BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hayata dair

Hayata dair

Başarının asıl sırrı coşkudur... Evet... Burada, heyecanı da aşan coşkudan söz ediyorum ben... Çünkü coşkulu olduklarından başarı destanları yazabilirler...



Başarının asıl sırrı coşkudur... Evet... Burada, heyecanı da aşan coşkudan söz ediyorum ben... Çünkü coşkulu olduklarından başarı destanları yazabilirler... Coşkuluysanız her engeli aşabilirsiniz... Coşku, gözünüzdeki ışıltı, yürüyüşünüzdeki salınım, elinizin kavrayışı, arzunuzun karşı konulmaz yükselişi ve yeni düşünceler üretme enerjinizdir... Coşkulu kişiler büyük savaşçılardır... Azimlidir ve sarsılmaz değerleri vardır... Tüm gelişmelerin temelinde coşku yatar... Coşku olduğunda başarı muhakkak gelir... Coşkunun yokluğunda ise ancak mazeret vardır... (...Walter Chrysler) >> tuzaktan kumanda (...TV 8 / Bay Tahmin) MURAT ÖZARI: Bak bir izleyici senin için demiş ki; Abi sen David Platt ile Hikmet Karaman karışımısın... FİKRET ENGİN: Sen de Carlos Tevez’e benziyorsun, ben onu söylüyor muyum?... >> söz der ki; “-Hayattan ne alacağını bilen için erken ölüm yoktur...” (...Küçük dünyaya ettiği büyük ve müthiş S.Ö.Z.leri) >> krampon BEŞİKTAŞ’ın gündemindeki kaleci Paul Robinson’dan yönetime ilginç öneri: “Kaleye geçerim ama uçmam...” ... QUARESMA, çingenelik yaptığını kabul etti: “Tamam; düzgün bir berbere gidip, kendime yakışanı yapacağım...” ... DÜNYADAKİ yüzlerce teknik direktör, Rıdvan Dilmen sayesinde birer “Xavi-Iniesta”ları olmadığını acı biçimde anladı... ... TRABZON yönetimi Halil’i transfer edecekleri konusunu yalanladı: “G.Saray’da çok kötü oynadı... Real’den gelse alırız...” >> bizimkiler (...Bizimkiler’in yol hikâyeleri) Ali; deplasmana uçuyor... Uçuş modunda film izlemek için hostese soruyor; “-Telefonu açabilir miyim?...” Hostesin müthiş cevabı: “-Telefon çekmez ki!...” ... Murat gecenin bir vakti Taksim’den minibüsle eve dönecek... Minibüs şoförüne 50 lira uzatıyor... Şoför dikkatle parayı inceliyor ve sahte olup olmadığını soruyor; “-Bu Kemal, bizim Kemal di mi?...” ... Serdar da minibüste... En yakın mesafe ücretini verip koltuğa kuruluyor... Fakat mesafe uzamış olacak ki kaptanla aralarında şu konuşma geçiyor; “-Hemen şurada inecek kimdi?...” -Bendim kaptan... “-Hemen şurayı geçtik birader...” ... Metroda özürlü asansörünü kullanan; Fatih’le Kadir’i görevli çeviriyor; -Niye bu asansörü kullanıyorsunuz?... Ayıp değil mi?... “-Arkadaş özürlü de memur bey...” -Öyle mi?... Neyi var?... “-R özürlü!..” -Hımmm... R de bakayım!.. -V!.. >> TEMEL’iN YERi Yapsatçı Temel oğlu Dursun‘u şirkete ortak etmiş ve iki tavsiyede bulunmuş; “-Birincisi söz verdiğin şeyleri yerine getir... İkincisi aklıselimini kullan...” -İkinciyi anlamadım, açıklar mısın?... “-Aklıselimini kullanmak, hiçbir zaman söz vermemektir...” >> itiraf reyonu (...isim: yunus turan ...şehir: ankara ...yaş: kırk altı) Arkadaşımın tayini çıkıyor ve üzülerek dalgın dalgın Zonguldak’a doğru yola koyuluyor... Dinlenme tesislerinde yemek için mola veriyor... Ardından anons yapılıyor ve Zonguldak otobüsünün kalkacağı söyleniyor... Arkadaşım acele acele yemeğini yiyip otobüse biniyor... Abartısız bir saat sonra aklına geliyor, Zonguldak’a arabasıyla yola çıktığı... (omer.soztutan@tg.com.tr - itiraf edin, rezil edelim...) >> bir film diyaloğu “-Kardeşler tokalaşmaz, sarılır...” (...The Godfather filminden / Mehmet Oğuz gönderdi)
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT