BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Cami ve türbe düşmanı bir terör örgütü

Cami ve türbe düşmanı bir terör örgütü

Somali'de Vehhabi Selefi inancını yaymaya çalışan Eş Şebab, camileri yıkıp, türbeleri tahrip ediyor.



İrfan ÖZFATURA SOMALİ Somali Doğu Afrika’nın kendine yeten ülkelerinden biriydi, ancak İngiliz ve İtalyan sömürgeciler adeta kanını emdi. 1969-91 arası ise Komünist diktatör Siad el Berre’nin keyfi yönetimine maruz kaldı. Siad Berre saltanatını sürdürebilmek için çok direndi. 1991 yılında yurt dışına kaçtı ama muhalifler de bir araya toplanamadı. Savaş baronları ayrı baş tuttu, kabilecilik kayırmacılık kök saldı. Somali şehirleri önce Habeşistan ve Kenya tarafından, sonra BM operasyonları ile hırpalandı. Batının müdahalesi yaraları daha da derinleştirdi, beyaz adama karşı öfke arttı. Bu dönemde Eş- Şebab antiemperyalist söylemleri ile hayli taraftar topladı ve şehirleri ele geçirmeyi başardı. Suudi Arabistan bir taraftan el Kaide ile mücadele ediyor görüntüsü verirken diğer yandan bölgede selefi Vehhabi propagandası yapan okullar, yurtlar açtı. Buradan yetişen militanlar El Kaidenin direktifleri doğrultusunda çalıştılar. NAMAZ KILACAK CAMİ YOK! Somali, Medine’den bile önce Müslüman oldu. Belki de halkı yüzde 100 Müslüman olan tek ülke. Kadınların tamamı tesettürlü, gençlerin en az yarısı hafız. Kur’an’ı kerimi çok ukuyor, namazlarını mutlaka cemaatla kılıyorlar. Lâkin şu manasız kıyım yüzünden cami bulmakta zorlanıyorlar. HERKESE KARŞI Kendilerinden başkasına müşrik (şirk ehli, kâfir) gözüyle bakan Selefi Vehhabi zihniyeti Somali’de El Şebab (gençler) adlı örgütü kullandı. Bunlar işlediği cinayetler ve patlattığı bombalarla hep Müslümanları ağlattılar. Ve gün geldi Sünni camilerine, Sufi türbelerine açıktan saldırmaya başladılar, ibadete gelen cemaati, ders okutan hocaları kurşunladılar. Eğer Mogadişu’da dolanırsanız (isabet alanlar hariç) şuurlu olarak yakılmış yıkılmış onlarca cami enkazı ile karşılaşırsınız ki ekseri Eş Şebab’ın marifetidir(!) Mesela sahildeki en büyük minarenin sahibi, Mogadişu’ya suliet kazandıran Şeyh Abdülaziz camii bunlardan biri. Şeyh Abdülaziz Türk asıllı bir gönül ehli. Kaside-i Bürde yazarı İmam-ı Busayri ile aynı devirde yaşamış. 8 Asırlık külliye kaç defa yenilendi bilmiyoruz ama buram buram Osmanlı kokuyor. Hazirede yine bir Nakşi büyüğü olan Şeyh Abdülcabbar hazretlerinin de kabri bulunuyor. TARZINDA TEKTİ Şeyh Abdülaziz külliyesi Mogadişu sahiline hakim bir tepecik üzerine kurulmuş. Camisinin minaresi iki taraflı bir merdivenin sahanlığında yükseliyor. Bu mimari alışıldık değil, zaten Somaliler onun tarzında “tek” olduğunu söylüyorlar. Eşşebab militanları tarihi minareyi roketatarla vurmuş, camiyi (duvarlarındaki ayet-i kerimelere rağmen) kırmış geçirmiş kullanılmaz hale sokmuşlar. Hazirede yatmakta olan tasavvuf büyüklerinin mezar taşlarını ağır silahlarla taramış, bazı kabirleri eşeleyip naaşları çıkarmış, merhum ve merhumelere hakarete bulunmuşlar Şeyh Abdülaziz camisi bu garip haline rağmen metruk değil, halk yine de mekâna geliyor, Kuran-ı kerim okuyor, ecdadı fatihasız bırakmıyor. MASKELERİ DÜŞTÜ Eşşebab örgütü, Somali’nin yetiştirdiği büyüklerden Muallim Muhammed, Şeyh Muhammed Ali, Şeyh Muhammed Dayri, Şeyh Ali Mü’min gibi alimlerin kabirlerini yıkıp (her biri insanlık mirası olan sanatlı binalardı) ortadan kaldırınca gözden düştü. Bu saygısız tavır örgütün de sonunu getirdi. Halkın Eş Şebab’a verdiği destek azaldı. Örgüt önce Mogadişu’yu kaybetti ve geçtiğimiz günlerde de en güçlü kalesi olan Kismayo şehrinden de çekilmek zorunda kaldı. Eş Şebab’ın mânâsız eylemleri artık halktan destek bulmuyor. Son aylarda sahradaki militanlar gruplar halinde silah bırakıyor, hükümet güçlerine katılıyorlar. Ancak Şebab’ın tamamen bittiğini söylemek saflık olur. Örgüt, otellere, lokantalara karşı gerçekleştirdiği bombalı saldırılarla adını duyurmaya çalışıyor. Kaos ortamından nemalanan El Şebab, her türlü imar faaliyetine karşı, ülkesine yatırım yapmayı düşünen yurtdışındaki Somalilileri de tehdit ediyor. TİKA TARAFINDAN TAMİR ETTİRİLECEK Zor günlerinde Somalililerin yanında duran Türk yardım kuruluşları onlarca camiyi restore edip ibadete açtılar, Şeyh Abdülaziz cami-i şerifi de TİKA tarafından onartılacak. TİKA yöneticileri eski taş işçiliğinden anlayan ustalar arıyor.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT