BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Fitneden medet umanlara mektup

Fitneden medet umanlara mektup

Türkiye uzun yıllardır istikrar ve siyasi çekişmelerden uzak bir dönem yaşıyor. Cumhurbaşkanı'nın, Başbakan'a anayasa kitapçığı fırlattığı yıllar geride kaldı. Bu gerilimli yıllarda toplumsal huzur kalmamıştı. Ekonomik sıkıntılar nedeniyle bırakın koşmayı yürümeyi bile beceremeyen bir Türkiye manzarası vardı.



Türkiye uzun yıllardır istikrar ve siyasi çekişmelerden uzak bir dönem yaşıyor. Cumhurbaşkanı'nın, Başbakan'a anayasa kitapçığı fırlattığı yıllar geride kaldı. Bu gerilimli yıllarda toplumsal huzur kalmamıştı. Ekonomik sıkıntılar nedeniyle bırakın koşmayı yürümeyi bile beceremeyen bir Türkiye manzarası vardı. Türkiye siyasî tarihi, bu kadar kısa süre içerisinde o kadar büyük sıçralamalar yaşadı ki sanki o yıllar 10 yıl önce değil de 100 yıl önce yaşanmış gibi hissediliyor. Bu da gösteriyor ki Türkiye, ekonomik ve siyasi kalkınmanın yanı sıra, istikrar ve huzuru da hızlı bir şekilde yakaladı. İşte tam da bu durumdan rahatsız olan çevreler istikrarlı Türkiye'ye çelme takmak için her olayı bir fırsata dönüştürme gayreti içerisindeler. Bazı medya grupları ve muhalefet on yıldır ülkeyi hayal edilemeyecek bir yere taşıyan kadrolar arasında ihtilaf bulamadıkları için; Cumhurbaşkanımız ile Başbakanımız arasında bir sorun olduğu izlenimi vermeye çalışıyorlar. Fakat unuttukları bir gerçeği onlara tekrar hatırlatmak isterim. Cumhurbaşkanımızın adaylığı için Başbakanımızın yaptığı konuşmayı bir daha izlesinler ve aralarındaki kardeşlik bağının ne kadar güçlü olduğuna bir kez daha baksınlar. Bırakın Türkiye tarihinde, dünya tarihinde bile örneği olmayan bir fedakârlık ve güven ilişkisi olan iki lider arasına makam mevki gibi konuları öne sürerek bir ihtilaf çıkmasını beklemek en hafif tabiriyle kendini bilmezliktir. Erdoğan ile Gül'ün ilişkisini sorgulayan zihniyet sadece bu iki şahsa değil son on yılda Türkiye'yi önemli yerlere taşıyan kadroları ve onların siyasi anlayışlarını hedef alıyor. Başbakan'ın, "kardeşim Gül" diyerek adaylığını açıkladığı ortamda gözyaşlarına hakim olamayanlar sadece o toplantıda bulunanlar değil, evlerinde televizyon başındaki milyonlardı. Bu öyle bir bağ ki ne Başbakan'ın yaptığı önemli fedakârlık ne de Cumhurbaşkanı'nın üstlendiği bu ağır sorumluluk ikisini de en ufak bir şekilde etkilemedi. Aralarındaki bağ her geçen gün daha da kuvvetlendi. 11 yıldır bu bağa yakından tanıklık eden Egemen Bağış'ın geçtiğimiz günlerdeki sözleri hepimiz için öğretici nitelik taşıyor: "Ben 11 yıldır siyasetin içindeyim. Tayyip Erdoğan ile Abdullah Gül arasına nifak sokmaya çalışan çevreler, hep olmuştur. Her seferinde sükûtu hayale uğramalarına rağmen, bir türlü gerekli mesajı alamamışlardır. Sayın Başbakanımız ile Cumhurbaşkanımız arasındaki dostluğun, kardeşliğin dokusu, çok ama çok sağlamdır. Onların arasına kolay kolay fitne, nifak çabaları giremez. Hiçbir zaman da girmemiştir..."
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 108594
    % -0.02
  • 3.4937
    % -0.05
  • 4.1108
    % -0.52
  • 4.4876
    % -0.5
  • 144.69
    % -0.36
 
 
 
 
 
KAPAT