BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Özal’ın naaşı mumyalanmış

Özal’ın naaşı mumyalanmış

8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın naaşının 19 yıla rağmen neden bozulmadığı anlaşıldı. GATA Komutanının günlüğünde; vefatından 5 gün sonra defnedilen Özal’ın 11 generalin huzurunda mumyalandığı belirtiliyor.



ÖZEL HABER Melik Duvaklı Vefatından 19 yıl sonra otopsisi yapılan merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın zehirlendiği yönündeki tartışmalar sürerken naaşının neden çürümediği ortaya çıktı. Özal'ın vefatı sırasında müdahalede bulunan doktorlardan dönemin GATA komutanı emekli Tümgeneral Prof. Dr. Ömer Şarlak, 2004'te yayınladığı "Kışladan Kampüse" adlı otobiyografisinde Özal'ın hastane sürecini ve vefatından sonra yapılan bütün işlemleri anlatıyor. Şarlak kitapta Turgut Özal'ın naaşının 11 Generalin huzurunda mumyalandığını söylüyor. 17 Nisan'da vefat eden Özal'ın 5 gün sonra yani 22 Nisan'da defnedildiğine dikkat çeken Şarlak, kokma ihtimaline karşılık eşi Semra Hanım ve kardeşi Korkut Bey'in izniyle mumyaladıklarını belirtiyor. Şarlak, mumyalama işlemini kitabının 334 ile 345 arasındaki sayfalarında şöyle anlatıyor: "19 Nisan Pazartesi günü Gülhane'de görevli bütün general arkadaşlarımı çağırdım. Tuğamiral Prof. İnal Ülgenalp, Tuğgeneral Levent Karaca, Tuğgeneral Fahrettin Alpaslan, Tuğgeneral Sabri Devecioğlu, Tuğgeneral Nusret Aras, Tuğgeneral Şakir Tanındı, Tuğgeneral M. Ali Gündoğan, Tuğgeneral Çetin Harmankaya, Tuğgeneral Hikmet Tanboğa, Tuğgeneral Deniz Demirkan'dan oluşan grup hep birlikte otopsi salonuna gittik. Kefenli olarak rahmetli Cumhurbaşkanı Turgut Özal sedye ile otopsi masasına yatırıldı ve kefeni açıldı. Patoloji Anabilim Dalındaki görevliler formol solüsyonları ve büyük enjektörler hazırlamışlardı. Prof. Albay Rıfkı Finci, Doç. Yarbay Ömer Günhan ve otopsi teknisyeni Mustafa Okumuş gerekli tahnit işlemlerini gerçekleştirdiler. Bu işlemde vücut boşluklarına, yağ ve kas dokularının yoğun olarak bulunduğu bölgelere formol dolduruldu veya 50-100 cc.'lik enjektörlerle enjekte edildi. Vücut yüzeyine, deriye farmolin sürüldü ve tekrar kefenlendi." YÜZÜNDE GÜLÜMSEYEN BİR İFADE VARDI Ömer Şarlak, Özal'ın 17 Nisan sabahı hastaneye ancak 11:15 sularında getirildiğine dikkat çekerek, hastaneye getirilmeden beyin ölümün gerçekleştiğine dikkat çekiyor. Hacettepe'de yapılan müdahaleleri de anlatan Şarlak, Özal'ın o anki durumunu, "Yüzünde gülümseyen bir ifade vardı" sözleri ile anlatıyor. Şarlak anılarında Özal'a otopsinin yapılmasını ailesi dahil kimsenin istemediğini vurgularken o zamanki tartışmaları da göz önünde bulundurarak içindeki ukteyi; "Bugün keşke yapsaydık diye düşünüyorum" sözleriyle dile getirmesi oldukça manidar.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT