BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ahmet Yesevî “rahmetullahi aleyh” -2-

Ahmet Yesevî “rahmetullahi aleyh” -2-

Bir müderris vardı ki “Mervezî” ismi ile, Düşmanlık besliyordu Ahmet-i Yesevî’ye. Lâkin tanımıyordu, yakinen kendisini, Yalnız “kötü” olarak işitmişti ismini.



Niçin geldi ne oldu? Bir müderris vardı ki “Mervezî” ismi ile, Düşmanlık besliyordu Ahmet-i Yesevî’ye. Lâkin tanımıyordu, yakinen kendisini, Yalnız “kötü” olarak işitmişti ismini. Hakkında uydurulan yalan ve iftiraya, İnanıp, buğz ederdi bu büyük evliyaya. Güya ona haddini bildirmek gayesiyle, Yola çıktı tam “dörtyüz” ilim ehli kişiyle. İmtihan etmek için bu evliya kimseyi, Ezberledi İslâmdan, tam “üçbin” meseleyi. En çetin olanları seçerek hem bu kimse, Dedi ki; (Cevap versin, bunlara âlim ise.) Böyleyken bu kişinin düşünce ve hayali, “Yesevî”nin kalbine, ilham oldu bu hali. Biraz sonra Mervezî, gelip girdi dergâha, Oturup, hal ve hatır sormadan henüz daha, Büyük hırs ve hışımla, sordu ki ona hemen; (Sen misin insanların dînini ifsad eden?) Hakaret ettiyse de, o böyle açık açık, Lâkin Ahmet Yesevî vermedi bir karşılık. Buyurdu ki; (Efendim, uzak yoldan geldiniz, Hele şöyle oturup, bir miktar dinleniniz. Görüşecek mes’ele var ise ilme âit, Konuşuruz olunca zamanımız müsait.) Bu cevap karşısında çok mahcup oldu o zat, Gösterilen odada eyledi istirahat. Lâkin vazgeçmemişti imtihandan o hâlâ, Ertesi gün dergâha o girdi ilk evvelâ. Ahmet-i Yesevî’nin çıkarak kürsisine, Zor sualler sormağı istedi kendisine. Bir tek kelime bile, konuşamadı fakat, Çinkü yoktu zihninde, tek bilgi ve malumat. Hiçbir şey anlamadı olan bu hadiseden, Defterine müracaat eyledi acileten. Lâkin yine şaşırdı, açtığında defteri, Zira “boş ve yazısız” gördü sahifeleri. Bir şey konuşamadan, kalakaldı öylece, Nihayet hatasını idrak etti böylece. Onun büyüklüğünü kabul etti gönülden, En halis talebesi oldu artık o günden. Yanında getirdiği dörtyüz ilim ehli de, Onun büyüklüğüne inandı ileride. Mervezî af dileyip, bu büyük evliyadan, O günden sonra artık, ayrılmadı yanından. Hizmetinde beş sene kalarak en nihayet, Kulları irşad için, aldı mutlak icazet. Ve onun emri ile giderek Horasan’a, Gösterdi doğru yolu, nice gafil insana.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT