BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Sevindir Bizi Efes

Sevindir Bizi Efes

Avrupa Ligi’nde Final Four’a kalan ilk Türk erkek takımı olan Efes, Selanik’te kupanın favorisi Yunan Panathinaikos ile karşılaşıyor



Her Türk Selanik’in önemini bilir. Bu Yunan kenti, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün doğum yeridir. Efes’in Asvel’i elemesinden sonra Yunanistan’ın bu ikinci büyük kenti, Türkiye için bir kere daha önem kazandı. Çünkü Selanik, Avrupa Ligi Erkekler Final Four’unda ilk kez yer alan bir Türk takımına evsahipliği yapıyor. Avrupa Ligi’nin son dört takımı arasına girmeyi başaran Efes ilk Final Four tecrübesini bu kupanın bir numaralı favorisi Panathinaikos karşısında yaşayacak. Rakibin favori gösterilmesi Cumartesi günü Selanik’e ayak basan temsilcimizi korkutmuyor. Efes coachu Ergin Ataman, son yıllarda Avrupa kupalarında favorilerin aldığı sonuçlar ortada diyerek Selanik’teki 40 dakikaya ilginç bir bakış açısı getiriyor. Geçen yıl Münih’te Zalgiris sürprizini hatırlayacak olursak, Ataman hiç de haksız sayılmaz. Geçmiş Final Four’lara bakıp Zalgiris örnekleri çoğaltılabilir. İstanbul 92’de Partizan’ın, Atina 93’te Limoges’un, Tel Aviv 94’te Joventut’un şampiyon olacağını kim tahmin edebilirdi? Ataman gibi lacivert-beyazlı oyuncular da bugünkü tarihi 40 dakikayla ilgili olarak umutlu konuşuyor. Takım kaptanı İbrahim, “İki tarafın oyun stili birbirinden farklı; onlar hücumda topu çok fazla çevirirken, biz sayı yollarını hızlı basketbol oynayarak arıyoruz” görüşünü ortaya atıyor. Selanik’te üst üste ikinci Final Four heyecanını yaşayacak Hırvat play maker Mulaomerovic de, “Pana’nın gücü ortada. Ancak biz de bu noktaya ulaşana kadar iyi bir görüntü çizdik. Bunun için, Salı akşamki 40 dakika iki taraf içinde zorlu geçecek. Maça iyi başlayan ve sinirlerine hakim olan finale çıkar” değerlendirmesini yapıyor. Selanik’te dördüncü Final Four’una çıkacak Panathinaikos’un kadrosunda İsrailli Katash, Yugoslav Bodiroga, Rebraca ve Yunanlı Alvertis gibi Avrupa basketbolunun yıldızları dikkat çekiyor. Bu isimler dışında, Yunan takımında Johny Rogers (2.08m 37) ve Pat Burke (2.08m 27) gibi Avrupa tecrübesi olan iki ABD’li, Yunan basketbolunun yıldız adayları arasında gösterilen Fotsis (2.04m 19) ve Karagoutis (2.07m 24), Alman Koch (1.92m 34) ve İtalyan Gentile (1.93m 33) yer alıyor. Avrupa Ligi’nde ilk yenilgisini, 15. haftada Atina’da Alba Berlin’den alan Panathinaikos, set hücumlarını sabırlı oynayan bir takım görüntüsü veriyor. Bu sayede yeşil yoncalar geride kalan 21 maçta iyi şut yüzdeleri tutturdu. Atinalılar’ın 2 sayılık atışlardaki yüzdesi 9 maçta 60’ın üzerine çıkarken, bu oran sadece 2 defa 50’nin altında düştü (47 ve 47). Üç sayılıklarda da Yunan takımı, 8 karşılaşmada Katash, Rogers ve Fotsis sayesinde yüzde 50 barajını geçmeyi başardı. Rakibin bu özelliğiyle ilgili olarak Ataman, “Hücumda ortalama 7-8 pas yapan Yunanlılar, topu çembere yakın noktada Bodiroga ve Rebraca ile buluşturmaya çalışıyorlar. Takımın en çok top kullanan bir iki isminin şut yüzdeleri 62/63 civarında dolaşıyor. Pota altını iyi kapatıp Bodiroga ve Rebraca’nın yüksek yüzdelerle basketler üretmesini engellemeye çalışacağız. Bu arada Rebraca’nın içeriden dışarıya Rogers’a Katash’a ya da Alvertis’e çıkardığı topları da çok iyi izlememiz gerekiyor” açıklamasını getiriyor. İki sezon önce R.Madrid’ten gelen 26 yaşında ve 2.06m boyundaki Bodiroga, Panathinaikos’un en tehlikeli silahı olarak ön plana çıkıyor. Yugoslav oyuncu, modern basketbolun bütün gereklerini yerine getiriyor; sayı atıyor, ribaunt alıyor, asist yapıyor. Bu akşam Ataman büyük bir ihtimalle Bodiroga’nın karşısına Hidayet’i dikecek. Bodiroga-Hidayet eşleşmesi maçın kilit noktası olabilir. Hidayet bu sezon bir çok 40 dakikada rakibin en etkili silahlarını susturmasını bildi. Bunun için Bodiroga ismi Hidayet’i endişelendirmiyor “Biliyorsunuz, bu seneki NBA draftına katılacağım. Bu çerçevede Selanik, ben ve benim konumundakiler için bir vitrin niteliği taşıyor. Bunun için, hocamın talimatları doğrultusunda Bodiroga karşısında çok iyi oynamalıyım. Bana güvenenleri mahcup etmeyeceğim.” Eğer Hidayet sözünde durursa, Efes arzuladığı finale adını yazdırabilir. Ancak Ataman final için Hidayet ile birlikte diğerlerinin de iyi savunma yapmalarının gereğini vurguluyor. “Etkili hücum edebilmek için savunmada rakibe göz açtırmamak lazım. Bu felsefe iki taraf için de geçerli. Biz savunma stratejimizi başarıyla uygulayabilirsek, set hücumlarında içeriden kolay kolay sayı yemeyen Pana savunmasını Mula, İbrahim, Hidayet üçlüsünün fast break’leriyle çökertebeliriz.” Efes Pana maçı için tahminde bulunan Selanikliler, “Efes endişelenmesin. Bizim şehrimiz Panathinaikos’a hiç bir zaman uğur getirmemiştir. Geçen yıl iflasın eşiğindeki Aris, bu yıl da AEK Yunanistan Kupası’nda yeşil yoncaları yendi. Şimdi sıra sizde” diyerek lacivert-beyazlıları bu akşamki 40 dakikada favori gösteriyorlar. Yerel halkın Pana için bahsettiği bu olumsuzluk Efes maçına da yansıyacak mı? Maccabi rövanş peşinde Selanik’te günün açılış maçı Barcelona ile Maccabi arasında oynanacak. On kişilik kadrosuyla İspanyollar bu eşleşmenin favorisi olarak gözükse de, Huffman’lı Maccabi yabana atılacak bir takım değil. Selanik’e giden yolda İsrailliler’in İtalya’da PAF’ı yenmesi, bu gerçeği en açık şekliyle gözler önüne seriyor. Bakalım Maccabi dokuz yıl önceki Final Four’da farklı yenildiği (101-67) Barcelona’dan rövanşı alıp finale yükselebileck mi? Ergin Ataman iddialı konuşuyor Hedef Avrupa Şampiyonluğu Efes coachu Ergin Ataman iddialı konuşuyor. Final Four’a kalarak Türk basketbol tarihinde yerimizi aldık ifadesini kullanan Ataman, Selanik’te kupayı kazanarak Avrupa basketbol tarihine de adımızı yazdırmak istiyoruz diyor - Avrupa Ligi’ne iyi bir başlangıç yapamayan Efes’in Final Four’a kalabileceğini düşünüyor muydunuz? Transfer döneminde yapılan operasyonun doğruluğuna inandığım için, Avrupa Ligi’nin hemen başında alınan iki yenilginin 16 haftalık sürede telafi edileceğine inanıyordum. Karşıyaka ile birlikte İtalya’dayken orada Efes’in birkaç maçını izlemiştim. Daha o zaman, bu takım başarılı olacak fikri ben de uyanmıştı. Zaman içinde genç, kabiliyetli ve dinamik bu kadro değerlendirmemde beni yanıltmadı. Sezon başında gelen üst üste yenilgiler sadece Aydın Örs’ün şansızlığı oldu. - Göreve başladıktan sonra karşılaştığınız en büyük zorluk ne oldu? Aydın Örs ve Pano Natof ikilisinin ani ayrılması Efes’te herkesin üzerinde bir şok etkisi yaratmıştı. Bundan en fazla etkilenenler de, şokun sorumluluğunu taşıyan oyunculardı. O dönem psiklojik açıdan çok kritikti. Hüseyin’in yokluğunda kazandığımız Ülker maçı hem bana hem takıma moral verdi. Daha sonra üst üste gelen Caja Fernando ve PAF galibiyetleri bizi düzlüğe çıkarttı. - İlk tur maçlarının bitmesini beklemeden verim almakta zorlandığınız ABD’li Mark Jackson’u gönderdiniz .... Sezon başında Efes’te yapılan tek hata Mark Jackson tercihiydi. Göreve başladıktan hemen sonra, Jackson üzerinde ısrar etmenin doğru olmayacağını düşünerek ABD’li oyuncuyu geri gönderdik. Bu kararı vererek Hüseyin ve Drobnjak’ı kazandım. Eğer Jackson kalsaydı, O’nun bu kapasitesiyle Efes bu noktaya gelemezdi. - Jackson ile yollarınızı ayırdıktan sonra önce Stanley Roberts’in gerçekleşmeyen transferi .... Bu konuda FIBA bize ret cevabını gönderdiğinde üzülmüştük. Çünkü getirdiğimiz oyuncu NBA’de kendini ispatlamış birisiydi. Ama zaman içinde Olympiakos ve PAF’taki NBA kariyerli oyuncuların performansını gördükçe, Roberts’ın transferi iyi ki gerçekleşmemiş diyorum. - Şimdi sizi Final Four’un yarı finalinde Panathinaikos gibi çok zorlu bir rakip bekliyor. Ancak istatistikler, Efes ve Panathinaikos’un çok fazla benzer özelliklerinin olduğunu gösteriyor .... Doğru söylüyorsunuz. İki takımın attığı sayı, ribaunt ortalaması, şut yüzdeleri birbirine çok yakın. Tek fark, onlar bu sayısal verileri 10 kişiyle yakalarken biz 5-6 oyuncu kullanmışız. Bu bir play-off serisi olmadığı için bunun Selanik’te bir dezavantaj getireceğini düşünmüyorum. Maç içinde faul problemi ya da sakatlık gibi sorunlar başımızı ağrıtabilir. Biz de o zaman gereğini yaparız. Bundan önce oynadığımız 21 Avrupa Ligi maçında zaman zaman bu sorunlarla karşılaştık. Örneğin, bizim için çok önemli olan bir Cibona maçında Hidayet sakattı. Ömer bu açığı çok iyi doldurdu. Varese maçında İbrahim iyi değildi. Yerine giren Arda’nın performansını herkes gördü. - Yunan takımının en önemli silahı olarak Bodiroga ismi ön plana çıkıyor. Hidayet-Bodiroga eşleşmesi, maçın kilit eşleşmesi olabilir mi? Bodiroga, Panathinaikos’un hücumdaki en etkili silahı. İstatistiklere bakıldığında Yugoslav oyuncunun 17.3 sayı ortalamasıyla ilk sırada olduğunu görüyoruz. Hidayet, Varese maçında Meneghin’e yaptığı etkili savunmanın benzerini Bodiroga karşısında uygularsa, Yugoslav oyuncunun sayı yollarındaki etkisi azalabilir. Bu da bize çok fazla katkı sağlar. - Panathinaikos’un kadrosunda, sezon başında Benetton’dan gelen Rebraca gibi Avrupa’nın en iyi pivotu var ... Rebraca pota altında çok hareketli bir oyuncu. Güçlü fiziğini iyi kullanarak hem sayı atıyor, hem de sayı attırıyor. Bunun için bire bir savunmayı etkili yapıp, bu oyuncuyu mümkün olduğunca potadan uzak tutmaya çalışacağız. - Efes-Panathinaikos maçında otoriteler Yunanlıları favori gösteriyor. Bu tablo Efes için bir avantaj teşkil ediyor mu? Panathinaikos sezon başından bu yana bu kupanın 1 numaralı favorisi olarak gösteriliyor. Transfer döneminde bizim bütçemizin 2-3 misli fazlası bir para harcayarak çok büyük yatırımlar yaptılar. Bunun sonucu olarak, favori gösterilmelerini normal karşılıyorum. Ancak geçmiş yıllarda favorilerin nasıl hayal kırıklığı yaşadığını unutmayalım. Son olarak, geçen yıl Zalgiris örneğini hatırlayın. Munih’te herkesin averaj takımı olur dediği Litvanya Şampiyonu, Almanya’da mutlu sona ulaştı. Kağıt üzerinde favori gözükebilirsiniz, ancak kazanan taraf sahadaki mücadeleden sonra ortaya çıkıyor. - Geçmiş Final Four’lara bakıldığında, Partizan, Zalgiris, Kinder gibi adını ilk defa bu etkinliğe yazdıranların kupaya ulaştıklarını görüyoruz.... Bizi örnek alın. Selanik’te Avrupa Şampiyonluğu’nu çok istiyoruz. Bunun için takımda herkesin motivasyonu yüksek. Diyebilirim ki, bu Final Four yaşantımızın önemli bir parçası haline geldi. Aynı duyguların, bir Bodiroga bir Rebraca için geçerli olduğunu sanmıyorum. Bu isimler defalarca Final Four oynamışlar, Dünya Şampiyonlukları kazanmışlar. Selanik’teki randevu onlar için sıradan, bizim için ise sıradışı olacak. Bir tarafta motivasyon, diğer tarafta tecrübe ağır basacak. - Dört defa kaçan Final Four vizesinden sonra Efes, en sonunda Avrupa’nın dört büyük takımı arasına girmeyi başardı. Bununla birlikte, Asvel maçı öncesi herkesin üzerindeki stres, gelen Final Four’dan sonra doğal olarak yerini bir rahatlığa bıraktı. Ancak bu rahatlık da stres kadar tehlikeli. Bu olumsuzluktan kurtulduğunuzu düşünüyor musunuz? Asvel maçını kazandıktan sonra yıllardır peşinde koşulan bir hedefe ulaşmanın getirdiği rahatlama oldu. Bunu çok doğal karşılıyorum. Ama bu süreci geride bıraktık. Psikolojik olarak Selanik’e hazırız. Biz Final Four’a kalarak, Türk basketbol tarihindeki yerimizi aldık. Bundan sonraki hedef, Avrupa basketbol tarihine geçmek. Bunun için de, Final Four’a kalmak yetmiyor. Mutlaka şampiyonluk gerekiyor. Oyuncularım yavaş yavaş bu gerçeği görmeye başladılar. - Final Four öncesi oynadığınız son resmi maçta Tofaş’a yenildiniz. Bu mağlubiyetten çıkarttığınız sonuçlar Selanik’te işe yarar mı? Tofaş maçı Final Four vizesini aldıktan sonra bizim rahatlama sürecine denk geldi. Bu olumsuzluğa, bir de, Mersin’deki yoğun ilgi eklenince, ister istemez takımda mücadele etmeden kazanırız havası baş gösterdi. Ne yazık ki, uyarılarımız sonuç vermedi. Konsantrasyon eksikliği mücadele gücümüze olumsuz yansıdı. Bu mağlubiyet bize ders oldu. Eğer Tofaş maçındaki havayla Panathinaikos karşısına çıksaydık, tarihi fark yerdik. Oyuncularım, mücadele etmeden hiçbir şey kazanamayacaklarının farkına vardılar. - Son bir haftayı nasıl geçirdiniz? Çok yoğun bir antrenman temposu içindeydik. Bu arada 3 günlük bir kampımız oldu. Kondüsyon yüklemesi yaptık. Bu şekilde oyuncularımızı fiziksel, teknik ve taktik açıdan hazır hale getirdik. Ergin Ataman Kimdir? İstanbul’da 1966 yılında dünyaya gelen Ergin Ataman, 1982-87 yılları arasında Eczacıbaşı genç ve yıldız takımlarında forma giydi. Ataman’ın oyunculuk yılları uzun sürmedi. İlk antrenörlük tecrübesini 1988 yılında Yeşilyurt’da yaşadı. Daha sonra Efes Yıldız Takımı’nın başına getirildi. Buradaki başarılı performası sayesinde Ataman, A Takım’da Aydın Örs’ün asistanı oldu. Altı yıl Örs’ün yanında kalan Ataman, 1996-97 sezonunda Türk Telekom ile anlaştı. Türkiye 1.Basketbol Ligi’nde ilk head coach’luk tecrübesini iki yıl süreyle Ankara’da yaşayan Ataman, Türk Telekom’a play-off finali oynatarak bir yıl sonra Avrupa Ligi’ne katılmasını sağladı. 1998-99 sezonunda Türkiye’de takım çalıştırmayan Ataman, ABD’ye giderek Stanford Koleji’nde asistan coachluk yaptı. 