiniz ne kadar sürdü? Özal -Turgut bey vefat ettiği zaman evliliğimiz 39 yıllıktı. 22 Nisan’da nişanlanmıştık. 31 Mayıs ise evlenme yıldönümümüzdü. Ölümü olmasaydı 22 Nisan’da nişan, 31 Mayıs’ta 40. yıl evliliğimizi kutlayacaktık. Takdire bakın ki 22 Nisan günü defnedildi. 31 Mayıs günü ise 40 mevlidi okundu. En çok neyi özlediniz? Özal -Sohbetlerini özledim. Evlilikte saygı, sevgi varsa, sabır kendiliğinden geliyor. Bu da muhabbeti arttırıyor. Aşk bir balondur. En ufak bir darbede patlayabilir. Biz sohbetlerimize aşkı değil, sevgiyi ve dostluğu taşıdık. Turgut bey çok inatçı biriydi. Beyaza siyah dese onu değiştiremezdik. Sohbetlerimizde mesele ile ilgili hepimizin fikrini alır ama kendi istediğini yapardı. Kişilere ve fikirlere büyük önem verirdi. Tartışılan konu ile ilgili mutlaka muhatabını ikna ederdi. Olmasa bile onu aydınlatırdı. Devam edecek
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 95467
    % 1.47
  • 4.7562
    % -0.77
  • 5.5794
    % -0.59
  • 6.2578
    % -0.5
  • 188.328
    % -0.84
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT