BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Abdülazîz Dârekî

Abdülazîz Dârekî

“Muhammed aleyhisselam, insanların hepsine ve cinne gönderilmiş hak peygamberdir. Dîninin hükmü, kıyâmete kadar bâkîdir...”



Abdülazîz Dârekî hazretleri, Şafiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 284 (m.896)’de İran’da İsfehân’da doğdu ve fıkıh ilmini öğrendi. Sonra Bağdâd’a gelip yerleşti. 375 (m. 985)’de vefât etti. Vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki: Muhammed Resûlullah “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretleri insanların hepsine ve cinne gönderilmiş hak Peygamberdir. Dîninin hükmü, kıyâmete kadar bâkîdir. Dîni, evvel gelen ve geçen Peygamberlerin bazı hükümlerini neshetmiştir, değiştirmiştir. Şimdi eski dinlerle amel etmek câiz değildir. Hâtem-ül-Enbiyâdır. Ondan sonra hiç Peygamber gelmeyecektir. Şefaati, kebâir ve sagâir ehlinin cümlesine şâmildir. Vâlidesinden dünyaya gelince sünnet olmuş görüldü. Teri, misk gibi kokardı. Güzel koku yerine isti’mâl edilirdi. Mübârek bedeni beyaz ve nûrânî idi. Gölgesi, aslâ yere düşmezdi. Önündekileri gördüğü gibi, ardındakileri dahî görürdü. Mübârek ayağı kuma bassa, iz olmaz ve taşa bassa, iz olurdu. Mübârek bedenine, ezâ veren hayvanlardan hiçbiri konmazdı. Her nereye gitmek murâd eylese, Onun nûr-i pâki, kendinden evvel varır idi. Her kimin yanında dursa, mübârek boyu, dört parmak kadar yüksek görünür idi. Peygamber olduğu bildirilmeden önce sefer ve seyâhatlerinde, bir ak bulut hiçbir zaman üzerinden eksik olmamıştır. Salât-ı evvâbîn ve kuşluk ve teheccüd namazları, kendisine vâcib idi. Bize sünnet oldu. Teyemmüm ile namaz kılmak, ancak, Onun dînine mahsûstur. Doğduğu zaman, secde etti. Onun vücûd-i pâki dünyaya gelmezden evvel, şeytanlar göklere çıkarlardı. Vücûd-i pâki, dünyaya geldikten sonra, şeyâtîn göklere çıkamaz oldu. Hazreti Âdem’e kadar bütün babaları mümin ve iyi insanlar idi. Mübârek nûru, hepsinin alnında parlıyordu. Mübârek parmaklarından sular akmıştır. O sudan, Eshâb-ı kirâm içtiler ve kırbalarını doldurdular. Mübârek parmağı ile, Ay’a işaret edip, ikiye bölündüğü gibi, birçok mucizâtı vardır. Muhammed Mustafâ hazretleri, Arab’dır. Arab, güzel demektir. Arabistân’da doğup büyüyenlere, oranın havası, suyu ile yetişenlere Arab denir. Arablar beyaz buğday renklidir. Benî Hâşimden, Kureyş kabîlesindendir. Kırk yaşında iken, Peygamber olduğu bildirildi. Kamerî sene hesabı ile altmışüç, şemsî sene hesabı ile altmışbir yaşında, dâr-ı fenadan dâr-ı bekâya intikâl etmiştir. Medînede, vefât ettiği odaya defnedilmiştir...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT