BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Şifayı kaptık...

Şifayı kaptık...

Eh artık sonbahar başladı... Ben ve benim gibi narin bünyeler de nezle olmaya, hapşırmaya... Yazıldığı gibi hapşıranlar: Makamıyla, gürültüsüyle insanlık için ideal düzeyde hapşıranlardır. Hapşu... Bu kadar! Ölçü birimi; desibeldir. Hapşırığının kaçma-yakalama sınırında her âdemoğlu gibi gergin olurlar. Dudakları aşağıya sarkıtır, kafayı geri atar, ‘hiiuuf, hiuvvv‘ gibisinden ses çıkarırlar.



Eh artık sonbahar başladı... Ben ve benim gibi narin bünyeler de nezle olmaya, hapşırmaya... Yazıldığı gibi hapşıranlar: Makamıyla, gürültüsüyle insanlık için ideal düzeyde hapşıranlardır. Hapşu... Bu kadar! Ölçü birimi; desibeldir. Hapşırığının kaçma-yakalama sınırında her âdemoğlu gibi gergin olurlar. Dudakları aşağıya sarkıtır, kafayı geri atar, ‘hiiuuf, hiuvvv‘ gibisinden ses çıkarırlar. Ejderin torunu: Hapşırırken şimşekler çaktıran, geçici işitme kaybına yol açan bünyelerdir. Ölçü birimi; yerel iklim değişikliğidir. Öncülerle başlar; “hıaaa hıııııııııııaaaaa hıııaaaaaaaaaaaa.” Dil dışarı meyleder, ağlak velet ifadesiyle ‘huuuuuuaaaaaapsuuuugg!’ Hepimize geçmiş olsun... Sular kesik olduğunda güvenlik güçlerince, göstericileri dağıtmakta kullanılmışlardır. Hapşırırken infilak etme riski taşır. 65 model Mustang: Evet aynen onun gibi bir gürültüdür;***** brovvşuuuuu! Yaşlılarında, ‘tuurk’ efekt eklentisi görülür. Bunlar elmayı da hatır hutur yer. Ölçü birimi; en yakın mesafedekinin “oha”sıdır. Hapşırığın geri tepmesi hâlinde iki metre arkaya fırlayanlar olmuştur. İsviçreli bilim adamlarıyla Norveçli balıkçılar da buna şaşırmıştır. İçli köfte: ‘....hıpş!’ der kalır öyle... Acırım, ne bileyim yürek burkulur bunlara. Hisli insanlar, için için hapşırırlar. ‘Çok yaşa’ diyen olmasa da gücenirler. Freud bu konuyu pas geçmiş, ben bi koşu psikanaliz yapayım demek için ciddi bir takibe ihtiyaç vardır. Tabii aklınızdan zorunuz varsa... Psişik: Bir önceki tipin amcaoğludur. Nedendir bilinmez, ağız kapalı hapşırma inadındadırlar. Tüm tazyik burundan ‘prrışşt’ efektiyle tahliye olur. Hatta bazıları, daha daha daha çok hapşırmak adına, gündüz güneşe dik dik, gece araba farlarına bön bön bakarlar. Bu, National Geographic’e konu olabilecek, “vee insanlaaar” anonsuyla sunulabilinecek bir doğa olayı değildir de nedir ya Rabbim!.. Sonbaharın üst solunum yolu enfeksiyonu eşliğinde karşılandığı şu günlerde ‘hapşırma’ özgürlüğünüzü kısıtlamayın. Ne demiş yukarı Japonyalı düşünür Haap Chi; içinde durup kanser olacağına, dışarıda dursun konser olsun! Ha, bir de ‘çok yaşayın.’ ;) >>> Ninem diyor ki... Çobanın ayağı yetişmezse, sopası yetişir.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT