BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İslâm âlemi yanıyor BM yine seyrediyor

İslâm âlemi yanıyor BM yine seyrediyor

Suriye ve Gazze’deki durum vahimdir. Bu karanlık tablo karşısında “BM olup biteni sadece seyrediyor” demek kadar, “İyi de, Müslümanlar kan ve gözyaşına gark olmuşken, İslam İşbirliği Teşkilatı ne yapıyor?” diye sormak da hakkımızdır



Türkiye ile Mısır arasında çok yönlü bir stratejik iş birliğinin ana çerçevesini oluşturan görüşmeler geçen hafta sonunda Kahire’de gerçekleşti. Başbakan Erdoğan’ın, beraberindeki 10 bakanla Mısır’a gerçekleştirdiği çalışma ziyareti, Muhammed Mursi’nin cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturmasından sonra iki ülke arasındaki ilişkilerin ne ölçüde geliştiğinin önemli bir göstergesi niteliğindeydi. Fakat Türkiye-Mısır görüşmeleri, İsrail’in Gazze saldırısının gölgesinde gerçekleşti. Dört yıl aradan sonra, yine bir genel seçim öncesinde, Hamas tarafından yapılan roket saldırılarını bahane eden İsrail, havadan ve denizden Gazze’yi bombalamaya başladı. Ateşkes çağrılarına rağmen, bu satırların yazıldığı sırada, Gazze sınırına yığınak yapan İsrail tankları, çok daha büyük bir felakete sebep olabilecek kara harekâtına hazırlanıyordu. Başbakan Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Mursi İsrail’in durdurulmasını isteyen açıklamalar yaptı. Erdoğan, bir defa daha BM’nin etkisizliğine vurgu yaparak, Güvenlik Konseyi’nin mevcut yapısıyla, uluslararası barış ve güvenliği temin etme temel amacından ne kadar uzak olduğunun altını çizdi. Obama ve Putin’le yaptığı telefon görüşmelerinde ABD ve Rusya’nın İsrail’i durdurmak için devreye girmesini isteyen Erdoğan, Suriye’deki katliam sürerken, Gazze’de de benzeri bir insanlık felaketinin, üstelik dört yıl içinde ikinci defa tekrar etmesinin önlenmesi için harekete geçilmesini istedi. Ne İsrail operasyonunu “terör örgütü Hamas’ın saldırılarının önlenmesi için yapılan bir meşru müdafaa eylemi” olarak nitelendiren ABD’nin, ne de İsrail’le ilişkilerinde her zaman dikkatli ve dengeli bir yaklaşım sergileyen Rusya’nın Netanyahu’ya karşı sert bir söylem takınmasını bekleyemeyeceğimize göre, bu felaket nasıl önlenecek? Bizzat Katar dışişleri bakanının ifadesiyle “zaman kaybından başka hiçbir işe yaramayan” Arap Birliği toplantılarında İsrail’i durduracak bir önlem mi alınacak? İslam İşbirliği Teşkilatı acilen toplanıp, İsrail’e ve bu ülkeye yardımcı olan ülkelere karşı bir tedbir paketini mi yürürlüğe sokacak? Henüz Mavi Marmara katliamının hesabını soramamış olan Türkiye, başta Sina karışıklığı olmak üzere kendi iç meseleleriyle boğuşan Mısır’la birlikte, İsrail’i durdurma misyonunun öncülüğüne soyunsa, bunda ne ölçüde başarılı olacak? Bunların hiçbiri olmayacak. Netanyahu, İsrail’in her zamanki vurdumduymazlığı içinde, kimseye sormadan başlattığı harekâtı, yine kendisinin istediği zaman bitirecek. Uluslararası hukuku hiçe sayan, yıllardır başkalarından çaldığı topraklarda yerleşim birimleri kurmakta bir beis görmeyen, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın denetimine kapılarını kapatarak nükleer silahlar üreten, kentlerin etrafına inşa ettiği duvarlarla Filistinlileri açıkhava hapishanelerinde yaşamaya mahkûm eden İsrail, hâmilerinin kollarında bildiğini okumayı sürdürecek. Suriye ve Gazze’deki durum vahimdir. Baas rejiminin eylemleri karşısında BM’nin karar almasını imkânsız kılan Rusya ve Çin ne kadar mesulse, İsrail’in hukuk dışı eylemlerinin BM’de kınanmasına dahi müsaade etmeyen ABD de o kadar mesuldür. Bununla birlikte, İslam âlemindeki durumun vahameti sadece Suriye ve Gazze’ye indirgenemez. Halen dünyada devam etmekte olan ve her birinde yılda en az 1000 kişinin hayatını kaybettiği 11 silahlı çatışma alanı mevcuttur. Bunlardan 9’u İslam ülkelerinde bulunmaktadır. Sudan, Somali, Mali, Afganistan, Pakistan, Yemen, Irak ve Libya’daki çatışmaların bazıları iç savaş görünümü arz etmektedir. Suriye’de ise çoktan iç savaş noktasına gelinmiştir. Yıllık bazda daha az can kaybına yol açan, halen devam etmekte olan 32 krizin 17’si de yine İslam ülkelerindedir. Myanmar’dan Filipinler’e, Belucistan’dan Keşmir’e, Batı Sahra’dan Kuzey Kafkasya’ya kadar birçok bölgede Müslümanlar ya birbirleriyle çatışmakta ya da baskı ve müdahalelere karşı direnmeye çalışmaktadır. Böylesine karanlık bir tablo karşısında “BM olup biteni sadece seyrediyor” demek kadar, “İyi de, Müslümanlar kan ve gözyaşına gark olmuşken, İslam İşbirliği Teşkilatı ne yapıyor?” diye sormak da hakkımızdır. BM’nin reforme edilmesi ve bu türden çatışmaların sona erdirilmesinde işlerlik kazanması elbette önemlidir. Ama İslam ülkelerinin hükümetlerinin de artık kendilerine gelmesi gerekir. İslam Zirveleri’nde nutuk atmakla, kendimizde hiç kabahat bulmayıp, dönüp dönüp Batı dünyasını suçlamakla çözülmüyor bu meseleler. BM Güvenlik Konseyi beş ülkenin “iki dudağının arasında” da, birçok İslam ülkesinin hükümetleri değil mi? SALDIRININ BEDELİ ANNELERE Gazze ile İsrail arasındaki meselenin bedelini en çok çocuklar ile anneleri ödüyor. Saldırılarda evleri yerle bir olan ve çocuklarını, yakınlarını kaybeden bir anne, çaresiz ve şaşkın gözlerle olan biteni seyrediyor.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 104123
    % 0.12
  • 3.4906
    % -0.5
  • 4.1771
    % -0.29
  • 4.7234
    % -0.71
  • 145.551
    % 0.08
 
 
 
 
 
KAPAT