1999-2000 sezonunu Pınar Karşıyaka’da açan Ataman, 7.haftada Aydın Örs’ün istifası üzerine Efes’in başına getirildi. Türkiye Final Four ile tanışacak Kulüpler düzeyinde Avrupa’nın en büyük kupasında Final Four uygulaması 1988 yılında başladı. Bugüne kadar düzenlenen 12 Final Four organizasyonuna 9 ülke (Yugoslavya, Yunanistan, İspanya, İsrail, Fransa, Italya, Rusya, Slovenya ve Litvanya) takım gönderdi. Efes’in adını Final Four’a yazdırmasıyla bu ülkelere Türkiye de eklendi. Final Four’un en başarılı ülkesi olarak Yugoslavya ön plana çıkıyor. Bugüne kadar 6 defa bu etkinliğe katılan Yugoslavların 4 şampiyonlukları bulunuyor. Ancak Yugoslavlar bunlardan üçünü parçalanmadan önce kazandılar. Yugoslavları, 2’şer birincilikle İtalya, Yunanistan ve İspanya izliyor. Ayrıca Litvanya (Zalgiris) ve Fransa (Limoges) da birer defa Final Four’da mutlu sona ulaştılar. Final Four heyecanını en yoğun yaşayan ülkelerin başında ise Yunanistan ve İspanya geliyor. Komşumuz 12 Final Four’dan sadece iki tanesini (1991 ve 1992) kaçırırken, İspanyollar sadece 3 (1988, 1998 ve 1999) randevuda hazır bulunmadılar. Kulüpler düzeyinde Final Four’un en önemli konuğu Barcelona ... İspanyol takımı tam altı defa adını Final Four’a yazdırdı. Ne var ki Barcelona, bunların hiç birinde Kupa’ya ulaşacak performansı sergileyemedi. Bakalım Selanik Barcelona’ya uğur getirecek mi? Efes devler sahnesinde Basketbol Erkekler Avrupa Ligi’nde dörtlü finalin ilk maçları bugün yapılacak. Yunanistan’ın Selanik şehrinde düzenlenen finallerin ilk gününde Efes, Yunanistan’ın Panathinaikos takımıyla karşı karşıya gelecek. PAOK Spor Salonu’nda saat 21.00’de başlayacak maçı İtalyan Stefeno Cazzaro ile Sloven İztok Rems yönetecek. Bu maçtan önce aynı salonda, saat 18.30’da İspanya’nın Barcelona ile İsrail’in Maccabi Elite Tel-Aviv takımları karşılaşacak. Dörtlü finalin ilk gününde, rakiplerini yenen takımlar, 20 Nisan Perşembe günü saat 21.00’de final, ilk günün mağlupları ise saat 18.30’da üçüncülük maçı yapacak. * CINE 5.......................................Barcelona-Maccabi 18.30 - naklen * CINE 5...........................................Efes-Panathinaikos 21.00 - naklen Final Four’da Bireysel Rekorlar Sayı Bir maçta en fazla sayıyı Yunan basketbolunun efsanevi ismi Nickos Gallis kaydetti. 1990 yılındaki Final Four’un üçüncülük maçında Aris’li Gallis, Limoges potasına 43 sayı bıraktı. Ancak Yunanlı oyuncunun bu performansı Aris’i mağlubiyetten kurtarmaya yetmedi. Ribaunt Bu kategoride zirveyi iki isim paylaşıyor. 1992 yılındaki Final Four’un yarı final maçında Milan’ın ABD’lisi Darry Dawkins 19 ribaunt alırken, iki yıl sonra Zaragoza’daki randevuda Panathinaikos’lu Stojko Vrankovic Daawkins’in rekorunu egale etti. Asist Ribaunt kategorisinde olduğu gibi Asist sıralamasının ilk basamağında da iki isim yer alıyor. Bunlar Guy Goodes (Maccabi) ve Tony Kukoc (Split). Şu anda NBA’de Chicago Bulls forması giyen Tony Kukoc ve Goodes, 1991 Final Four’unda 11 asist gerçekleştirdiler. Blok 1996 yılında Paris’deki Final Four’da Panathinaikos’lu Stojko Vrankovic, CSKA Moskova maçında yaptığı 7 blokla takımını hem finale hem de ilk final four şampiyonluğuna taşırken, bu kategorideki en iyi performansı sergiledi.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT