BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Denktaş Türkiye’ye ve Türklüğe lâzım

Denktaş Türkiye’ye ve Türklüğe lâzım

Önümüzdeki Cumartesi günü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin, ikinci raundu yapılacak. Geçen Cumartesi yapılan ilk turda Başkan Rauf Denktaş, rakibi Derviş Eroğlu’nun, oyların % 30’unu almasına mukabil % 44’ünü almış, fakat oyları % 50 barajını geçmediği için seçimin kesinleşmesi Nisan’ın 22’sine kalmıştı.



Önümüzdeki Cumartesi günü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin, ikinci raundu yapılacak. Geçen Cumartesi yapılan ilk turda Başkan Rauf Denktaş, rakibi Derviş Eroğlu’nun, oyların % 30’unu almasına mukabil % 44’ünü almış, fakat oyları % 50 barajını geçmediği için seçimin kesinleşmesi Nisan’ın 22’sine kalmıştı. Rauf Denktaş yarım yüzyıldır, Kıbrıs Türkleri’nin özgürlük mücadelelerinin lideri olmuştur. Bugün de yorulmadan, yılmadan, KKTC’nin ve Türkiye’nin birbirinden ayrılamaz davaları uğrunda, uluslararası arenada, baskılara hatta Kıbrıs ve Türkiye içindeki birtakım kıytırıkların, Kıbrıs Türkünün, bazı küçük çıkarlar uğruna, ikinci sınıf vatandaş ve otel komisi olmasına razı olabilecek kişilerin ayak oyunlarına rağmen, mücadelesini sürdürüyor. Bazı yabancılar “Denktaş olmasa idi Kıbrıs’ta çözüm mümkün olurdu” derler ve onun bir şekilde, bu mücadeleden bertaraf edilmesini temenni ederler. Ben ise, Denktaş olmasa idi ne olurdu, bundan sonra olmasa ne olur diye dehşete kapılırım! Yarım asırdır, bir şekilde içinde olduğum Kıbrıs davasının sadece Kıbrıslı Türkler’in haysiyet ve gerçek özgürlükleri mücadelesi değil Türkiye için, uğruna kan dökülmüş bir şeref meselesi ve arazi kavgası olmaktan da öte, stratejik çıkarlarımızın gerektirdiği bir dava olduğunu düşünürüm. Eminim ki, Türkiye’nin stratejik konseptlerini geliştirenler de öyle düşünüyorlardır... Bu seçimler vesilesiyle yabancı gazeteler ve televizyonlar malum, KKTC’nin “kendi kendisini ilan eden ve uluslararası camiada tanınmamış bir devlet” olduğu nakaratını tekrarladılar ama seçimlere ve Denktaş’a önem vermekten, ilgi göstermekten de geri kalmadılar. Bu da, Sami Kohen’in yazdığı gibi KKTC’nin “fiilen” tanınması demektir. Faktörler Kıbrıslı Türk kardeşlerimiz de, bu seçimlerde herhalde Kıbrıs davasının bir an evvel çözülmesini Kıbrıs’ın ekonomisini bir an evvel Rumlar’a eşit hale gelmesini ve Avrupa Birliği’ne üyeliği tartıştılar ve düşündüler ama son tahlilde maddi çıkarlardan ve kısa vadeli çözümlerden ziyade bunlardan daha önemli şeref ve haysiyet gibi faktörleri bunca yıllık mücadelelerinin heba edilmemesi gerektiğini ve Rauf Denktaş’ın abideleşmiş kişiliğini, gözönüne alacaklar ve ona göre oy vereceklerdir. Washington ve İstanbul’da gösteriler Profesyonel göstericilerin, geçen yıl Dünya Ticaret Örgütü (WTO)’nun toplantısı vesilesiyle Settle’da, globalleşme bahane edilerek yaptıkları şiddetli gösterileri, geçtiğimiz hafta ABD’nin merkezi Washington’da, IMF’nin ve Dünya Bankası’nın yıllık toplantıları dolayısıyle tekrarlamak teşebbüsleri, can sıkıcı oldu ama polisin aldığı sıkı tedbirler sayesinde, büyük ölçüde akim kaldı. İstanbul’da da, bazı gençler Washington’u örnek alarak protestolara girişmişler. Gerek Amerika’da, gerek Washington’da protestocuların çoğunun neyi niçin protesto ettiklerinin pek farkında olmadıklarından eminim. Çoğu, protesto olsun da nasıl olursa olsun diye sokaklara dökülüp cop yemeği göze alıyorlar! Globalleşmenin, daha doğrusu globalleşme modasının ifratına ben de karşıyım ama bugünkü dünyada bazı sahalarda globalleşmeye hele sokak protestoları ile engel olmak imkansız. Rivayet çeşitli Anlaşılıyor ki Seattle’daki ve Washington’daki protestocular birlik ve homojen değiller. Aralarında hemen hemen herşeyi protesto etmek için, ayrı siyasi kutuplarda aşırı sağcısından kızıl komüniste kadar her türlüsü var. Geçtiğimiz yıllarda protesto edilecek konular belli idi. Vietnam savaşı gibi.. Şimdi ise, bu protestolar, tek kütlenin değil, küçük grupların, Çin’in Tibet’i işgal etmesinden, Çin’e gereken ilginin gösterilmemesine, aleyhine ticari engeller konmasına, çevreciliğe kadar türlü davalarda protesto edenler var. Çok garip protesto konuları da var. Mesela bir grup “sekizden beşe” mesai saatlerinin aile hayatını bozmasından şikayetçi, diğeri McDonald’s köftelerine karşı ve hâlâ dünya işçilerinin birleşmesini isteyen kızıl, orak çekiç bayraklı ve çeşitli fraksiyonlardan komünist gruplar, hatta faşist “Beyaz üstünlüğü” grupları var. Velhasıl rivayet muhtelif ama maksat aynı: Sırf protesto için protesto ve etrafı yakıp yıkmak. Hepsi de “radikal”. İstanbul’daki, sözde öğrencilerin de aynı olduğunu sanıyorum, oradaki gösterilere de, her fırsattan yararlanan PKK’cıların, bölücülerin ve bulanık suda fırsat arayanların karıştığından da eminim. Washington’daki göstericilerden bir kadının TV muhabrine “Dünyanın hiçbir ülkesinde gösteri yapmak için polisten müsaade istemek gerekmiyor” demesi üzerine, muhabir, “Dünyanın birçok ülkesinde bu şart var, hatta gösteriler tümden yasak” diye karşılık verince, kadının söyledikleri, bir ruh haletini göstermesi bakımından ilginç: “Ama biz gene gösterimizi yaparız. Polisler bizi kovalarlar, coplarlar ama gene de müsaade istememiz gerekmez!” Kaosun merkezi internet Protestocuların çeşitli hatta birbirine zıt maksatları olduğunu ve birlik olmadıklarını söylemiştim. Ama anlaşılıyor ki, birleşip Seattle’a veya Washington’a yürümekte internet vasıtasıyla işbirliği yapıyor, koordine hareket ediyorlar. Velhasıl birçok faydaları olan ve olabilecek internet alanı, Organize Kaos’un idare ve koordine edildiği bir alana da dönüşmekte! Bu alan eğer geçmiş yıllarda belirli protesto konularında, mesela Vietnam konusunda kullanılmış olsaydı, siz varın belanın büyüğünü hesab edin ve ilerde neler olabileceğini de düşünün! GÜNÜN FİKİR KIRINTISI “Ne için buraya geldiğimi, niçin bağırdığımı bilmiyorum ama birşeyleri radikal olarak değiştirmek gerektiğini biliyorum!” (Elini kelepçelere uzatarak) “beni lütfen tutuklayın da şanım artsın!” Washington sokaklarındaki protestoculardan biri
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT