BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yeni Dünya Düzeninin yeni ihtiyaçları

Yeni Dünya Düzeninin yeni ihtiyaçları

Dünya 2000’li yıllara ciddi değerler karmaşası ile girdi. Bugün neredeyse tüm değerler tekrar şekilleniyor. Doğu ile Batı birbirini anlamak konusunda zorluk çekiyor.



Dünya 2000’li yıllara ciddi değerler karmaşası ile girdi. Bugün neredeyse tüm değerler tekrar şekilleniyor. Doğu ile Batı birbirini anlamak konusunda zorluk çekiyor. Yeni taktikler geliştiren aşırı milliyetçilik Dünya genelinde tekrar yükseliyor. Çok seslilik artması gerekirken farklı düşünenlere karşı tahammül azalıyor. Çatışmalı coğrafyalar her geçen gün daha da fazla ısınıyor. Uluslar, cinsiyetler ve daha önemlisi nesiller arası anlayış azalıyor. Bazen ideolojiler, bazen din, bazen de ekonomik çıkarlar yeni çatışmalar doğuruyor... Son dönemlerde dünya genelinde antidemokratik yöntemler hep insanlığa ve barışa karşı galip geldi. Birinci Dünya Savaşı, İkinci Dünya Savaşı ve son olarak Soğuk Savaş süreci hep bu tahammülsüzlüğün bir sonucu oldu. İnsanlık bu savaşlardan sonra Berlin Duvarı’nı yıkarak biraz nefes aldı. Bugünün geleneksel uluslararası kurumları Berlin Duvarı’nın yıkılması ile insanlığın refahı ve barış için kuruldu. Berlin duvarının yıkılmasından bu yana, iletişim teknikleri, çok hızlı değişti. İnternet penetrasyonu dünya genelinde %40’lara ulaştı. İletişimin değişimi sosyal, ekonomi, siyaset başta olmak üzere tüm ilişkileri değiştirdi. Geleneksel iletişim ile büyüyen, para kazanan, siyaset yapan nesiller ile yeni nesil arasında büyük bir uçurum oluştu. İşte dünyanın eski çatışmacı mikrobu bu yarıktan tekrar yeryüzüne çıkıverdi. Tekrar marjinal ideolojileri, tekrar fundamentalistliği, tekrar ekonomik çıkarları bu sefer çok daha hızlı bir şekilde dünya geneline bulaştırdı. Aşırı milliyetçilik daha önce olmadığı kadar hızlı yükseldi. Kolay para kazanma kaygısı hiç bir dönem olmadığı kadar gençleri sardı. Yeni çatışmacı anlayış her geçen gün kendisini yeniledi ve güçlendi. Oysa kıtanın savaşlardan yorgun ihtiyarları en basit tartışmalarda bile çuvalladı. Artık kabul etmeliyiz. BM gibi, AB gibi karar alma mekanizmalarında kilitlenmiş “geleneksel” kurumlar çatışmalı coğrafyalara çözüm öneremiyor. Hiçbir sıkıntı çözülemediği gibi geleneksel kurumlar devletleri savaşlara sürüklüyor. Bu tıkanıklığı aşmak, biz yeni nesillerin gelecek için elimizi taşın altına koymamız ile mümkündür. Bu değişim ne zenginlerin tekelindedir, ne de fakirlerin omuzlarındaki bir yüktür. Bu değişim ne marjinallerin hayalleridir, ne de bir çıkar mekanizmasıdır. Bu, sesini duyurma gayretinde olan gençlerin oluşturduğu bir orta sınıf uyanışı olarak şekillenebilir. Türkiye gibi yükselen bir ülkenin gençlerinin uluslararası sivil toplum örgütlerinde daha aktif ve daha girişimci olması bu sarmalın kırılmasına yardımcı olacaktır. Egemen Bağış’ın her fırsatta tekrar ettiği gibi: “Türkiye, Batının en Doğulu, Doğunun en Batılı ülkesidir...” Üstelik Türkiye birçok mazlum toplumun da ilham kaynağıdır; bulunduğu bölgede bir barış temsilcisidir. Yaşadığımız bu gururun biz gençlere de sorumluluklar yüklediğini unutmamalıyız. Bu sorumluluk çerçevesinde daha atak ve daha girişimci olmalıyız.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT