BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İmralı’dan çıkış yok

İmralı’dan çıkış yok

Cezaevinde açlık grevi yapan mahkûmlarla ilgili raporları takip ettiğini belirten Başbakan, "Ölüm orucu yok. Bunu şantaja dönüştürmeyiz. Sizin söyleminizle teröristbaşını çıkartmayız" dedi. Erdoğan, İmralı'ya gitme konusunda ise "Ancak ailesi ve akrabaları görüşebilir" diye konuştu.



> Oğuzhan ŞAHİN - KIZILCAHAMAM 10’UNCU YIL PASTASINI KESTİ Kızılcahamam'daki “İstişare ve Değerlendirme Toplantısı"na katılan Başbakan, AK?Parti’nin iktidardaki 10’uncu yılı münasebetiyle hazırlanan pastayı eşi Emine Hanım’la birlikte kesti. Başbakan, geçen 10 yılı “3 Kasım'da gerçek Cumhuriyetçiler geldi" sözleriyle yorumladı. Cezaevlerindeki açlık grevleriyle şantaj yapılmak istendiğini belirten Erdoğan, “Biz, sizin söylemenizle bu tür eylemi yapmanızla terörist başını oradan çıkartıp evine göndermeyiz. Yok böyle bir şey” dedi. Erdoğan, partisinin Kızılcahamam’da düzenlenen 19. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, 10 yıllık icraatlarını anlattı ve gündeme ilişkin tartışılacak açıklamalarda bulundu. Konuşmasında cezaevlerindeki açlık grevini körükleyenlere ve yapanlara çağrıda bulunan Erdoğan, “Açlık grevini bize şantaja dönüştürmeyin. Çünkü biz, sizin söylemenizle, bu tür eylemi yapmanızla terörist başını oradan çıkartıp evine göndermeyiz. Yok böyle bir şey. Bu ülkede on binlerce insanın ölümüne vesile olan bir terörist başına idam verilmiştir ama bu ülke, malesef birilerinin bazı malum yerlerin baskılarıyla idamı kaldırmıştır. İdamı kaldırılmak suretiyle şu anda İmralı da yatmaktadır” dedi. Kamuoyu araştırmalarında vatandaşların ‘idamın yeniden gelmesini’ istediğini belirten Erdoğan, “Birçok insan şu anda bunu istiyor. Niye? Çünkü öldürülenin yakınlarıdır canı yanan, diğerinin canı yanmıyor. Diğeri gidip kebap partilerinde gününü gün ediyor. Devletin bu tür öldürülen insanları, onların yakınlarını, aslında tasarruf hakkını biz kullanamayız ama yıllardır bu konuda devlet af yetkisi kullanmıştı. Devletin böyle bir hakkı olamaz ki, onun ailesine ait olan yetkiyi devlet kullanacak böyle bir yanlış olabilir mi?” diye konuştu. Türkiye ne zaman bir demokratikleşme hamlesine, kalkınma, büyüme sürecinin içine girse hemen önüne cumhuriyetin kazanımlarının tehlikeye düştüğü gerekçesiyle engeller çıkarılmaya çalışıldığını ifade eden Erdoğan, “Biz bu hizmetleri yatırımları yapabildiysek ekonomide tarihi başarılar elde edebildiysek ortaya koyduğumuz demokrasi mücadelesi sayesindedir. Ama gel gör ki Taksim Meydanı’nda askeri göstererek ‘sizin yapmadıklarınızı biz yapıyoruz’ deyip ertesi gün manevra yapmak, işte Sayın Kılıçdaroğlu’nun aynen genlerine işleyen şekildir” dedi. Türkiye için 3 Kasım 2002 tarihinin vesayetçi, müdahaleci anlayışın yerle bir edildiği tarih olduğunu dile getiren Erdoğan, Türk milletinin bu tarihte kendi iradesine, kendi geleceğine sahip çıkarak müdahaleci anlayışa “dur” dediğini söyledi. Başbakan Erdoğan, teşkilata da “fitne” uyarısı yaptı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile çift başlılık konusunda tartışmalar sürerken, “Aramıza kimse nifak sokamaz” diyen Erdoğan, bu defa da teşkilatına, Mehmet Akif Ersoy’dan dizeler okuyarak mesaj verdi. Erdoğan, “Yüreklerimiz toplu vurdukça kimse sindiremez. Buna dikkat edeceğiz. İnşallah fitneye fırsat vermeyeceğiz” dedi. Erdoğan, manşetlerle çarpışarak bugüne geldiklerini savunarak, “Bizi bir kaşık suda boğmak, yok etmek isteyenlerin hiçbirinin bugün esamisi okunmuyor ama biz dimdik burada ayaktayız. Bugüne kadar karınlarında 40 tilki dolaştırıp hiçbirini diğerine değdirmeyenlerin hesapları AK Parti’ye tutmadı. Bundan sonra da hiç endişe etmeyin, tutmayacak” diye konuştu. Devlettin, Diyarbakır’da 6 öğrenci ile bir velinin öldüğü dershane saldırısının emrini veren teröristin ailesine sahip çıktığını kaydeden Erdoğan, “Bakın bugün gazetelerin birçoğunda bir haber var. Bütün onlara rağmen, daha sonra o bombalamanın emrini veren terörist öldürülmüştü. Fakat ailesine bu devlet yine sahip çıktı, teröristin 2 kardeşi üniversitede işe alınırken, çocuklarından bir tanesi de hukuk fakültesini bitirirken ona da bursunu verdi. Bu devlet şefkat elini hiç bir zaman bu Kürt’tür, bu Laz’dır, bu Türk’tür diye ayırım yapmaz” ifadelerini kullandı. Terörist başı ile ailesi ve yakınları görüşmek istediği sürece görüşmeye devam edebileceğini söyleyen Erdoğan, “Herhangi bir engel yoktur. Geçenlerde ailesi arzu etti, gönderdik. Bunu da istismar ediyorlar. Kendisi istemiyor veya yakınları gitmiyor. Ne zaman isterlerse biz göndeririz bizim açımızdan hiçbir mani yok” diye konuştu. Atanamayan öğretmenlere de müjde veren Başbakan Erdoğan, “‘Ben öğretmen oldum atanmıyorum’ şeklinde hareket edenler var. Biz bunu sıfırlayacağız. Tamamıyla öğretmen noktasındaki atamaları sonuca erdireceğiz. Bu bir plandır ve bu plan aynen işlemektedir” dedi. PARTİSİNİN 10 YILLIK İCRAATINI ANLATTI Erdoğan, 3 Kasım 2002 seçimlerinin yıl dönümüne rastlayan Kızılcahamam’daki 19. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı öncesi ilçe teşkilatınca hazırlatılan pastayı kesti. 2 saat 17 dakika konuşan Erdoğan, 10 yıllık icraatlarını anlattı ve gündeme ilişkin tartışılacak açıklamalarda bulundu. TOPLANTIDAN NOTLAR > Kampın yapıldığı otelde kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer silahlardan korunma aracı hazır bulundu. > MHP’li Belediye Başkanı Coşkun Ünal, “Sayın Başbakanımız, ilçemize hoş geldiniz” afişleri astırdı. > Erdoğan, kampa kravatsız kıyafetle geldi. Konuşmasında 10. yılı özetle geçeceğini söyledi ancak konuşma 2 saat 17 dakikayı buldu. > Toplantıda, “Tayyip Dede” diye kendisine seslenen bir çocuğu seven Erdoğan, “Ben sana araba getirdim. Sen de annenden kardeş iste” dedi. > Başbakan, Müslümanların zulüm gördüğü Arakan’a gidebileceğini açıkladı. Erdoğan, “Arakan’a bir sürpriz yapabilir, bir ziyaret gerçekleştirebiliriz” dedi.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 107202
    % 0.35
  • 3.5161
    % -0.05
  • 4.128
    % -0.07
  • 4.518
    % -0.41
  • 145.919
    % -0.07
 
 
 
 
 
KAPAT