BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Galatasaray yarın milli takımımız!

Galatasaray yarın milli takımımız!

Yarın İngiltere’de Leeds’in stadında oynanacak olan Galatasaray-Leeds maçının ve evveliyatının çeşitli boyutları var. Önce milli ve milletlerarası boyutları: Bu maçta Leeds’in karşısına çıkacak takım sarı-kırmızı formalar giyse bile, Türk takımıdır, milli takımımızdır.



Yarın İngiltere’de Leeds’in stadında oynanacak olan Galatasaray-Leeds maçının ve evveliyatının çeşitli boyutları var. Önce milli ve milletlerarası boyutları: Bu maçta Leeds’in karşısına çıkacak takım sarı-kırmızı formalar giyse bile, Türk takımıdır, milli takımımızdır. İstanbul’daki nahoş olay ve sonuçları yaşanmasa idi de bu böyle olacaktı. Şimdi daha fazla öyle! Milliyetçilik meselesi Güngör Mengi kardeşimiz, eğer yanlış anlamadımsa, Sabah’taki başyazısında, İstanbul’daki olayı, İngiliz yazarı Lord Acton’un “geçmiş diktatörlüklerin mirası ve tarihte geriye atılmış adımlar” diye tarif ettiği “milliyetçiliğe” atfetmiş. Herşeyin aşırısı gibi bağnaz, aşırı ırkçı milliyetçilik zararlıdır, ama genelleme yaparak, milliyetçiliği, entellerimizin hep yaptıkları gibi toptan kötülemek ve dışlamak da yanlıştır. Spor karşılaşmalarında, tabii milliyetçilik hatta yerel bağlar rol oynar ve bu duyguların aşırısı da zararlı olur, amma bir spor karşılaşmasında, köklerimizden tamamiyle soyutlanmamız mümkün müdür. Her millet için de bu böyledir. Bu gerçeği masa başından inkar edemezsiniz ve bunun kompleksi altına girmemeliyiz! Taksim’deki olay cinayetti, ancak bu cinayeti Türk milletine ve toplumuna maletmek de doğru değildir, hem “holiganlığı” biz icat etmedik. Genelde olduğu gibi başka ülkelerin saldırgan milliyetçiliği olmasa bizim de doğal olan -ve iyi ki olan- milliyetçiliğimiz harekete ve savunmaya geçmezdi ve de geçmez. Ne var ki ve siz bazı İngilizler’in küstahlığına bakınız ki, fanatikleri holiganları her ülkeye gidip içip içip saldırıya geçtikleri malum olduğu halde, Taksim’deki olayda Türkler’e karşı geleneksel peşin hükümlerini ortaya çıkarmışlardır. İngiliz futbol otoritelerinden David Mellor, Türk futbol taraftarlarının geleneksel ve adeta mezhepleşmiş fanatikliklerinden bahsetmiş. UEFA ve İngiliz güvenlik otoriteleri de Türk taraftarlarının toplu olarak maça katılmalarını, polisin güvenliği sağlayabileceği hususunda garanti veremediği için yasaklıyorlar. Ama Türk hükümeti Galatasaray ve polis Juventus maçından evvel istenilen böyle bir garantiyi vermişti. Peşin hükümlerin özü Taksim’deki olayın İngiltere’deki ve Avrupa’daki yorumları, Türkiye’ye karşı Avrupa’da mevcut ön yargıların bir mikrokozmu oldu: Güneri Cıvaoğlu, bir yazısında “Yüz yıllık yalnızlık sonrası, ilk kez bir Türk takımı Avrupa şampiyonu olmak durumunda” diyor ve bir analojiyi ima ediyor “Türkiye yüzyıllık yalnızlık sonunda Avrupa’ya aday olmak üzere”... Bu yalnızlık bizim tercihimiz mi idi, yoksa “o tek dişi kalmış canavar” mı bizi, Müslüman Türkler’i, camiasından hep dışladı? Bu sorunun cevabını hem Leeds olaylarında hem de yarın yapılacak maçta bulursunuz... İngilizler Leeds’in bir Türk takımı tarafından gene yenilmesinden, Avrupalılar da dinamik ve genç Türk kütlelerinin aralarına girmesinden korkuyorlar. Diğerleri bahane! Sportmenliğin yozlaşması Bunu belirttikten sonra Hıncal Uluç’un önceki gün NTV’de Türkiye’de spor ve futbol ahlakının-sportmenliğin yozlaştığı ve bunun da özellikle İngiltere’den ithal fanatikliğe zemin teşkil ettiği hususundaki görüşüne can-ı gönülden katılacağım. Kim ne derse desin, bunun da sebebi milliyetçilik ve bölgecilik değil, ülkemizde ahlakın ve terbiyenin genel olarak ve ciddi şekilde yozlaşmış olmasıdır. Bu yozlaşmanın sebebinin büyük bölümünü de fanatikliğin, hatta bir spor gazetesinin ismi ile adeta mubah görüldüğü medyamızda aramak gerekir. Televizyonlardaki dizilerde konuşmalarda küfürün, hakaretlerin bini bir paraya giderken, bunların spor alanlarına intikal etmemesi hiç mümkün mü? Müessif bir olay 1930’lu yıllarda, bir gazetemizin, maçın tafsilatını verirken “Maçta çok müessif bir hadise oldu, seyirciler hakeme yuh çektiler!” diye yazmasından, hakeme, karşı taraf oyuncularına ağza alınmayacak küfürler ve hakaretler yağdırıldığı -ve hoşgörüldüğü hatta teşvik edildiği bugüne ne büyük ve anlamlı bir aşama! Sportmenliğe centilmenliğe nasıl tekrar döneriz, “nasıl adam oluruz? Ülkemizin ahlak ve terbiye seviyesi, sadece TV programlarında değil, aile içi, konuşmalarda bile “be ve ulanı”, küfürleri, kaldırabildiğimiz zaman! Acaba fazla mı iyimserim... Şimdi önümüzdeki büyük “challenge”, -meydan okuma- “milli” Galatasaray takımımızın, yarın Leeds’i muhakkak yenmesi! Eskaza yenilirsek dünyanın sonu gelmez ama yenersek, Avrupa’ya kelimelerle belirtilemeyecek bir ders vermiş olur, kendimize güvenimizi tazeleriz. Varsın, Leeds stadyumuna Türk seyirciler toplu olarak alınmasınlar. Fatih Terim ve sevgili Galatasaraylılar herhalde bilirler ki, bütün Türkler -Fenerbahçeli, Beşiktaşlılar Trabzonsporlu, sağcı ve solcu- bütün Türkler onların yanında ve arkasındadırlar... Galatasaray’ın merhum “Baba Gündüz”ün kardeşi olarak tabii ben de oradayım. Gayret onlardan, dualar bizden, tevfik yüce Allah’tan! GÜNÜN FİKİR KIRINTISI “Türk sporcuları, dünya spor alanlarında milletimizin en yüksek vasıflarını temsil edeceklerdir!” Atatürk-1936 “Britanya savaşında (Alman hava saldırılarına karşı) zafer, Eaton ve Harrow (seçkinler) okullarının spor sahalarında kazanılmıştır” Winston Churchill-1942
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 89898
    % 0.37
  • 4.8232
    % -0.22
  • 5.6284
    % -0.33
  • 6.3815
    % -0.47
  • 192.903
    % -0.91
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT