BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > söz der ki;

söz der ki;

“-Evliliğin dadısı sevgi, bahçıvanı saygı, hizmetçisi de hoşgörüdür...” (...Noktayı biraz sertçe koyduğu müthiş S.Ö.Z.leri)



> krampon BURAK Yılmaz: “Chiristian Ronaldo’yu tanımıyorum...” “mefas” ... SNEİJDER: “Ne Fenerbahçe’si ya?... Hadi 5 milyonu verdiler diyelim, Kuyt da orda tamam... E Selçuk Şahin ne olacak?...” “zabrisever” ... AYKUT Kocaman: “İşin açıkçası, Barcelona artık Messi’siz oyuna alışmalı...” “bayernmunihdoktoru” ... FATİH Terim; maç öncesi bir gazetenin attığı “Turu Bragamayın” manşetiyle gaza geldiklerini söyledi... “rhmsrl” > tuzaktan kumanda Tuzaktan Kumanda (...TRT - Spor Haberleri) SPİKER: Evet şimdi İstanbul’a bağlanıyoruz... Eee pardon zaten İstanbul’dayız... *** (...FLASH / Ne Çıkarsa) EVLENECEK KADIN: Hobilerimin arasında... Eee, hamam böceklerinden nefret ederim mesela... *** (...FOX / Su Gibi) SONGÜL KARLI: Bir kadın, kendisinden üç çocuk doğuran bir erkeğe bunu nasıl yapar?... > bizimkiler Mustafa Koç Abinin “Söylemeyecektim ama çok pis tahrik edildim” dediği bomba şöyle gelişir; Olay Bahçelievler yurdunda geçiyor... Muhterem bir abimiz, E. Koç abiyi yurttan almak için yanına kantine iner. Orada E. Koç çay almak ile meşgul olup masanın üstündeki çantayı teper... Bunu gören abimiz o çantayı alır ve yukarı çıkarlar. Beraberce çaylarını içtikten sonra Marmara’ya yola koyulurlar... Ama çanta hâlâ muhterem abinin elindedir... E. Koç hiç oralı bile olmaz, ne çanta hakkında konuşur ne de elinden çantayı alır... Yolları Marmara Evleri’ndeki çay ocağında biter... Orada da birer çay içerler ve en son muhterem abimiz dayanamaz, çantayı alması için “Çantanı buraya koyuyorum, ben bir çay alıyım” der... E. Koç ise çantanın kendisinin olmadığını söyler... Muhterem abimiz yardım edeyim derken başka birinin çantasını gasbetmiş olup, suçlu durumuna düşmüştür... > hayata dair İnsanlar ne kadar mutlu olduklarını söyleseler de asla tatmin olamaz: Her zaman en güzel kadın ya da adamla olmayı, daha büyük bir ev almayı, arabamızı değiştirmeyi isteriz; hep elimizde olmayanı arzularız... Bu da aslında hayatta kalma dürtüsünün ince yansımalarından biridir... Çünkü herkes kendisini tamamıyla mutlu hissettiği an kimse daha farklı bir şey yapmaya kalkışmayacak ve dünyanın gelişimi duracaktır... ... İyisi mi siz mutluluğu arama fikrinden vazgeçin ve bilinmeyen sular, yabancılar, riskli deneyler gibi daha ilginç şeylerin peşine düşün... Ancak bu şekilde insanlığımızı tam anlamıyla yaşayabilir ve birbiriyle barış içinde yaşayan daha uyumlu uygarlıklar için katkıda bulunabiliriz... Elbette her şeyin bir bedeli vardır, ama bu bedeli ödemeye değer... (...Paulo Coelho) > Temel'in Yeri Fadime’ye tanımadığı ama zengin biri evlenme teklifi etmiş... Ancak Fadime hiç tanımadığı bir adamın eşi olmaktan korkmuş ve teklifi reddetmiş; Annesi kızmış: “-Şaşkın olma, evlenmekten ne olur sanki?... Ben babanla nasıl evlendim?...” Fadime : “-Sen başka... Sen babamla evlenmişsin... Hâlbuki ben, hiç tanımadığım biriyle evleneceğim...” > itiraf reyonu (...isim: ramazan can ...şehir: izmir ...yaş: yirmi) Bir ara açmalarıyla meşhur bir fırında çalışıyordum... Peynirli açmalar ve patatesli açmalar şekil olarak aynı, tek fark, peynirlinin üzerine susam, patatesliye çörekotu serpiliyor... Bu sayede neli olduğu ayırt edilebiliyordu. Dalgınlıkla peynirliye çörekotu serptim, usta görüp laf yapmasın diye patatesliye de susam serptim.... O gün akşama kadar peynirli açma isteyenlere patatesli, patatesli isteyenlere peynirli satıldı... (omer.soztutan@tg.com.tr - itiraf edin, rezil edelim...) > Bir film diyaloğu “-Suçu günahkârda değil günahta ara...” (...From Dusk Till Dawn filminden)
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT