BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Allah’ın affetmediği günah yoktur!..

Allah’ın affetmediği günah yoktur!..

“Bir mümin, ‘Ya Rabbi, bilerek veya bilmeyerek küfre sebep olan bir söz söyledim veya bir iş yaptım ise, pişman oldum, beni affet!’ dese muhakkak affolur!”



Hemen başta belirtelim ki günâhlardan kaçınmak herkese farzdır. Tevbe edilmeyen herhangi bir günâhtan Allahü teâlâ intikam alabilir. Çünkü gazâbını günâhlar içinde saklamıştır... Kulunu, bir günah yüzünden büyük azaba maruz bırakabilir. Yüz bin sene ibadet eden iyi bir kulunu, sonsuz olarak Cehenneme koyabilir. Mesela yüz bin sene itaat eden İblis, kibrederek secde etmediği için sonsuz olarak Cehennemlik oldu... Âdem aleyhisselamın oğlu, bir adam öldürdüğü için ebedi Cehennemlik oldu... Her duası kabul olan Belam-ı Baura, bir günaha meylettiği için imansız gitti... Karun zekat vermediği için malı ile helak oldu. O halde her günahtan kaçmaya çalışmalı. Bir hadis-i şerifte, (Çok az bir günahtan kaçınmak, bütün cin ve insanların [nâfile] ibadetleri toplamından daha iyidir) buyuruluyor. Her günah, Allahü teâlâya isyan olduğundan, büyüktür; fakat bazısı, bazısına göre küçük görünür. Bir küçük günahı yapmamak bütün cihanın nafile ibadetlerinden daha sevabdır, çünkü nafile ibadet yapmak farz değildir. Günahlardan kaçınmaksa farzdır... ÜMİTSİZLİĞE KAPILMAK!.. Günah işleyince de ümitsizliğe kapılmamalı, hemen tevbe etmelidir. Mümin hem Allah’ın rahmetinden ümidini kesmemeli, hem de Ondan çok korkmalıdır. Hadis-i şerifte (Müminin kalbinde korku ile ümit varsa, Allahü teâlâ onu umduğuna kavuşturur, korktuğundan da emin eder) buyuruldu. Yani bir mümin, Allah’ın azabından korkar, rahmetinden de ümidini kesmez, haramlardan kaçıp ibadetlerini yapmaya çalışırsa Cennete gider. Hatta azılı bir kâfir bile tevbe edip “La ilahe illallah Muhammedün Resulullah” dese, bütün günahları affolur, tertemiz bir insan olur. Yani dünyada iken Allahü tealanın affetmediği günah yoktur. Tevbe edince şirki yani kâfirliği de affeder. Öldükten sonra artık kâfirlere af yoktur. Kur’an-ı kerimde mealen; (De ki, ey çok günah işlemekle haddi aşan kullarım, Allah’ın rahmetinden [bizi affetmez diye] ümidinizi kesmeyin! Çünkü Allah, [iman ehlinin] bütün günahlarını hiç şüphesiz affeder. Elbette O, sonsuz mağfiret ve nihayetsiz merhamet sahibidir.) buyuruluyor. (Zümer 53) Hadis-i şerifte de buyuruldu ki: (Tevbe eden, günah işlememiş gibi olur.) Din büyükleri buyuruyor ki: Erkek olsun, kadın olsun, her Müslümanın, her sözünde, her işinde, Allahü teâlânın emirlerine, yani farzlara ve yasak ettiklerine yani haramlara riayet etmesi lazımdır. Bir farzın yapılmasına, bir haramdan sakınmaya önem vermeyenin imanı gider. İmansız kimse, kabirde azap çeker. Ahirette Cehenneme gider. Cehennemde sonsuz yanar. Af edilmesine, Cehennemden çıkmasına imkân ve ihtimal yoktur. Küfre düşmek çok kolaydır. Her sözde, her işte küfre düşülebilir. Küfürden kurtulmak da çok kolaydır. Küfrün sebebi bilinmese dahi, her gün bir kere (Estagfirullah) dese “Ya Rabbi, bilerek veya bilmeyerek küfre sebep olan bir söz söyledim veya bir iş yaptım ise, pişman oldum. Beni affet!” diyerek tevbe etse, Allahü teâlâya yalvarsa, muhakkak affolur. Cehenneme gitmekten kurtulur. Cehennemde sonsuz yanmamak için, her gün muhakkak tevbe etmelidir. (Seadet-i Ebediyye) Müjde!.. Dıhye-i Kelbi hazretleri, iman etmeden önce zengin bir Arap melikiydi. Peygamber (aleyhissalatü vesselam) efendimiz, onun Müslüman olmasını çok arzu ediyordu. Bir gün Dıhye, Mescid-i Nebeviye girdi. Resulullah efendimiz, mübarek omuzlarındaki elbisesini yere serdiler. Oraya oturmasını işaret buyurdular. Resul-i ekrem efendimizin bu keremini gören Dıhye’nin gözlerinden yaşlar boşandı. Hürmetle, saygı ile “Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühu ve Resulühu” diyerek hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. Peygamber aleyhisselam sordu: - Niçin ağlıyorsun ya Dıhye? - Ya Resulallah! Ben çok büyük günahlar işledim. Bu günahlarımın kefareti nedir? Malımın, mülkümün sadaka olarak verilmesi mi, yoksa öldürülmem mi gerekiyor? - Ey Dıhye, nedir günahın? - Ya Resulallah! Cahiliye devrinin âdetine uyarak kız çocuklarımı öldürmüştüm. Tam o sırada Cebrail aleyhisselam gelerek, şu müjdeyi verdi: “Ya Resulallah! Allahü teâlâ Müslüman olanların önceki işledikleri bütün günahlarını affetti!..”
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT