BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Kıbrıs’ta ikinci tur

Kıbrıs’ta ikinci tur

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin sonucu, ikinci tura kaldı. İlk nazarda, bunda şaşılacak ne var denebilir. Doğrudur. Ancak, Kıbrıs’taki seçim, normal şartlar altında, dünyanın herhangi bir yerinde yapılan rutin bir seçim değildir.



Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin sonucu, ikinci tura kaldı. İlk nazarda, bunda şaşılacak ne var denebilir. Doğrudur. Ancak, Kıbrıs’taki seçim, normal şartlar altında, dünyanın herhangi bir yerinde yapılan rutin bir seçim değildir. KKTC’nin Devlet olarak varlığı, muhasımların dahi inkar edemedikleri bir gerçek olmakla beraber, KKTC’yi de içine alacak siyasi bir çözüm, hâlâ çok uzaklarda. Yani, 26 seneden bu yana, sadece bir ateş-kes yaşanıyor. Yoksa, dava, duruşma aralarına rağmen devam ediyor. Bu davayı elbette, Kıbrıs Türk halkı, bir bütün olarak götürüyor. Ancak, yine de, dava, vekilsiz olmuyor. Sayın Rauf Denktaş, elli yıldan bu yana, asli mesleğinin de icabı, bu davaya bakıyor. 1963 yılı sonunda, Sayın Denktaş, o zamanki lider, merhum Dr. Küçük’le birlikte, bu davayı nereden aldı, bugün nereye getirdi? Kıbrıs’ta, siyasi partiler ve diğer adaylar, bana kalırsa, arabayı atın önüne koşmaya çalışıyorlar. Avrupa Birliği’nin, şimdilik sadece uzattığı, ancak el atınca, hemen çekeceği belli, elma şekerine pek tamah ediliyor. Çözümü çabuklaştırın, Rumlarla birlikte Avrupalı olun. Bunu hemen yapamıyorsanız, Avrupa Birliği ile müzakere halindeki Rum heyeti içinde, bir şekilde, yer almaya bakın. Gün bugündür, kendi geleceğinizi ve refahınızı düşünün. Bu fırsatı, olmaycak bazı dualara amin deyip, heder etmeyin. İşte, Sayın Denktaş’ın, birinci turda, önünü kesen düşünceler. Rumlarla, asırlarca iç içe yaşayacaksınız ve son elli sene içindeki oyunlarına her gün, hayatınız pahasına, şahit olacaksınız, buna karşın, Rum’a, hâlâ iyi niyet atfedeceksiniz. Burada, mantık, herhalde, ben yokum diyor. Hisler de, birden değişmeyeceğine göre, geriye, aşikar ‘siyaset’ kalıyor. Kıbrıslı kardeşlerimize, bu siyaset illeti nereden bulaştı? Bizden desem, ‘siyasetin’ bizde yapmakta olduğu tahribatı acaba görmüyorlar mı? Demek, görmek istemiyorlar. Kıbrıs’ta, Sayın Denktaş’ı ikinci tura sürükleyen bu cereyandan, bizim de bazı sonuçlar çıkarmamız gerekiyor. Rumlar, bir yandan Avrupa Birliği’nden, diğer taraftan Yunanistan’dan yüz bulup, uyuşmazlığı devam ettirdikleri takdirde, Kıbrıs’la, her türlü entegrasyonu hızlandırırız diyoruz. Sayın Denktaş’a muhalif olanlar, bu görüşe ne diyorlar acaba? Bu vesile ile, basına konu olan bir marifeti hatırlatmak istiyorum. Türkiye Cumhuriyeti’nin Ankara valisinin, pasaportunda, doğum yeri, Gümülcine yazıyor diye, Ankara’daki Yunan Sefareti kendisine vize vermiyor. Gümülcine’nin Komotini olarak değiştirilmesinde ısrar ediyor. Ve Yunanistan bunu, Türk-Yunan Dışişleri Bakanlarının, el ele, kol kola, Türk ve Yunan şarkıları söyledikleri, sözde, ‘müstesna’ olarak vasıflandırılan bir iklimde yapıyor. Gerisini varın, siz hesap edin.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT