BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Mekanınızı önemseyin

Mekanınızı önemseyin

“Güzel yaşamak, hayatın değerini anlamaktır ve bu sanıldığı kadar masraflı da değildir. Gereken tek şey biraz zevk sahibi olmak, biraz da hayal gücünüzü zorlamak...”



“Güzel yaşamak, hayatın değerini anlamaktır ve bu sanıldığı kadar masraflı da değildir. Gereken tek şey biraz zevk sahibi olmak, biraz da hayal gücünüzü zorlamak...” Geçtiğimiz haftalarda “baharın psikolojimiz üzerindeki etkilerine yer vermiş, bu güzel mevsimi tembellik yaparak değil de, aksine hem çalışıp, hem dinlenerek kendimiz için nasıl daha verimli hale getiririz” diye bir değerlendirme yapmıştık. Bu hafta da istedik ki, baharın yumuşak çatısı altında yaşadığımız mekanı, odamızı, çalışma ortamımızı ve kendimizi bir değerlendirelim ve yapacağımız küçük değişikliklerle hayatımıza renk verelim. Bilindiği üzere, kişinin yaşadığı mekanı, çalışma ortamını güzelleştirmesinin, daha sevimli hâle getirmesinin farkında olalım veya olmayalım, ruh sağlığımız üzerinde çok büyük etkileri vardır. Aslında bunu anlamak için kasvetli renklerin, ağır mobilyaların olduğu bir ortamdan; renklerin, daha neşeli seçildiği yeşillerin, pembelerin de kendini gösterdiği, çiçeklerle, temiz kokularla bezenmiş bir ortama geçiş yapmanız yeterlidir. Bu konudaki geçmiş tecrübelerinizi bir düşünün, sanki vücudunuz otomatik olarak rahatlamış, endorfin salgınızda bir artış olmuştur. Unutmayın ki güzel yaşamak, hayatın değerini anlamaktır ve bu sanıldığı kadar masraflı da değildir. Gereken tek şey biraz zevk sahibi olmak, biraz da hayal gücünüzü zorlamak.. O halde haydi hareketlenin ve hayat mekânlarınızda, baharı hissedin. İşte bizden size yardımcı birkaç öneri: Altın kural; mekânın öncelikle temiz ve derli toplu olmasına özen gösterin. Dağınıklık psikolojik olarak yorgunluğa sebep olur, çalışma, dinlenme şevkinizi kırar. -Evinizde kullanılmayan bir tahta parçası olabilir ya da uygun bir ücretle marangoza kestirebilirsiniz. Nalburdan alacağınız askılarla, çubuklarla vb. bu tahtayı uygun yerlere takabilir, kendinize bir kütüphane ya da dağınıklıklarınızı koyabileceğiniz bir raf hazırlayabilirsiniz. Bu rafları zevkinize göre boyarsanız odanız sizin için daha sıcak bir hale gelecektir. -Yatağınızın üstüne, bilen birisinin yardımıyla küçük renkli yastıklar dikebilirsiniz. -Duvara asacağınız bir panoyla, resimlerinizi, hatırlatma notlarınızı elinizin altında tutmuş olursunuz. -Evinizdeki, işyerinizdeki eski bir duvar saatini ortasına beğendiğiniz bir resim yerleştirerek daha zevkli bir hale getirebilirsiniz. -Çeşitli boylardaki kutuları, istediğiniz renk ve resimlerle kaplayarak, birçok eşyanızın ortalıktan kalkmasını sağlamış olursunuz. -Süngerlerle, ya da kolayca hazırlanabilecek minderlerle hem şık, hem de şirin bir oturma köşesi hazırlayabilirsiniz. -Güzel kokular, mekanınıza ferahlık verir. Kokulu mumlar, mistik bir atmosfer için tütsüler, dolaplarınız için lavanta keseleri, sabunlar, suya atılan kokulu potporülerin veya yine suya damlattığınız parfümünüzün üstüne bir mum koyarsanız etrafa hoş bir koku yayarsınız. (Kabınız dar olsun ki mum üstünde durabilsin.) -Şu günler sardunya, hercai, çuha, menekşe yetiştirmek için en güzel zamanlar. Sizin de rengarenk çiçeklerinizin olmaması için hiçbir neden yok. -Müzik, onu sakın ihmal etmeyin. Bunun için illa da kocaman bir müzik setinizin olması gerekmez. Küçük bir kasetçalar bu iş için yeterlidir. Ya cam kenarlarına, balkon girişlerine takılan rüzgar gülleri, çanları ne hoş melodiler çıkartırlar. -Ülkemiz adeta sebze ve meyve cenneti, yemişlerin en güzeli yine bizde. Güzel çanaklarda iştah açıcı meyveler; yemişler (ölçüsünü sakın abartmayın) ne hoş bir görüntü sağlar öyle değil mi? Ve daha neler, neler... Biraz da siz düşünün, bildiklerinizi, düşündüklerinizi de bizlerle paylaşın... Galatasaray ve başarı... Ben bir spor yazarı veya futbol yorumcusu değilim. Üstelik futboldan da pek anlamam. Maçlar hayatıma sadece, koyu bir Galatasaray taraftarı olan eşimin heyecanını, sevincini, üzüntüsünü paylaştığım zamanlarda girer. (Böyle bir giriş sizleri sakın işimi ya da köşemi karıştırdığım düşüncesine sevk etmesin.) Fakat bugün ben de çok heyecanlıyım. Günlerdir konuşulan maçı heyecanla bekliyorum. Galatasaray’ın başarısı için dua ediyorum. Onların bugün gelmiş oldukları nokta, inancın, azmin, çalışmanın, disiplinin, takım ruhunun ve çağdaş anlayışın neticesidir. Aksi takdirde, yeni öğreniyorum, Avrupa kupalarında bu kadar uzun süre maç yapan, final yolunda ilk Türk takımı olmazlardı. Başarı tesadüfi değildir. Kişi başarıyı önce düşüncelerinde yaşar. Bu düşünceler onu motive eder. Başarı zamanla ve adım adım gelir. Tıpkı bir evin tuğla tuğla yapılması, şampiyonluğa maçları birer birer kazanarak ulaşılması gibi. Bu süreçte sabır, inanç, kararlılık gibi değerler işin içine girer. Başlangıçtaki küçük başarılar, daha büyük başarılar için kişiyi kamçılar, daha çok çalışma yolunda ona heyecan verir. Her birimiz için başarının ölçüsü, meşgul olduğumuz alanlar itibari ile farklıdır. Galatasaray için ölçü, final oynamak ve şampiyon olmaksa, çalışan bir gencimiz için, kendi dükkanını açmak, bir çırak için usta olmak, öğrenciler için sınıf geçmek, takdir almak, ÖSS’ye hazırlananlar için üniversiteyi kazanmak, başarılı olmaktır. Hedefler farklı olsa da, o hedefe giden yolun tarifi tektir; başarı için söylenen bütün sözlerde. Bir tane de benden; “Kişi adım adım en yüksek dağın üzerine çıkabilir.” Bugün Galatasaray’a, yarınlarda bütün hakedenlere başarı dileklerimle... Sevgiyle kalın Şimdi sıra kendinizle ilgilenmekte Biliyorsunuz modacılar senenin başında 2000 yılının modasını açıkladılar. Yeni yılda lamelerin, dürelerin, grilerin şıklığından bahsettiler. Bahar ise; iç açıcı renkleriyle yansıdı modaya. Önümüzdeki günlerin renkleri, sarılar, yeşilin tonları, buz mavisi, fuşyalar, bejler. Erkekler de griler, maviler ve birçok renk içinde daha canlı, daha enerjik olacaklar. Renkli boncuklar, sandaletler, bantlı ayakkabılar bu yıl yine moda. Rujlar, pastel ojeler, açık renk allıklar hanımları daha bir hoş kılacak. Siz de kendi yapacağınız kolyelerle, renkli fularlarla modaya uyabilirsiniz. Biraz araştırırsanız çok güzel gömlekleri, kravatları, bluzları çok uygun fiyatlara alabileceğini göreceksiniz. Unutmayın ki, her güzel en pahalı olan değildir. Ah şu unutkanlık Gaziantep’ten yazan Sevgili Okuyucumuz Fatih; hafızanızın zayıf olduğunu düşündüğünüzü, okuduğunuz birçok şeyi aklınızda tutamadığınızı yazmış, bu durumunda sizi çok üzdüğünü, endişelendirdiğini belirtmişsiniz. Ticaretle uğraştığınıza ve aynı zamanda A.Ö.F. öğrencisi olduğunuza göre sürekli bir çalışma ortamında olduğunuz belli. Siz önce probleminizin ne kadar ciddi olduğunu anlamaya çalışın. Unutkanlığınız daha çok okuduklarınız üzerinde mi etkili yoksa günlük yaşantınızda, işyerinizde, verdiğiniz sözlerde de unutkan mısınız? Unutkanlık bazen aşırı yorgunluk, beynimize aşırı yüklenme sonucu meydana gelebileceği gibi, başka bir rahatsızlığın belirtisi de olabilir. Sadece okuduklarını ya da dinlediğin bir hikâyeyi, fıkrayı vb olayları unutuyorsan bunun sebebi; tekrar edilmeyen, hafızaya yerleştirilmeyen bilginin çabuk silinmesi olabilir. Bunda okuma alışkanlığımızın azlığı da etkendir. Bu bağlamda bahsettiğin kitaplardan, İnkılap, Rota, Timaş, Akaşa vb. yayınevlerinin “hafıza”, “bellek güçlendirme”, “okuduğunu anlama vb.”, konulardaki kaynaklarından yararlanabilirsiniz. Ancak dediğim gibi günlük yaşantında da hafızan konusunda ciddi problemlerle karşılaşıyorsan sana öncelikle bir psikiyatriste görünmeni tavsiye ederim. Beslenmene ve uykuna da özen göster. Sağlık ve başarılı günler dilerim. Haftanın sözü Hayattaki iki hedeften biri ne istediğini bilmek, ikincisi ise elde edilenle mutlu olmaktır. İkinciyi akıllı kişiler gerçekleştirirler. Her türlü soru ve sorunlarınız için: Türkiye Gazetesi Genç Türkiye Köşesi 29 Ekim Cad. 34530 Yenibosna-İstanbul Faks: 0 212 454 38 29 E-mail:Betbay@apexmail.com Ayrıca hoşunuza giden bir anekdotu bizimle paylaşabilirsiniz.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 105006
    % 1.75
  • 4.6502
    % -1.23
  • 5.4334
    % -1.08
  • 6.1961
    % -1.07
  • 194.064
    % -1.53
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT