BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sağlıkta dönüm noktası

Sağlıkta dönüm noktası

Sağlık harcamaları ülkelerin GSMH’larının yüzde 10’u kadar bir büyüklüğe ulaştı. Türkiye’de de üç aşağı beş yukarı aynı. Yaklaşık 100 milyar TL’lik bir bütçe söz konusu. Neresinden bakarsak bakalım, büyük rakam. Bu harcamaların yarısı Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından gerçekleştiriliyor zaten. 20 milyar TL kadarını da Sağlık Bakanlığı harcıyor, geriye kalanını ise özel sağlık sigorta fonları ve fertler gerçekleştiriyor.



Sağlık harcamaları ülkelerin GSMH’larının yüzde 10’u kadar bir büyüklüğe ulaştı. Türkiye’de de üç aşağı beş yukarı aynı. Yaklaşık 100 milyar TL’lik bir bütçe söz konusu. Neresinden bakarsak bakalım, büyük rakam. Bu harcamaların yarısı Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından gerçekleştiriliyor zaten. 20 milyar TL kadarını da Sağlık Bakanlığı harcıyor, geriye kalanını ise özel sağlık sigorta fonları ve fertler gerçekleştiriyor. Türkiye kendi vatandaşı sağlıklı bir hayat sürsün diye yatırım yaptı. İyi ki de yaptı; sağlık turizminde iddialı hale de geldi kısa sürede. Dünyanın ilk 10 ülkesi arasına girmiş olması da gösteriyor zaten bu iddialı durumu. Türkiye’ye yılda 100 bin kişi geliyor tedavi olmak maksadıyla. Bir o kadar da Türkiye’de iken hastalanıp tedavi gören var. Az değil tabii. De... bu sayının hiç olmazsa 1 milyar hastaya çıkması lazım. Eğer bir işletme ya da bir sektörden söz ediliyorsa orada kâr-zarar, yatırım, maliyet, tasarruf, eğitim ve tabii insan kaynakları gibi unsurların her birisi önem kazanır ve dolayısıyla iktisat ilmi vazgeçilmezi olur o işletme ya da sektörün. Türkiye planlı, programlı büyümeyi ve projeli yatırım yapmayı bilen bir ülke olamadı bir türlü. Sağlık alanında da var tabii aynı plansızlık. “Denk yolda düzülür” misali, hem gelişip büyüdü, hem de kendi içinde iyileştirmeleri yaşadı. Bundan 5-10 sene önce Türk hastalar tedavi için Avrupa ya da Amerika’ya gidiyorlardı; şimdi ise oralardan Türkiye’ye geliyorlar. Hele Orta Doğu, Balkanlar ve Kafkasların sağlık merkezi oldu Türkiye. Sadece estetik ameliyatlar için gelmiyor yabancı, onu da söyleyeyim. Karaciğer ve böbrek naklinden tutun da kalp ameliyatına ya da tüp bebeğe kadar her türlü cerrahi operasyon için gelen var. Türkiye’de alanında söz sahibi olan uzaman hekim sayısı da arttı. İhtisas hastaneleri sayısı da. Hemen belirteyim ki, tıbbi cihaz üretiminde de iddialı hale geldi Türkiye. İlaç sanayinde ise henüz emekleme döneminde. 6-7 milyar dolarlık bir yatırım var topu topu. İlaç sanayi için oldukça mütevazı bir yatırım bu. Çok daha fazla olması lazım. Şayet Türkiye sağlıkta cazibe merkezi olmak istiyorsa (ki istiyor) sağlık hizmetleriyle birlikte eksik yatırımlarını da tamamlaması lazım. Bunun yolu da planlamadan geçiyor. Hastane?yap?ama hekim olmasın ya da?cihaz?sıkıntısı?çek!?Olacak?şey mi? Bugün ve yarın Ankara’da sağlık ekonomisi masaya yatırılıyor. Hacettepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehtap Tatar’ın başkanlığını yaptığı Sağlık Ekonomisi ve Politikaları Derneği tarafından tertip edilen “I. Sağlık Ekonomisi Kongresi” sektörün mevcut fotoğrafının çekilmesi bakımından önemli bir kongre özelliğini taşıyor. Sağlık teknolojisinden sigorta fonlarına, geri ödeme kararlarından sağlık hizmetlerine kadar her bir konu ele alınıyor?bu?kongrede. Hem?de?yerli?yabancı?uzmanlar?tarafından. Ayrıca bu konuda?yapılan?ilk?kongre olması yönünden de önemli. Bu kongrenin sağlık ekonomisine tahminlerin ötesinde katkı sağlayacağı kesin.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT