BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Dua, bombadan güçlüdür

Dua, bombadan güçlüdür

İddia o ki Gazze’den İsrail’e füze fırlatıldığı için bu devlet, kendini müdafaa maksadıyla karşılık verdi. Dayanılmaz şartlara tahammül mustaribi Gazzelilerin durduk yerde düşmanı tahrik etmesi mümkün değildir. Bu bir plandır, netice itibariyle plan uygulanmış ve bebekler ve çocuklar dahil her yaştan Gazzeli merhametsizce bombalanarak öldürülmüştür.



İddia o ki Gazze’den İsrail’e füze fırlatıldığı için bu devlet, kendini müdafaa maksadıyla karşılık verdi. Dayanılmaz şartlara tahammül mustaribi Gazzelilerin durduk yerde düşmanı tahrik etmesi mümkün değildir. Bu bir plandır, netice itibariyle plan uygulanmış ve bebekler ve çocuklar dahil her yaştan Gazzeli merhametsizce bombalanarak öldürülmüştür. Tuhaf olan şudur, ordusuyla, teknolojisiyle övünen İsrail, bir avuç açıkhava mahkûmuna karşı 75 bin yedek askeri de silah altına çağırmıştır. İsrail’in Gazze’ye bombalar, ateş ve kin yağdırmaya başlaması üzerine evlerde, mâbedlerde, sosyal medyada yüz milyonlarca Müslüman, dua rüzgârları ve beddua kasırgaları estirmeye başladılar. O dualar, o beddualar mutlaka tesirini gösterir. İsteyen şimdiden inanır, isteyen o tesirleri görünce inanır. Duanın gücüne dair sayısız misaller vardır, üç tanesinden söz etmek kâfi. İlk misalimiz Bedir Harbidir: Bedir, İslâm’ın varlık savaşıdır. Bedir kaybedilseydi tarihin seyri nasıl olurdu bilinmez. Kemiyyet ölçülerine göre kaybedilmesi gerekirdi. Müşrik ordusu 3 bin kişiydi. Bu 3 bin askerin çoğunluğu zırhlı, silahlı, atlı ve develiydi. Eshab-ı Bedr ise sadece 313 kişiydi. Mücahidlerde zırh, silah, at, deve yok gibiydi. Ne var ki amansız muharebeyi 3 bin kişi değil, 313 kişi kazandı. Çünkü... Çünkü.. Çünkü: İslam Ordusu, Allah’a mutlak îmân ve Resulullaha mutlak aşkla bağlıydı. Sevgili Peygamberimiz -aleyhisselam- ve kadın ve erkek ve çocuk ve garib ve bütün Müslümanlar, mücahidlere gökleri sağarcasına dua etmekteydiler. Eshab-ı kiramdaki o dâvâ azmi, mü’minlerin kalbinden yükselen o billur dualar, zaferi getirdi. İkinci Misal Malazgirt Zaferi’dir: Sultan Muhammed Alparslan’ın 50 bin yiğidi, 250 bin kişilik Bizans ordusunu darmadağınık ederek Anadolu kapılarını, ezana ve secdeye ve tevhide açtı. 26 Ağustos 1071 Cuma günü Mehmetcik, yerkürenin her köşesindeki âlim, evliya ve Müslümanlardan dua almıştı. Son misal Afganistan’dır: Sene 24 Aralık 1979. İkinci süper güç SSCB’nin dünyayı titreten Kızıl Ordusu, Leonid Brejnev’in talimatı ve içerideki hainlerin davetiyle jetler ve tanklarla Afganistan’a girdi. Savaş yıllarca sürdü. Sovyetler, her türlü imkânla saldırdığı, Babrak Karmal, sonra da M. Necibullah içeriden yardımcı olduğu halde 15 Şubat 1989’da Mihail Gorbaçov’un talimatıyla arkada 150 bin ölü, 451 düşürülmüş uçak, sayısız tank ve silah bırakarak çekilmek zorunda kaldı. İki sene sonra da tarihe gömüldü. Sebep şu ki yıllar boyu bütün Müslümanlar, Afgan mücahidlere dua, işgalci komünistlere beddua ettiler. Süper güç SSCB’ni dua destekli bir avuç Afganlı vatansever dize getirdi. Tarih tekerrür ediyor. Zafer Gazze’nindir. Hüsransa Allah’ın gazabını sınayanların. Duaları gönüllerde gül açan İmam-ı Rabbani Hazretleri buyuruyor ki: -Leşkeri dua, leşkeri gazadan üstündür. Yani: Dua, bombadan güçlüdür...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT