BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Yurt dışındaki Ermeni bozgunculukları

Yurt dışındaki Ermeni bozgunculukları

Yurt içindeki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan, Katolik ve Ortodoks Ermeni vatandaşlarımızın, milli menfaatlere aykırı hiçbir davranışı işitilmemiştir. Halen de öyle. Yurt dışındaki Ermeniler’in ise Türkiye lehine çalıştıkları hiç görülmemiştir. Tam tezat...



Yurt içindeki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan, Katolik ve Ortodoks Ermeni vatandaşlarımızın, milli menfaatlere aykırı hiçbir davranışı işitilmemiştir. Halen de öyle. Yurt dışındaki Ermeniler’in ise Türkiye lehine çalıştıkları hiç görülmemiştir. Tam tezat... 1850’li yıllarda, Elazığ, Bitlis, Erzurum gibi Doğu Anadolu vilayetlerinden, Osmanlı tebası Ermeniler’i, Amerika’ya göçe ikna eden İngilizler’dir. Kafalarında fes, ayaklarında şalvar ile Amerika yollarına düşen bu fakir Ermeniler, Fransa ve İngiltere’nin limanlarında aylarca, gelecek gemiyi bekleyerek perişan oldular. Amerika’ya ulaşabilenler ise oradaki imkanları görünce, aydın fikirlerle memlekete dönmeyi artık unuttular. Her biri Dolar zengini oldu. Bu işten umduğunu bulamayan İngilizler, kendi ülkelerinde, Osmanlıyı yıkacak Hınçak ve Taşnak komitelerini kurdurdular. Bu eli kanlı komitelerdir ki, yıllarca Osmanlı ülkesinin her yanında binlerce Türk’ü şehit etmişlerdir. 1881’den 1895’e kadar ikisi İstanbul’da olmak üzere onbeş büyük isyan çıkartmışlardır. Bir defasında da Osmanlı hükümeti olan Bab-ı Aliyi basmışlardır. İkinci meşrutiyetin ilanı ile, hasıl olan sahte hürriyet havasını bahane eden Ermeni eşkıyaları İstanbul’a koşup, kurulacak Ermenistan’a asker yazmaya başladılar. Davadan dönenleri vurup Türk’ün üstüne attılar. Balkan harbi ve Birinci Dünya Harbi sırasında, birçok cephedeki Türk askerlerini, Ermeni çeteleri arkadan vurmuşlardı. Doğu Bayezid İshak Paşa sarayına yakın, Hani Baba Türbesi’nin karşısındaki tepede, bugün bir bölük askerimizin mezarları görülür. Bu mezarlardakiler, tabur tabibi olan bir Ermeni doktorun zehirleyerek şehit ettiği bölüktür... Osmanlı devleti, birinci dünya harbinde canı ile uğraşırken, Rusya’da kurulan gönüllü Ermeni alayları, yerli Ermeniler’i de yanlarına çekerek, üç yıl içinde, Doğu ve Güneydoğu’da 1.400.000 Türk’ü, kadın-erkek, yaşlı-genç ve çocuk demeksizin, haince şehid ettiler. Rusya’da komünist ihtilali yapılınca, Ruslar mütareke imzalayarak; Ordularını kaçarcasına çektiler. Türkler’in öc alacağından korkan hain Ermeniler de Ruslarla Kafkasya’ya göçtüler. Bugün kıyım safsatasını gündeme taşıyanlar Rusya’ya göçenleri de ölmüş gösteriyorlar. Olay Justin Mccarthy’nin “Ölüm ve Sürgün” kitabında görülebilir. Yurtdışındaki ve bilhassa ABD’deki okuyucularıma ve kahramanca yurt dışı mücadelesi veren Federation Of Turkish’in sayın ilgililerine tavsiye ediyorum. Federation Of Turkish’in yurtdışındaki lobi faaliyetleri takdire şayandır. 24 Nisan günü bir Amerikan televizyonunda oynatılacak Ermeni iftira filminin yayınını durdurmuşlardır. Tebrikler binlerce defa tebrikler. Sayın Artun Eren’in”mail”inden öğrendiğim bir hususu okuyucularımla paylaşmak isterim: “1970’li yıllarda Ermeniler’in Avrupa’da giriştikleri, Türk hariciyecilerine saldırılarına Kanada’da halk hiç ilgi göstermedi. Ta ki, Türkiye’nin Kanada elçiliğine saldırı yapılıncaya kadar. Türkiye elçiliğine yapılan saldırıda, kapıdaki Kanadalı kapıcı öldürülünce bütün Kanada ayağa kalktı. Hatta Toronto’daki metroya bomba konulduğu şayiası üzerine, bir hafta süresince kimse Metroya hatta toplu taşıma araçlarına binmediler.” Yurtdışı görevde bulunan ve bu çalışmaların içindeki bütün kardeşlerime, gençlere daimi başarılar diliyorum. Ancak bir istirhamım vardır. Siz yurtdışındaki, Avrupali ve Amerikalılar’ı uyandırıyorsunuz. Bir yolunu bulup, Türkiye’deki ilgilileri de bu işin üstüne eğilmeleri için harekete geçirebilseydiniz ne güzel olurdu. 24 Nisan 1915’te Türkiye’de yapılan bir öldürme yoktur. Kıyım yoktur. Ancak, Ermeni devleti kurmaya çalışan çete ve komitaların faaliyetleri hükümetçe o tarihte durdurulmuştur. 24 Nisan’ı gündemde tutanlar bilsin ki, bu kendileri için bir suçüstüne dönüşmek üzeredir.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT