BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kibir, her iyiliğe engeldir!..

Kibir, her iyiliğe engeldir!..

Kibirli olan, salih insan olamaz. Kibirli değilim diyen, kibirlidir. Kibir her iyiliğe engeldir, her kötülüğün anahtarıdır. Rabbini tanıyan, hiç kibredebilir mi?



Kibir, kendisini başkasından üstün görmektir. Kötü huydur ve haramdır. Allahü teâlâyı unutmanın alametidir. Kibirli olan, salih insan olamaz. Kibirli değilim diyen, kibirlidir. Kibir her iyiliğe engeldir, her kötülüğün anahtarıdır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Kibir, hakka razı olmamak ve insanları küçük görmektir.) Aklı olan, kendini ve Rabbini tanıyan, hiç kibredebilir mi? İnsan aşağılığını, acizliğini, Rabbine karşı her an izhar etmek mecburiyetindedir. Bunun için her an her yerde aczini göstermesi, tevazu üzere bulunması gerekir. Büyüklenerek “ben” demek feyiz ve bereketi keser. KİBRİN EN KÖTÜSÜ!.. Kibir, insanı, Allahü teâlânın bütün emirlerine muhalefete sevk eder. Çünkü kibirli insan, başka birinden hak ve hakikati duysa, onu kabul etmek istemez, hemen karşı çıkar. Dini konularda bile münazara edilse, hemen inkâra kalkışır. Hatta hakkı, karşıdakinin dilinden duysa hemen çeşitli yollardan, doğru olduğunu bilse bile onu çürütmeye çalışır... Kibrin en kötüsü Allahü teâlâya karşı kibirdir. Nemrud, Firavun böyle idi. İlahlık iddiasında bulundular. Bazı dinsizler de imanı, ibadeti, namaz kılmayı aşağılık, gericilik sanarak kibirlenirler. Allahü teâlâ buyuruyor ki: (Büyüklenerek bana ibadet etmeyenler alçalmış olarak Cehenneme girecektir.) [Mümin 60] Bundan sonra kibrin kötüsü, Peygamberlere karşı kibirdir. Bazıları, Peygamberleri kendileri gibi bir insan gördükleri için, kibirlenerek onlara uymayı kabul etmediler... Bunun gibi âlimlere karşı da kibirlenmek çok kötüdür. Onlar da bizim gibi insandır diyerek kendilerini onlardan üstün görürler... Bundan sonra da insanlara karşı kibir gelir. Herhangi bir hususta kendini başkasından üstün gören kibirlidir... Peki, insan niçin kibirlenir? Sebepleri şunlardır: İlim, ibadet, soy, güzellik, kuvvet, servet, mevki, yakınların çokluğu... Din büyükleri buyuruyor ki: “İlim silah gibidir. Düşman elinde zararı, dostun elinde faydası olur. Yani ilim, kibirlinin kibrini, tevazu ehlinin tevazuunu artırır. İlmi ile kibirlenmek, büyük felakettir... İbadeti sebebiyle kibirlenmek de büyük felakettir. Bunun için ‘Çok ibadet edenin, kibirden kurtulması zor olur’ buyurulmuştur... Soyu ile övünmek ahmaklıktır. Kabil, Hazret-i Âdem’in oğlu idi. Babasının Peygamber olması, bunu küfürden kurtaramadı... Güzellik yüzünden kibre düşmek daha çok kadınlarda görülür. Başkalarını ayıplamaya, küçük düşürmeye ve gıybete vesile olur. Halbuki güzellik, insanda kalıcı değildir, er geç gider. Geçici olan şeyle kibirlenmek, ahmaklıktır. Kibredenin güzelliği, gübrelikte biten gül gibidir... Gücü, kuvveti ile kibretmek de, cahilliktir. Çünkü hayvanların kuvvetleri, insanlardan çok fazladır. Mesela bir insan fil kadar kuvvetli olamaz. Kaplan gibi koşamaz. Kuş gibi uçamaz. Hayvanlar, bir bakımdan insandan üstündür. Hayvanlarda da bulunan üstünlüklerle kibirlenmek elbette uygun olmaz... Çok zengin olmak da üstün olmayı gerektirmez. Karun’un çok malı vardı. Malı ile beraber kahrolup gitti... Akraba ve tanıdıklarının çokluğu ile üstünlük taslamak da yanlıştır. Bir kimsenin kendisi iyi değilse, bütün dünya onun akrabası olsa ne çıkar?..” Günahkârın affı!.. Günaha bir tevbe yeter, taata bin tevbe yetmez. Günah işleyen, tevbe ederse Allah affeder. Fakat ibadet eden, ucba kibre kapılabilir. Buna bin tevbe bile yetmez... Benî İsrail’den fâsık, günâhkâr bir kimse vardı. O devirde bir âbid de ibadetiyle şöhret bulmuştu. Fâsık, bu âbidin yanından geçerken; “Gideyim, şu âbidin yanına oturayım, belki Allahü teâlâ onun hürmetine beni affeder” diye düşündü. Gidip yanına oturdu. Âbid ise, üzerinde bulutun gölgelendirdiği bir zat olduğu için, böbürlenip; “Bu fâsık, benimle oturamaz” diyerek ondan yüzünü çevirdi. Yüz bulamayan fâsık da çekip gitti. Fakat enteresan bir şey vuku buldu! Âbidin üzerindeki bulut, fâsıkla beraber gitti!.. Allahü teâlâ zamanın Peygamberine; “İnsanlara niyetlerine göre muamele ederim. O fâsık kulumun günahlarını, bu iyi niyetinden dolayı affettim. Çok ibadet yapan o âbidin ibadetlerini de kibri sebebiyle yok ettim” diye vahyetti... Allahü teala sonumuzu hayreylesin...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT