BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Denizlerin hakimi balinalar

Denizlerin hakimi balinalar

Dünyanın en büyük hayvanı olan Mavi Balinanın boyu 33 metreyi, ağırlığı ise 150 tonu bulmaktadır. Sudaki hayata tam uyum sağlayan bu dev memeliler, su yüzeyine çıkarak akciğerleri ile havayı solurlar



Sevgili okurlar, bu hafta size özellikle okyanuslarda yaşayan Balina ve Yunusları tanıtmak istiyorum. Bu deniz memelileri, canlı doğum yaparak, yavrularını kendi sütleri ile beslerler. Belirli zaman aralıklarında, çok derin sularda bulunsalar dahi su sathına çıkarak nefes almak zorundadırlar. Hiçbir şekilde balıklarla benzerlikleri bulunmaz. 80'den fazla türü olan balinaların büyük bölümünün nesli günümüzde aşırı avlanma nedeniyle tehlike altında bulunmaktadır. PETROL TANKERLERİ VE AĞLAR Yunuslar da balinalar ailesindendir ve 5 türü tatlı sularda, nehir ve göllerde yaşamaktadır. Balina ve yunusların kuyrukları yatay olup yukarıdan aşağıya doğru hareket etmektedir, oysa balıkların kuyrukları dikeydir ve sağdan sola doğru hareket eder. Başlarının hemen arkasında bulunan nefes alma delikleri su yüzeyine çıktıkları zaman özel kaslar sayesinde açılarak kullanılmış karbondioksidi püskürterek, temiz oksijeni ciğerlerine çekerler. Tekrar dalışa geçtikleri zaman otomatik olarak nefes alma delikleri kapanır. Ancak, her yıl yaşanan tanker kazalarında denize dökülen petrol su yüzeyini kapladığından nefes almak için yüzeye çıkan yunusların nefes alma delikleri tıkanmakta, boğularak ölümler meydana gelmektedir. Balık sürülerini kovalayan yunusların bazıları da balıkçı ağlarına takılarak aynı akıbeti paylaşmaktadır. MAVİSİ 150 TON AĞIRLIĞINDA Balinalar memeliler arasında en iri cüsseye sahip olan canlılardır. Mavi Balina (Gök Balina-Balaenoptera musculus) 33 metre uzunluğa ve 150 ton ağırlığa ulaşabilmektedir. Yavrusu doğduğu zaman 7 metre boyundadır. Bu büyüklükte ve ağırlıkta canlılar ancak denizlerde yaşama imkanı bulabilmiştir. Suyun kısmen kaldırma kuvveti onlara rahat hareket edebilme imkanı sağlamaktadır. Hiçbir deniz canlısı onlara saldırma cesaretini gösteremez. Tek düşmanları, onları avlayan insanoğludur. Ancak her balina cinsi çok büyük boyutta değildir. Bazı cinsler ise sadece 1.5 metre uzunluğa sahiptir. Dişli Balina grubu yırtıcı türleri kapsar ve alt çenelerinde kuvvetli dişleri bulunur. Bunların en önemlisi İspermecet Balinasıdır (Physeter macrocephalus). Bu balinanın baş kısmı gövdenin üçte birini kapsar ve dikdörtgen şeklindedir. 17 metre uzunluğa ve 50 ton ağırlığa ulaşabilir. Bin metre derinliğe dalıp dev mürekkep balıklarını avlayabilir. Su altında bir saatten fazla kalabilir. Bir başka ilginç balina türü ise Deniz Gergedanı'dır (Monodon monoceros). 5 metrelik boyunun beşte üçü baş kısmında bulunan 2.70 cm uzunluğunda mızrak gibi ucu sivri bir uzantıyla son bulur. Bugün size denizlerin mutlak hakimi olan dev balinaları ve hepimizin tanıdığı şirin yunusları tanıtmaya çalıştım. Bu vesile ile güzellikler içinde bir hafta geçirmenizi diliyor, sevgilerimi sunuyorum. > En zeki afacanlar Yunuslar, köpek grubu dahil hayvanlar âleminin en zeki canlılarıdır. Çeşitli sesler çıkararak iletişim kurarlar. Islık sesine benzeyen bu seslerle birbirleriyle anlaşır ve âdeta konuşurlar. Bilimsel çalışmalar bugüne kadar aralarındaki iletişimi çözememiştir. Çıkardıkları sesler, insan sesleri frekans aralığının 10 katıdır. Âdeta okul kurarak yavrularını eğitirler. Beyinleri insan beyni büyüklüğünde olup, çok karmaşık bölümlerden oluşmaktadır. Sosyal bir hayatları vardır. Çoğunlukla gruplar halinde dolaşırlar. Balık kümelerini her yönden çevirerek birlikte saldırıya geçerler. Tatlı su türleri özellikle büyük nehirlerde yaşar. Bunlar Hindistan'da Ganj, Pakistan'da İndus ile Çin'de Yangtze ırmaklarında yaşayan Nehir Yunusları ve Güney Amerika'da Orinoco ve Amazon nehirlerinde bulunan Pembe Yunuslardır. Yunuslar geniş bir yayılma alanına sahiptir ve bütün denizlerde yaşarlar. Besin olarak Mürekkep balığı ve diğer canlıları tüketirler. Bizim denizlerimizde rastlanan yunuslar; Afalina (Tursiops truncatus),Tırtak (Delphinus delphis), Mutur (Phocoena phocoena) ve Çizgili Yunus'tur (Stenella coeruleoalba). * GÖSTERİ YAPTIRMAK İŞKENCEDİR Yunuslar, birçok ülkede özel havuzlarda eğitilip, gösteri amaçlı kullanılmaktadır. Çok hassas bünyeye sahip bu canlıların denizler dışındaki ortamlarda çok fazla yaşayamadıkları bir gerçek. Kaybedilenlerin yerine yenileri yakalanmakta, ancak helikopter veya başka bir vasıta ile havuzlara nakledilen yunusların bir kısmı iç organlarının ezilmesi sonucu yolda hayatını kaybetmekte. Denizlerin sevimli canlılarını doğal yaşam ortamlarında özgür bırakmalıyız. > Hayvanlar âlemi intiharı bilemez! Zaman zaman bazı balina cinslerinin Amerika, Avustralya ve Yeni Zelanda sahillerinde sürüler halinde, âdeta intihar edercesine karaya vurduklarını basından izlemekteyiz. Aslında bu bir intihar girişimi değildir. Hayvanlar âlemi ölümü algılamadığından bu düşünce tamamen yanlıştır. Balinalar çıkardıkları ekolu seslerle iletişim kurmaktadır. Göçmen kuşlar gibi yeryüzünün manyetik alanı onlara yol göstermektedir. Ancak denizlerde bulunan birçok gemi, tanker ve şilebin elektronik cihazları, sonarlar bu canlıların yön tayin mekanizmasını olumsuz etkilemektedir. Koyun sürüleri nasıl öndeki bireyi takip ederek hızla belirli bir istikamette hareket ediyorsa, balinalar da en başta bulunan bireyi takip etmektedir. Bu balinada bir algılama hatası olunca hepsi birden karaya vurmakta ve yer çekiminin getirdiği ağırlıkla iç organları ezilerek hayatları son bulmaktadır. > Aydın balinaya ne oldu? Değerli okurlar, hatırlayacaksınız bir müddet önce Sovyetler Birliği dağıldığı zaman, şimdiki Ukrayna sahilindeki bir havuzdan Karadeniz'e bırakılan bir Beyaz Balina (Delphinapterus leucas) vardı. İsmini Aydın koymuştuk. Samsun civarında da sevimli davranışlarıyla halkın sevgisini kazanmıştı. Bir müddet sonra kayboldu. Bu cinse Rusya'nın kuzeyindeki Arktik Buz Denizinde yaşadığından Beluga adı verilmişti. Beyaz balinaların yetişkinlerinin boyları 4.5 metreye, ağırlıkları da 1.5 tona yaklaşabilmektedir. Ancak bu şirin ve uysal huylu canlının nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıyadır. ----------- > Türkiye'nin iklimi değişiyor BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 18. Taraflar Konferansı, Katar'ın başkenti Doha'da devam ederken, iklim değişikliğinden Türkiye de payına düşeni yaşıyor. Bağımsız kuruluş DARA'nın (Climate Vulnerability Report) raporuna göre, Türkiye'de 2010 yılında iklim değişikliği bağlantılı doğal felaketlerden 2.5 milyon kişi etkilendi. Tahmini olarak 35 bin kişi, bu felaketler sonucunda hayatını kaybetti. Doha'da yapılan müzakerelerde Türkiye'nin ne tür kararlara imza atacağı ise merak konusu. 7 Aralık'a kadar sürecek olan Doha Konferansı'nda iklim değişikliğinin etkileri inceleniyor, alınacak önlemler konusunda müzakereler yapılıyor. > Denizatı İzmit'e geri döndü Bir zamanlar kokular nedeniyle yanına yaklaşılamayan ve deniz canlılarının neslinin neredeyse tükenme noktasına geldiği İzmit Körfez'i artık içinde yunusların yüzdüğü, denizatlarının dolandığı ve uluslararası yüzme yarışlarının düzenlendiği bir deniz haline geldi. Büyük bir kararlılıkla gerçekleştirilen çalışmalar sonucu yaşam alanı haline gelen Körfez'de artık 30'a yakın balık türü, 70'e yakın canlı çeşidinin yaşadığı tespit edildi. Karidesler, ıstakozlar, denizatları, lapin balıkları ve denizyıldızları artık birbirlerine komşu oldular. Denizdeki canlılık birçok spor organizasyonunu da beraberinde getirdi. > Burdur Gölü'nü organik gül kurtaracak Burdur Gölü'nün çevresine, daha az su tüketerek gölün ömrünün uzatılmasına destek vermek amacıyla hazırlanan ''Göller Yöresi Kültürünü ve Göllerin Ömrünü Gülle Uzatma Projesi'' kapsamında 100 dekarlık alana gül fidanı dikildi. Projenin, tarım üretiminde kullanılan kimyasalların gölün kaynaklarına bulaşmasını önlemek amacıyla ortaya konulduğunu belirten Burdur Tarım İl Müdürü Ahmet Dallı, ''Kullanılan damla sulama yöntemi, vahşi sulamanın önüne geçerek gölü besleyen kaynakların daha tasarruflu kullanılmasını sağlayacak'' dedi.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT