BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Güçlükle ilerliyordu otobüs...

Güçlükle ilerliyordu otobüs...

Modeli yaklaşık otuz senelik olan otobüs sarsılarak ilerliyordu toprak yolda. İçeride fazla insan yoktu. İki kişi önde oturuyordu, iki kişi de Oktay’ın oturduğu koltuğun arka tarafında. Hepsi de yan gözle durmadan delikanlıyı süzüyorlardı.



Modeli yaklaşık otuz senelik olan otobüs sarsılarak ilerliyordu toprak yolda. İçeride fazla insan yoktu. İki kişi önde oturuyordu, iki kişi de Oktay’ın oturduğu koltuğun arka tarafında. Hepsi de yan gözle durmadan delikanlıyı süzüyorlardı. Oktay konuşmaya çekinmiyordu bu insanlarla. Sanki hepsinin tavırları ondan çok ayrı bir dünyanın insanlarıymış gibi uzaktı. Sabah erkenden uyandırmıştı Aslan kendisini. Bazlamayla koyun peyniri yemişti kahvaltıda. Çay içmişti. Gerçekten yolda Aslan’ın dediği gibi çayları koyu be buruk tatlıydı. Neredeyse bir kaya kadar sert şekerler İstanbul’da gördüğü gibi düzgün küp şeklinde değil, yontulmamış bir mermer parçası gibi şekilsizdi. Kahvaltıları bittikten sonra otelin parasını vermeye gitti. Otel sahibi elinin tersiyle reddetti bu isteği: - Git işine beyim, kırk yılda bir misafir gelmişin, para mı alınır hiç, benim konuğumdun sen. Memnun kaldıysan ne âlâ... Üstelemişti Oktay. Israr etmişti borcunu ödemek için. Adamın kaşları çatılmıştı bunun üzerine: - Olmaz dedik beyim, olmaz. Bizde böyle şey olmaz. Konuğumsun dedim ya... Aslan gülerek izlemişti olanları. Sonra yanına yaklaşıp fısıldamıştı kulağına: - Boş ver civanım, fazla ısrar edersen kalbini kırarsın. Bizim insanımız böyledir, bilesin. Bin bir teşekkürle çıktılar otelden. Kimseler yoktu yollarda. Sadece askeri tanklar vardı köşe başlarında bir de devriye gezen jandarmalar. Hakkari’nin küçük garajına geldikleri zaman bir sürü eski model otobüsün başında feryat eden çığırtkanla karşılaştı Oktay. Yolculuk yapılmasına sabah erken saatlerde izin verildiği için kentin bütün köylerine, mezralarına arabalar bu saatte kalkıyordu. Bir gün önce şehre gelen köylüler dönmek için koşuşturuyorlardı kendi otobüslerine doğru. Aslan sırtına kuvvetlice bir şaplak indirdi Oktay’ın: - Haydi bakalım civanım, yollar burada ayrılıyor. Ben Çukurca’dayım. Bir müşkülün olursa gel, bul beni, yardımcı olurum sana. Sana güle güle... Anacığına kavuşursun tez zamanda dilerim. Farklı yollardan gider arabalarımız. Bak seninki şu mavi otobüs. Haydi uğurlar ola. Oktay minnetle ve sevgiyle baktı adama. Birkaç saniyelik bir tereddütten sonra sarıldı ona sıkı sıkı. Teşekkür etti: - Sağ olasın Aslan ağabey... Her şey için teşekkürler... Bu yakınlık, bu candanlık etkilemişti Oktay’ı. Yaşadığı kentte hiçbir insanda göremiyordu böylesine coşkuyu başkalarına karşı. Bu çelişki bayağı düşündürücüydü. Anası kendisini hayatını kurtarması için buralardan uzaklaştırmış, oysa gönderdiği yerde hiçbir zaman bu samimiyeti görmemişti Oktay. Belki hayatı değişmiş, çok farklı ve konforlu bir yaşantının üyesi olmuştu ama bazı değerler vardı ki ne yaşadığı yerle, ne konforla, ne parayla elde edilebiliyordu. Yol uzun sürdü. Bozuk toprak yolda güçlükle ilerliyordu otobüs. Sarsıntıdan ve yorgunluktan midesi bulanmıştı genç adamın. Uzun süren bekleyişler beklenen şeyleri kanıksatır insana. İşte bu psikolojiyle heyecanı kalmamış gibiydi Oktay’ın. Bir an önce gideceği yere varmak istiyordu. Ne yapacağını, kimi, nasıl, ne şekilde bulacağını bilemiyordu. Sadece bir an önce anasının yaşadığı yere ulaşmak istiyordu. Otobüs şoförünün yanında duran gence seslendi: - Bakar mısın birader! Genç iki adımda geldi koltuğun yanına: - Ne kadar sürer Kuyulu? Zor anlaşılır bir şiveyle cevapladı muavin bu soruyu: - Nereden baksan iki saat sürer. Belki de üç... Demek ki tam öğle zamanı varacaktı mezraya: - Sen Kuyululu musun? Genç başını salladı “evet” anlamında. Oktay heyecanlanmıştı. Oturduğu yerde doğruldu: - Gel yanıma otur biraz, bazı şeyler soracağım sana. İşin yoksa tabii. Genç adam hemen çöktü yanındaki koltuğa. Sarma sigara tabakasını çıkarttı, uzattı Oktay’a. Elini kaldırıp reddetti genç adam: - Kullanmam ben, sağ ol? Kezban’ı tanır mısın sen Kuyulu’dan?.. DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 103235
    % 2.07
  • 4.7171
    % 0.01
  • 5.5018
    % -0.57
  • 6.2889
    % -0.17
  • 197.827
    % 0.14
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT