BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Felek yâr olsa”

“Felek yâr olsa”

Zalim felek sözünü tenkit edenler çıkıyor. Feleğin ne için kullanıldığı bilinmeden böyle ulu orta konuşmak doğru değildir. Felek, gök demektir. Çoğulu eflaktır. Dünyaya da felek denir. Şarkı ve türkülerde geçen Kahpe felek deyiminde dünya kastediliyorsa sakıncası yoktur.



Zalim felek sözünü tenkit edenler çıkıyor. Feleğin ne için kullanıldığı bilinmeden böyle ulu orta konuşmak doğru değildir. Felek, gök demektir. Çoğulu eflaktır. Dünyaya da felek denir. Şarkı ve türkülerde geçen Kahpe felek deyiminde dünya kastediliyorsa sakıncası yoktur. İlah kastediliyorsa elbette küfür olur. Felek hakkında söylenen deyimlerden birkaçı şöyledir: Feleğin çemberinden geçmek. Başından çeşitli olaylar geçip çok tecrübe sahibi olmak, bu yüzden zorlukların üstesinden gelmek. Felek, kimine kavun yedirir, kimine kelek. Kimi rahat, kimi sıkıntı içinde yaşar. Feleğin sillesini yemek. Kötü durumlara düşmek, perişan olmak, felakete uğramak. Feleğini şaşırmak. ummadığı bir durumda kalmak, şaşkına dönmek. Felekten bir gece çalmak. Eğlenceli bir gece geçirmek. Felek yâr olsa. Şartlar uygun giderse. Feleğe baş eğmez. Hiç kimseye müdarası yok. Felek dönektir. Dünyaya güven olmaz. Ecelim gelmeden öldürdün felek. Dünyanın kahrı, gençken beni perişan etti demektir. Kimse eceli gelmeden ölmez. Onun için bu deyimi kullanmamalıdır. Feleğin her işi aksinedir deyimini İmam-ı Rabbanî hazretlerinin şu sözü güzel açıklamaktadır: Dünya, insanın gölgesine benzer. Kovalarsan kaçar, kaçarsan kovalar. Acı olaylara maruz kalmayan, her istediğini yapacağını zanneder anlamında denir ki: Feleğin sillesini yemeyen bir baş, Elini demir sanır, yumruğunu taş. Gözden ırak olanlar Gözden ırak olan gönülden de ırak olur sözünü de beğenmiyenler var. Halbuki bu mealde hadis-i şerif vardır. İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki: Kalb [gönül] çok zaman his organlarına bağlıdır. Duygu organlarından uzak olanlar, gönülden de uzak olur. Hadis-i şerifte, (Göz görmeyince, gönülden de ırak olur) buyuruldu. Bu hadis-i şerif, kalbin duygu organlarına bağlı bulunduğu mertebeyi göstermektedir. Tasavvuf yolunun nihâyetine varılınca, kalbin his organlarına bağlılığı kalmaz. Histen uzak olmak, kalbin yakın olmasını bozmaz. Bunun içindir ki, tasavvuf büyükleri, başlangıçta ve yolda olanların, olgun rehberin yanından ayrılmalarına izin vermemişlerdir. (Bir şeyin hepsi yapılamazsa, hepsini de elden kaçırmamalı) sözüne uyarak yolunuzu değiştirmeyin! Uygunsuz kimselerle arkadaşlık etmekten, elden geldiği kadar sakının! (M.117) İslam âlimlerinin eserlerinden ırak olanlar, onların gönüllerinden de ırak olurlar. (İyi işler, iyi günler, iyi yolculuklar) denmesini de tenkit edenler çıkıyor. Hayırlı işler, hayırlı günler demek gerekiyormuş. Arapça olan hayrın, yaklaşık Türkçe karşılığı iyi kelimesi ile ifade edilir. Ha hayırlı dediniz, ha iyi dediniz fark eden bir şey olmaz. Bunun gibi ifadeleri bir problem haline getirmek yanlıştır.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT