BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Mafiş mi?..

Mafiş mi?..

Ben “o işlerden hiç ama hiç anlamam”; bugüne kadar bir gün de gidip ve de “Borsa” falan deyip, herhangi bir şirketin “bir liralık hisse senedini” almadım.



Ben “o işlerden hiç ama hiç anlamam”; bugüne kadar bir gün de gidip ve de “Borsa” falan deyip, herhangi bir şirketin “bir liralık hisse senedini” almadım. TRT’nin teleteksinde de “Borsa rakamları bölümüne”, ancak “spor kulüplerinin şirketleri girince” bakmaya başladım; “Hangisinin hisseleri yükseliyor, hangisinin düşüyor” diye!.. Bazı günler, gördüğüm rakamlar “beni çok şaşırttı”; Falan kulübün takımı yeniliyor, ama bakıyorum, hisse senetleri, “yükseliyor”; bu nasıl oluyor, neden oluyor; o günlerde de anlamadım, hâlâ da anlamıyorum. Yoksa, Borsa’da bazen patlayan “içerden haber alma” ya da “spekülasyon” bombaları gibi bir durum mu oluyor; bilmiyorum!.. Son aylarda “Galatasaray’ın hisse senetleri” ile ilgili olarak gazetelerde “iddialı, şikâyetli, mahkemeli, sermaye arttırımlı, küçük hissedarlı” o kadar çok haber görmeye başladım ki, TRT teleteksindeki tablolara “daha bir dikkatli” bakar oldum!.. Ve ortaya “hiç anlayamadığım” şöyle bir görüntü çıktı; Galatasaray hisse senetlerinin Borsa’ya ilk açıldığında “rakamı” 80 TL , Fenerbahçe’nin ise 12 TL civarındaydı, belki üç-beş kuruş ya da 1-2 lira eksik / fazla!.. Bugün bakıyorum; ikisi de “40 TL civarında gidip geliyorlar” ve şu anda fiyat olarak Fenerbahçe hisseleri, Galatasaray hisselerinin üzerinde!.. Yani; Galatasaray’ın “küçük hisse sahipleri” için “mafiş” vaziyeti var gibi!.. Mafiş, bir; “yok / kalmadı” ve de iki; “yumurtalı hafif bir hamur tatlısı” anlamlarına geldiğine göre, Galatasaray’ın küçük hissedarları için durum “tatlı” değil, “yok, kalmadı” gibilerden görünmüyor mu?!.. Eğer “öyle” ise, onlar “şikâyette haklı değiller” mi?.. “Değillerse”, birileri “neden değiller” onu bizlere “anlayacağımız şekilde” açık açık anlatsalar da, anlasak, fena mı olur?.. > Kaka mı, Kerim Frei mi?.. Elbette yazımın başlığını okuyanların çoğu, “Böyle de soru mu olur” diyerek, bana gülecekler!.. Gülen gülsün; ben “bu” soruyu hem soracak, hem de cevaplayacağım; “Kerim Frei!..” Bu soru mesela “Mesut Özil mi, Kerim Frei mi” olsaydı, cevabım değişik olacaktı; “Elbette Mesut Özil!..” Neden?.. Bir; Kaka’nın Real Madrid’te “sonradan oyuna alındığı” birkaç maçını seyrettim; o kadar “tesirsiz” gördüm ki, “Oyunda Kaka var mı, yok mu” belli bile olmuyor!.. İki; Real Madrid gibi bir kulübün ve takımın “kıymetini bilmeyen” ve de aklını başına almayan bir futbolcu, Galatasaray’da ne yapar?.. Üç; kimse “Hagi örneğini vermesin”; o “Hagi” idi ve Galatasaray için de, Hagi için de tam bir “düşeş atımı” oldu!.. Dört; “Kaka ününde olmasa” bile, son 8-10 yılda gelen ve hatta “Brezilya Milli Takımı’nda da oynayan”, dahası “büyük paralar verilen” Brezilyalılar, bir türlü “Galatasaray’a yâr olmadılar”; Kaka’nın olacağını da sanmıyorum, tıpkı “özel hayatı problemler ve dedikodular” ile dolu, “şımarık” Ronaldinho gibi!.. Beş; Kaka gibi, Ronaldinho gibi futbolculara verilecek “çilek parası”, takımın “ücret dengesini altüst eder”; bu da “fayda” yerine, Galatasaray’a büyük “zarar” verir. Hagi ve arkadaşları sarı-kırmızılı kulübe neredeyse “üç otuz paraya gelmişler” ve dengeyi bozmamışlardı!.. Altı; Galatasaray, Kaka’nın ve de mesela Ronaldinho’nun “son kulübü” olacaktı, gelirlerken “elleri doldurulacak”, giderlerken “Galatasaray’ın eli boş kalacaktı!..” Altı; Kerim Frei öyle mi?.. Dahasını söyleyeyim; Kaka’yı ya da Ronaldinho’yu alacağına “çok daha ucuz olacak olan” Quaresma’yı al; daha gerçekçi, daha doğru ve daha verimli bir transfer olur; üstelik “Brezilyalı” değil, Portekizli; “Güney Amerikalı” değil, Avrupalı!.. Bunca olaydan sonra, Türkiye’nin de, “Galatasaray’ın da kıymetini bilecek” kadar da zeki ve akıllı!.. > TRT Teleteksi!.. Bu millet elektrik paraları ile beraber “TRT vergisi ödüyor”; dahası “o kurumda hem de bugünün standartları içinde” iyi hatta “çok iyi” sayılacak ücretlerle binlerce kişi çalışıyor; ama gelin görün ki, “TRT’nin teleteksi” içler acısı!.. Mesela haberlerde çok defa “haberin son cümlesi yarıda kesilmiş hâlde” kalıyor ve de “bütün bir gün boyu” bu hata düzelmiyor, düzeltilmiyor, anlaşılan “TRT içinde”, o haberlere bakan, okuyan, ilgilenen, düzelten yok!.. Dahası, mesela “futbol dışındaki” maç sonuçları ve puan cetvelleri tablolarında, basketbolda, voleybolda “öyle hatalar yapılıyor” ve “öyle işleme / değiştirme gecikmeleri ve hataları oluyor” ki, bunlar, artık “Anadolu’nun kasabalarının gazetelerinde, o gazetelerin internet sitelerinde bile” yapılmıyor!.. Her şeyi bıraktım, bugün TRT’nin “denetim kadrolarında” belki de “yüzlerce arkadaş” var ve odalarında “mesai saatlerini doldurup” evlerine gidiyorlar; hiç mi “Bizim teleteksimizde ne var, ne yok” diye merak edip, o ekranlara bakmıyorlar?.. Hadi “özel” TV’lerin, günün 24 saati ekranda gelip / geçen haber bantlarına bakıp, “oradaki hataları / yanlışları / gecikmeleri / değişimleri düzeltecek” adamları olmuyor, “o sistemi kuramıyorlar”; ama TRT, milletin ve devletin ekranı; böyle mi olmalı?.. Biraz ciddiyet beyler!.. > RTÜK uyandı mı?.. Ekranlarımızdaki Spor (!) programlarının içine düştüğü dipsiz “reyting çukuru”, sonunda RTÜK’ün de dikkatini çekmeye başladı, galiba; günaydııınn!.. Bir RTÜK idarecisinin gazetelere akseden ifadesine göre; “Çok şikâyet varmış, incelemeye başlamışlar!..” Eh, bu da “olumlu” bir gelişme, “düne göre çok geç olsa” da, “yarına göre erken bile sayılabilir!..” Yeter ki, “ciddi bir tedbir alsınlar” ve de spor(!) ekranlarını “sporu kirletmeyecek” hâle getirsinler!.. > Türkiye Kupası!.. Kupa maçlarının bazılarını seyrettim; Anadolu takımlarının, “kendilerinden güçlü ekiplere karşı, futbolcularındaki konsantrasyonun yüksek olması sebebi” ile beklemediğim kadar “olumlu” futbollarını izlerken, “futbolumuz” adına mutluluk duydum!.. Maçları “yöneten” ve “bir ikisi” hariç “işi, ciddiye alan” hakemlerimiz, hele hele “genç” hakemlerimiz adına da mutluluk duydum!.. Ancak statüde “bir düzeltme yapılması” gerek galiba; “tek maçlı eleme sisteminde, o tek maçlar, puan cetvelinde de, kümelerde de altta olan takımın stadında oynanmalıdır!..” “Böyle olursa” Kupa, çok daha cazip hâle gelecektir ve elbette “Anadolu’nun dört bir yanında yaşayan” futbol aşıklısı insanlarımız da, “canlı olarak” büyük takımlar başta “güçlü ekipleri” sahalarında seyretme imkânını ve fırsatını bulacaklardır!..
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 104001
    % -1.26
  • 3.5061
    % 0.96
  • 4.1839
    % 0.36
  • 4.7509
    % 0.47
  • 145.618
    % -0.67
 
 
 
 
 
KAPAT