BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Avrupa notları!..

Avrupa notları!..

Geçen haftayı, ayı ve hatta yılları iyi tahlîl edemezsek; geleceği sağlıklı ve kolay yordamlayamayız. Bu nedenle hafta başı yazılarımızı Avrupa’daki gelişmelere ayırmaktayız.



Geçen haftayı, ayı ve hatta yılları iyi tahlîl edemezsek; geleceği sağlıklı ve kolay yordamlayamayız. Bu nedenle hafta başı yazılarımızı Avrupa’daki gelişmelere ayırmaktayız. Avrupa bizim için bir “kızıl elma” haline getirildi.. Doğru veya yanlış, Türkiye ikiyüz yıldan beri Avrupalı olma hastalığına tutulmuştur. Avrupalı olup olmadığımızı anlayabilmek için de, Avrupa’yı mercek altına alarak incelemek zorundayız. Bugün Avrupa, Türkiye’ye ilgi duyuyorsa, bu ilgi sadece Türkiye ile sınırlı değildir. Hâlen Avrupa coğrafyasına yerleşmiş beş milyonu aşkın Türk vardır. Biz bu sayıya Balkanlar’ın yerlisi durumundaki Türkler’i dahil etmiyoruz. Bulgaristan, Yunanistan, Makedonya, Kosova hatta Arnavutluk’ta yaşayan Türkler de Avrupa coğrafyasında düşünülmelidir. Başarılı çalışmaları ve bulundukları ülke ve toplumlara uyumları ile “Avrupalı Türkler” belki de Batıyı Türkiye’den daha çok meşgul etmektedir. Tabii Türkiye neyin nerede ve nasıl olduğunun pek farkında değildir. Avrupa gündemi Türkiye için hiçbir dönemde öncelikli gündem olamamıştır. Bu eksikliğimiz sebebiyle de sürekli gündem arkasında koşmaktan dalağımız şişti. Mümkün olup kendimiz gündem oluşturabilecek güç ve anlayışa ulaştığımızda, işlerimiz; daha plânlı, daha kolay ve daha başarılı olacaktır. Çeçen dramı Biz burnumuzun dibindeki komşumuz “Çeçenler”den yardım ve desteğimizi çektiğimizden beri, işe başkaları müdahil olmaktadır. Daha geçenlerde Alman İstihbarat Servisi “BND” Başkanı August Hannig’in Rus İstihbarat Servisi ile görüşerek Çeçenler aleyhinde faaliyetlere destek sağladığı dillendirilmektedir. Konuyu “Terörist saldırılar”a karşı işbirliği adı altında geçiştirmeye çalışan “BDN” yetkilileri, gerçekleri gizlemekte Alman ve dünya kamuoyunu yanıltmaktadır. Sayılı enerji depolarından biri olan Kafkaslar’ı, Almanlar’ın unutması ve başıboş bırakması düşünülemez. Dünyanın ikinci ekonomik gücü olarak bilinen Almanya; çok yakınındaki bu enerji zengini coğrafyaya ait plânlar geliştirmekte, bölgeye ağırlığını koymaktadır. Gerçi Türkiye; gayretsiz ve zahmetsiz sahip olduğu nimetlerin kıymetini bilememektedir. Ancak yakın bir gelecekte Kafkas politikalarımızın ne kadar yanlış bir yaklaşımla kilitlendiği tartışılacaktır. Tabii her zaman olduğu gibi bu da gecik mişbir “tartışma” olacaktır. “AB”ye üyeliğimiz! Türkiye’nin “AB” üyeliğinin, Almanya’nın desteği olmaksızın gerçekleşmesi zordur. Bu bakımdan kamuoyu oluşturma çabalarında Almanya öncelikli hedef grubu olarak ele alınmalıdır. “CDU” partisi 13’üncü Kongresi sonucunda açıklanan “Essen Bildirgesi”nde; “Türkiye’nin AB üyeliğinin, birliğin birleşme çabalarını baltalayacağı” açıkça telaffuz edilmektedir. Gündemden bir türlü düşmeyen insan hakları ihlâlleri, Türkiye’nin kamburu olmaya devam etmektedir. Coğrafi sınırlar ve Türk değerlerinin Avrupa olarak görülmediğinden hareketle Başbakan Schröder’in moral aşılayıcı açıklamalarının hayal kırıklığı ile sonuçlanacağı belirtilmektedir. “Dün dündür” anlayışı sadece bize has bir davranış değildir. Batı çok zaman verdiği söz ve taahhütlerden caymakta Türkiye’yi çok büyük hayal kırıklıklarına düşürmektedir. Bu defa da benzer durumların yaşanabileceği sinyalleri verilmektedir. Avrupa gündemindeki diğer bir konu da “UEFA” ve “holigan”lardı... Bunun için söylenecek hiçbir söz kalmamıştır. Hepsi aynı topun kumaşı bunlar... Ha, birinin “defo”su diğerine göre biraz daha fazla! Olsun, ne fark eder ki?
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT