BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Düşünce kurumlarına ihtiyaç var

Düşünce kurumlarına ihtiyaç var

İsmi seçerken birkaç tercih üzerinde tereddüt ettim, “fikir kulübü” dedim, “düşünce kulübü” dedim, “düşünce kuruluşu”nu yokladım, fakat sonunda bugüne dek hiç kullanılmamış bir isim buldum “düşünce kurumu”.



İsmi seçerken birkaç tercih üzerinde tereddüt ettim, “fikir kulübü” dedim, “düşünce kulübü” dedim, “düşünce kuruluşu”nu yokladım, fakat sonunda bugüne dek hiç kullanılmamış bir isim buldum “düşünce kurumu”. Bu teklif isabetli olmalı. Batıda bu gibi yerler “institute” kelimesiyle isim almaktalar. Bizde de son zamanlarda ‘stratejik araştırmalar enstitüsü’ diye anılan düşünce kurumu veya sivil toplum kuruluşlarına tesadüf edilmektedir. Arkasında güçlü fikirler olan iktidarlar zamanın önünde eskimezler. Şu gün ülkemizde Putin sonrası Rusya, Maliki sonrası Irak, Esad sonrası Şam, ekonomik kriz sonrası ABD, kriz yaşayan Yunanistan ve Portekiz önündeki AB gibi problemlere kafa yoran kaç kurum vardır? Birkaç tane çıkar. Ancak bu kâfi değildir. Neden kâfi değil? Üç sebebi var: Birincisi maddiyat, bu kuruluşlar, nereden ne kadar destek görmektedir? İkincisi yine birinciyle irtibatlı olarak görebildikleri iltifat, üçüncüsü de bu işin öneminin büyüklüğü henüz keşfedilmemiştir. Oysa dünkü cemiyetimizde divan şairlerinin, hattatların, san’atkârların hamisi bizzat Osmanlı Sultanlarıydı. Önümüzdeki zamanlarda sivil toplumların/düşünce kurumlarının ağırlığının artması beklenmekte. Bunlar, bugün bile bilhassa Amerika’da çok ciddi faaliyetler içindedir. Çok sayıdalar ve çok rağbetteler. Bizde problemin ehemmiyetini kavramış birkaç gönüllü merkez veya kurum, tutunma mücadelesindedir. O bakımdan şunu bir eksiklik olarak görürüz. Yeni mahalli idareler kanununa göre belediyeler, spor kulüplerine bağışta bulanabileceklermiş. Kafaya da yatırım olsaydı bundan yarınlarımız faydalanırdı. Lokantalar niye vardır? Lokanta, restoran veya unutulan Türkçe karşılığıyla aşevlerinde önceden yemekler hazırlanır. Bu insana hizmettir. Ancak “insan” denen o çok yönlü varlığın muhtaçlığı sadece yiyip-içmekten ibaret değil. İnsanın bir de beyin açlığı ve onun da daha süzülmüşü gönül açlığı vardır. Stratejik bir coğrafyada ve zengin miraslı bir tarih mükellefiyetindeyiz. Onlarca senedir OMT dedik, 2023 Büyük Türkiye dedik, 2071 Cihan Devleti Türkiye dedik, Marka Şehir, Marka Şirket, Marka İnsan dedik, Bölgenin Lider Devleti Türkiye dedik, konfederal yapılanmayla büyüme ve benzeri daha çok şey söyledik. Bugün bunlara dair fikir aşevlerimizde hazırlanmış dosyalar olması gerekirdi. Bakınız yarın Yunanistan AB’den dışlansa, dahası AB çökse hangi ihtimale göre hangi yol tutulacaktır? Düşünce kurumlarımız destek görmeli. Stadları dolduran futbol kulübü sevdalısı yüzbinlerin binde biri de düşünce kurumlarına sevdalanmalı. Ayrıca düşünce kurumlarımızın TV’lerde ücretsiz zaman kullanma imkânı olmalıdır.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109771
    % 0.75
  • 3.4797
    % -0.04
  • 4.1015
    % -0.16
  • 4.4494
    % -0.08
  • 143.803
    % -0.43
 
 
 
 
 
KAPAT