BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sürpriz isimler

Sürpriz isimler

Konuştuğum Hüsamettin Özkan kendi adaylığını yalanlıyor ancak Ankara kulislerinde adı sık terennüm ediliyor. Keza Sümer Oral, Hikmet Çetin ve Namık Kemal Zeybek’in de adı kulağımıza çalındı. Diğer ağırlıklı isimler malum: Çakmakoğlu, Toskay, Cem, Kumcuoğlu, Akbulut, Güreş, Cevheri ve Yalçıntaş... Tabii ANAP lideri Yılmaz’ın durumu ayrı bir olgu...



Devlet Bakanı Hüsamettin Özkan’a adaylığını sordum. Aldığım cevapta tereddütü çağrıştıran bir ifade yok: “Hayır hayır aday olmam diye bir şey sözkonusu değil.” Hüsamettin Bey bunu söylemesine söylüyor da, adı da kulislerden hiç düşmüyor. Koalisyonun temel direği olan Özkan’a sadece iktidar partileri değil, muhalefet de sıcak bakıyor. Hiç abartmıyoruz Özkan’ın adaylığı durumunda her partiden oy alması güçlü ihtimaldir. Öyledir çünkü Hasamettin Bey herkesin kalbine girmiş. Dahası, hassas çevrelere de kendini kabul ettirmiş. Peki Özkan’ı Ecevit aday yapar mı? Buna peşinen “evet” demek zor. Hüsamettin Bey’in aradan çekilmesi koalisyonu zora sokar. Özkan dün de bugün de koalisyonda vazgeçilemez katalizör görevini görüyor. Bırakın ANAP’lıları, ben MHP’li pek çok Bakandan Hüsamettin Özkan’ın bu özelliğini misallerle dinledim. Bir başka şey, Ecevit’in Özkan gibi birini bulma zorluğudur. Oysa Ecevit’in böyle birine çok ama çok ihtiyacı var. Çetin, Oral ve Zeybek Adı kulislerde sürpriz olarak nitelenen diğer isimlere gelince. Bunların başında Sümer Oral geliyor. Demirel’e ve pek çok çevreye yakınlığı ile bilinen Sümer Bey’in “uzlaşma adresi” olabileceği konuşuluyor. Bir başka isim Hikmet Çetin’dir. Evet Çetin’in CHP patentli olması ve milletvekili olmaması handikap, ancak Demirel’in danışmanı olması, birikimleri ve herkesle uzlaşabilen kişiliği, onu sürpriz aday konumuna sokuyor. Çetin’e, Ecevit de “olur” verebilir. Keza FP bile bu isme “yeşil ışık” yakabilir. Bir başka sürpriz isim ise Namık Kemal Zeybek’tir. Eski ülkücü, ANAP ve DYP’li Zeybek’in Parlamento zemini görüldüğü gibi ortadadır. Demirel’e yakınlığı ve Türk Cumhuriyetlerine olan sıcak ilgisi de bir başka avantajıdır. Aday olabilme ihtimali yüksek değildir ama sürprizler listesine de girmiştir. Gelelim diğerlerine: Karizması tescilli İsmail Cem ve Ertuğrul Kumcuoğlu potansiyel isimlerdir. Keza Sabahattin Çakmakoğlu, Tunca Toskay, Murat Sökmenoğlu, Enis Öksüz ve Sadi Somuncuoğlu da adı geçen ve seçilme şansı olabilecek MHP patentli diğer adaylardır. FP’li Nevzat Yalçıntaş’ın dezavantajı FP patentli olmasıdır. Yalçıntaş diğer sağ partilerden birinde olsa daha yüksek bir şansa sahip olurdu. Mesela MHP’de olsaydı, ağırlıklı isim olurdu. Bulunulan siyasi iklimde FP’li birinin Cumhurbaşkanı seçilmesi zor. Keza TBMM’nin abide isimlerinden Necmettin Cevheri de bize göre Cumhurbaşkanlığına en yakışacak olanlardandır, ancak Cevheri’ye partisinin bile “yeşil ışık” yakması zor. Aynı şekilde Güreş Paşa’nın da çok az bile olsa MHP’nin desteği durumunda şansı vardır. TBMM Başkanı Akbulut ise sonunda “uzlaşılan isim” olabilir. Yıldırım Bey’in hesabı da zaten odur. İsimler değerlendirmesine ANAP lideri Mesut Yılmaz dahil değildir. Yılmaz ancak ışık gördüğünde yani durumu lehinde bulduğunda aday olacağından onu aday adaylarının arasına almadık. Yılmaz aday olursa zaten pek çok ismin de adaylığı sözkonusu olmayacak. Ecevit ve Bahçeli kimi istiyor? Gelelim Başbakan Ecevit ve yardımcısı Devlet Bahçeli’nin kimi istediğine ya da kafalarındaki adaylara: Bize göre somut bir angajman yoktur. Ecevit ve Bahçeli’nin o beyanları durumun kontrolden çıktığı gibi tehlikeli bir kanaat oluşmasın diyedir. Aslında her iki lider de arayıştadır. Nitekim Sayın Ecevit bize ve diğer Ankara temsilcilerine “size göre kim olabilir” gibi sorular da sormuştur. Bize göre Başbakan Ecevit, Yılmaz’la ilgili tepkileri değerlendiriyor. Ecevit’in Mesut Bey’e, olumsuz kesin bir tavrı olsaydı iki gün önce evinde sohbete çağırdığı Ankara Temsilcilerine bunu hissettirirdi. Oysa Başbakan tam tersini yapmıştır. Ecevit kendisiyle iyi anlaşacağını ve ülkeyi iyi temsil edeceğini bildiği Mesut Yılmaz’a yakın geçmişteki 5 artı 5 kızgınlığına rağmen “yeşil ışık” yakabilir. Bunun işaretini de iki gün önce sanki vermiş gibidir. Tabii buluttan nem kapılan bu ortam da bazı şeyler yanıltıcı olabilir ama işaretler sanki o yöndedir. Bazı çevrelerin iddia ettiği gibi yaşı kemale ermiş Doğramacı ve Elekdağ’a biz pek ihtimal vermiyoruz. Sonuç: Ankara’da her şey olabilir. Hatta sürprizlerin de sürprizine hazır olmak gerekiyor. Ha bütün bu tablo da oyunun kuralı gereği normaldir. Başkentteki havayı gün gün aktarmaya devam edeceğiz.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT