BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Fatih Terim’e açık mektup!

Fatih Terim’e açık mektup!

Fatih Terim'e açık mektup!



Sayın Hocam, ülkeyi yine sevince boğdunuz. Hem de “tam futboldan soğumuş”, biz “bu işi yapamıyoruz” dediğimiz şu günlerde. Hocam, örnek bir eş ve iyi bir babasınız. 3 Temmuz sürecinde ülkeyi gerecek hiçbir açıklamanız olmadı. Vatana ve millete olan sevginize şahidiz. Bu ülkede futbola en çok hizmet etmiş insansınız. 59 yaşınızı doldurdunuz. Tecrübe olarak yaşamadığınız duygu yok. Hocam, gelelim benim esas derdime. Belki farkında değilsiniz. Belki de bunu kimse size söylemeye cesaret edemiyor. Hocam, maçta hakemler için “en istenmeyen” adamsınız. İster içeride, ister uluslararası arenada. Hocam, 90 dakika taç-faul her karara itirazınız var. 4. hakemler ve sizin önünüzde olan yardımcıya Allah yardım etsin. Hocam, siz maçta yukarıdaki özelliklere sahip Fatih Terim olmaktan çıkıyorsunuz. Melo’ya, Engin’e haksız hareketlerinde sahip çıkmak size ve takımınıza bir şey kazandırmaz. Siz bu hakemlere inanın. Geçen sezon bu hakemlerin yönettiği ligde şampiyon oldunuz. Bu hakemler ne zaman hata yapar biliyor musunuz? Kendisine ayrılan “teknik alanda” ismini ve gücünü kullanmak isteyen bir Fatih Terim olduğu zaman. Hocam; bu söylediklerimi size ne bir hakem, ne bir futbolcunuz, ne bir yardımcınız, ne de bir TFF yetkilisi söyleyebilir. O ekranda ahkâm kesen anlı-şanlı yorumcuların bile, siz telefonla bağlandığınızda nasıl sindiklerini kaç kere gördük. Ama hakem yine de sahada elinden geldiği kadar dik durmakta. Hocam, umarım derdimi anlatabilmişimdir. --------- Elle oynamalar! 2 yıldır beyaz camda her hafta seyrettiğimiz Markus Merk ve Şansal Büyüka ile “geçici yorumcuların” elle oynamalarla ilgili “top mu ele çarptı, el mi topa çarptı, top yakından mı geldi, vücuttan mı sekti” tespitleri 14. haftada iflas etti. Haftalar arasındaki çelişkiyi bırakın aynı hafta içinde; Eskişehir-Kasımpaşa maçında Kasımpaşalı yere düşen Uche’nin eline top çarpıyor top ele çarptığı halde “el topa gitti diye iptal kararına” doğru dediniz. Halbuki, pozisyonda oyuncu düşerken elini mecburen yere koydu. K.Karabük-SB Elazığ maçında penaltı çalınmayan Bilica’nın eline çarpan top için de “elle oynama yok” dediniz. Evet, karar doğru. Aynı pozisyonda 2 farklı yorum yaptınız. Sizin gibi saygın isimlerin bu çelişkileri yaşaması bizi ümitsizliğe sevk ediyor. Size değer veriyoruz, ciddiye alarak izliyoruz. Ama çok formsuzsunuz. Bir an önce toparlanmalısınız. Ne yapalım “önümüzdeki programlara bakacağız” diyorum. ------- Bir özür borcumuz var! Kuddusi Müftüoğlu, G.Birliği-Trabzon maçında Petrovic’i 17. dakikada ihraç etti. Salı günkü yazımda maçın hakemi Müftüoğlu’nu belki de biraz ağır kaçacak şekilde eleştirdim. Mustafa kafasını uzatıyor, Petrovic de eliyle itiyor. “Buna kırmızı mı olur?” dedim. “Millet hakemi itiyor, rakip oyuncuyu reklam panolarına yapıştırıyor da bir şey olmuyor” dedim. Sonradan öğrendik ki; sahadaki 8-10 futbolcu da şahit ki, bu Petrovic iyi Türkçe biliyor. Ve küfür repertuarı bayağı zenginmiş. Bu sezon ilk yılı. Kısa sürede Türkçe küfür konusunda ciddi mesafe kat etmiş! Buradan Kuddusi Hoca’dan özür dilerim. --------- 9 ay 10 gün! Federasyon 27 Şubat 2012’de göreve seçildi. Bugün 284’üncü günleri. Yani 9 ay 10 günleri doldu. Geriye bakacak olursak; maalesef milli takımlar seviyesinde bir başarı ve ışık doğmadı. Ülkemizde 2013’de düzenlenecek olan 20 Yaş Altı Dünya Kupası’na katılacak takımın iskeleti ortada yok. Hocası Tolunay Kafkas mı, Feyyaz Uçar mı? Bilen yok. Disiplin Kurulu ve Tahkim Kurulu arasında ciddi yorum farklılıkları var. Verilen-verilmeyen cezalar kamu vicdanını rahatsız ediyor. Gücü olana göz yumuluyor. Güçsüzlere boru öttürülüyor. MHK’yı bu sütunlardan zaman zaman ağır eleştirsek de; TFF geneline baktığımızda en başarılı tarafın hakem cephesi olduğu ortada. Kupası, ligi her gün maç! MHK ve hakemler işinden, ailesinden, sosyal hayatından fedakârlık ederek çalışıyor. Bakın bakalım. Daha özverili ve emeklerinin karşılığını alamadan başka çalışan var mı? Antrenörlere verdiğiniz astronomik paralar ortada. Profesyonellerinize verdiğiniz paralar her gün milletin dilinde. Peki, hakemi ne zaman hatırlıyorsunuz? İşin içinde “memleketinizin takımı veya mensup olduğunuz kulüp” olunca hakem aklınıza geliyor. O da suçlamak için.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT