BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Erdoğan: Aramızda ihtilaf yok

Erdoğan: Aramızda ihtilaf yok

Almanya dönüşü uçakta konuşan Başbakan, "çift başlı yönetim" iddialarına noktayı koydu: Sayın Abdullah Gül ile düşüncelerimiz aynı. Herhangi bir fikir ayrılığı yok... Aynı şeyleri söylemişiz zaten ve söylüyoruz. En ufak ihtilaf yok aramızda."



> İsmail Kapan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ulus’ta barikatların kaldırılmasının ardından yaşanan “çift başlılık” tartışmalarıyla ilgili olarak, “Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile aralarında görüş ayrılığı olmadığını” söyledi. Berlin’den dönerken kendisini takip eden gazetecilerin sorularını cevaplandıran Erdoğan; yerel seçimlerin erkene alınması konusunda nihai kararın hafta sonu yapılacak Kızılcahamam toplantısında belirleneceğini ifade etti. Yeni anayasa konusunda, “Umudum her geçen gün azalıyor” diyen Erdoğan; azami müştereklerin sağlanması durumunda CHP veya MHP ile yeni anayasanın yapılabileceğini söyledi. - Ulus’taki yürüyüş ile ilgili olarak “Barikatların kaldırılması emrini ben vermedim” dediniz. Bunun üzerine “Acaba emri Cumhurbaşkanı Gül mü verdi” şeklinde spekülasyonlar yapıldı. Siz “Yönetimde çift başlılık olmaz” dediniz, Sayın Gül de aynı şeyi söyledi... - Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül’le düşüncelerimiz aynı. Doğru söylüyor. Aynı fikirdeyiz. Herhangi bir fikir ayrılığı yok bu konuda. Aynı şeyleri söylemişiz zaten ve söylüyoruz. En ufak ihtilaf yok aramızda... - Almanya’nın Çin ve Rusya ile iyi ilişkilerinin olduğunu, bunun Suriye ilgili hassasiyetin artırılmasında kullanılabileceği önerinize Merkel’den ne cevap geldi? - Merkel, Rusya ve Çin ile bu konuyu görüştüklerini söyledi. Bu görüşmelerin devam edeceğini, hem kendisinin hem de oralardaki arkadaşlarının Suriye konusundaki temaslarının sürdüğünü beyan etti. Bizim de yoğun görüşmelerimiz var Çin ve İran ile... Bakü’deki zirvede Ahmedinecad’la görüşmemiz oldu. Bir hafta önce de yardımcısı ile görüştük. - Yakında Putin Türkiye’ye gelecek. O gelmeden Merkel, Putin ile Suriye konusunu görüşür mü? - Görüşebilir. Ben öyle bir izlenim aldım. Bir telefon diplomasisi olabilir ama Suriye konusunda en belirleyici, Amerika’daki seçimler olacak. - Beşar Esad’ın şu an ki pozisyonunu nasıl görüyorsunuz? - Görünen o ki Esad bir hayal aleminde yaşıyor. Ben bu işi kurtarırım diyor. Ama siyasi tarihe baktığımız zaman hiçbir siyasi iktidar halka rağmen kalıcı olamaz. Suriye halkını muhalif cephe olarak değerlendirecek olursak, bu halk hiçbir imkânı gücü olmamasına rağmen 20 aydır direnişini sürdürüyor. Hem de güçlenerek sürdürüyor. Kim daha güçlü hangi ilde diye bakıyorsunuz ki, birçok yer, muhaliflerin kontrolü altında. Bunu görüyoruz, rejimin elindeki tek imkân helikopter ve uçaklar, onlarla vuruyor. En son herhalde füzeleri, kimyasalları kullanırım diyor. Ona da insanlığın müsaade etmesi mümkün değil. Biz Almanlarla şunu da konuştuk. Siz de, biz de NATO ülkesiyiz. Buradaki bir sıkıntı aynı zamanda NATO’nun sıkıntısıdır. Buradaki hassasiyeti gündemde tutacak yaklaşımları, daha ileri dereceye taşımanız lazım. - Suriye de 2.5 milyon insan perişan. İnsani yardım koridoru meselesi vardı, uluslararası toplumun bu konudaki fikri ne? Suriye’ye insani yardım ne boyutta? - Maalesef Suriye’de halk çok ciddi sıkıntılar çekiyor. İnsani yardım koridoru yok ama sivil toplum kuruluşlarının çabaları ile yardım ulaştırılabilen yerler var. Almanya’da Milli Görüş Teşkilatı ile görüştüm, kurban bayramında oraya ciddi sayıda kurban kesilmesini sağlamışlar. - PYD ve ÖSO çatışması sözkonusu, bunun sonuçları ne olur? Suriye’de çıkacak bir Kürt, Sünni, Arap çatışması, Türkiye için nasıl sonuçlar doğurur? - Bu durum Irak’taki gibi değil; Suriye farklı noktada. Irak gibi olacağına ihtimal vermiyorum. Biz Türkiye olarak Irak senaryosunu çok iyi biliyoruz ama burada böyle senaryonun oynanmasına müsaade etmeyiz. Bunu Barzani’ye de söyledik. Orada artık farklı gelişmeler olabilir, farklı adımlar atılabilir dedik, bunu bilmesini istedik. Barzani ise böyle bir şey olmadığını, olamayacağını, PYD’nin PKK olmadığını anlatmaya çalıştı bize. Böyle bir şey olması halinde tavrımız Irak gibi olmaz dedik. - İsrail konusunu Merkel açtı galiba... Bu konuda Merkel’in bir ricası mı oldu? Filistin konusuna nasıl gelindi? - Evet, İsrail-Türkiye ilişkilerinin daha iyi bir noktaya getirilmesi konusunda Merkel’in bir ricası oldu. Oradan da İsrail-Filistin konusuna gelindi. Bizim 9 şehidimizle ilgili konumuz, üstü örtülecek bir konu değildir. İsrail normalleşme istiyorsa her zaman söylediğimiz üç şartımız var. Bu üç madde yerine gelmediği sürece normalleşme mümkün değil, bunu da Sayın Merkel’e yineledik. ‘Ambargonun kaldırılması şartını boşverseniz de, özür ve tazminatta uzlaşılsa’ gibi seçeneklere açık olmadığımızı da gayet net ifade ettim. Biz Filistin’de insanlığın açık hava hapishanesinde tutulmasına razı değiliz. Bizzat gittim, gördüm o hali. - Yerel seçimlerin öne alınmasıyla ilgili son durum nedir? - Biz bu konudaki görüşlerimizi, MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin de desteği ile pekiştirmiştik. Ama CHP’nin durumu malum... Bizim kendi içimizde kaçaklar oldu, beklediğimiz sayıyı tutturamadık. Şimdi biz haftasonu Kızılcahamam’da konuyu tekrar görüşeceğiz. Sonra pazar günü yapacağım sonuç konuşmasında kararımızı açıklayacağım. - Yeni anayasa için fazla zaman kalmadı, O çalışma nasıl gidiyor, durumu nasıl görüyorsunuz? - Doğrusu benim umudum her geçen gün azalıyor. Buna rağmen bu konuda azimli bir biçimde süreci devam ettirmek gerektiğini düşünüyorum ve arkadaşlarıma hep bunu söylüyorum. Yeni bir anayasa konusundaki tavrımız net. Burada “azami müşterek” sağlayabilmek önemli... Dikkat edin, asgari müşterek değil, azami müşterek... İlla dört parti bir araya gelsin diye bir şey de yok. Eğer CHP gelirse CHP ile yaparız, MHP gelirse onunla yaparız. Önemli olan azami müşterek. Yeter ki yamalı bohça olmasın... Seçilme yaşının 21 olmasıyla ilgili açıklamalarda bulunan Başbakan Erdoğan, “AB üyesi ülkelerin 12 tanesinde seçme ve seçilme yaşı 18... Neden seçilme yaşı ile ilgili böyle bir düzenlemeye gidiyoruz? Daha çok insana özgüven gelsin, insan unsuru daha fazla öne çıksın” diye konuştu. >>> GAZZE’Yİ ZİYARET ETMEK İSTİYORUM Yazarımız İsmail Kapan’ın da aralarında bulunduğu gazetecilere önemli açıklamalar yapan Erdoğan, “Katar Emiri’nin Gazze’ye girişini çok olumlu buldum. Ben de Gazze’yi ziyaret etmek istiyorum, böyle bir planım var. Konuyu Mahmut Abbas’la konuşuyoruz” dedi.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 106926
    % -0.06
  • 3.6758
    % -0.01
  • 4.3265
    % 0.16
  • 4.846
    % 0.22
  • 151.398
    % -0.04
 
 
 
 
 
KAPAT