BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Potada Gerileme Dönemi

Potada Gerileme Dönemi

3 sezondur 3 takımla katıldığımız Avrupa Ligi’ne gelecek yıl son anda bir değişiklik olmadığı takdirde sadece 1 takım göndereceğiz



Selanik’in Makedonya Palas Oteli’nde dün, FIBA’lı yetkililer Avrupa Ligi’nin değişen statüsü ve ismi hakkında bilgi verdi. FIBA Genel Sekreteri Borislav Stankovic’in ilk konuşmacı olduğu bu çok önemli toplantıda, Yugoslav basketbol adamı, “10 yıl önce düşündüklerimizin bugün gerçekleştiğini görmekten çok mutluyuz” dedi. Bu süreçte Stankovic’i en çok sevindiren nokta televizyon yayınlarının merkezileştirilmesi oldu. FIBA’nın ISL ile yaptığı 4 yıllık anlaşmaya göre her yıl en az 20 milyon dolar basketbolun kasasına girecek. FIBA, bu gelirin yüzde 90’ını kulüplere dağıtacak. Geri kalan bölümü ise basketbolun gelişmesinde kullanılacak. Dünkü toplantıda açıklanan en önemli yenilik, Avrupa Ligi’nin değişen ismi oldu. Daha önce kulüpler düzeyinde Avrupa’nın prestiji en yüksek organizasyonundaki statü değişikliğini kamuoyuna duyuran FIBA, 2000-2001 sezonundan itibaren Avrupa Ligi’nin yerine Suproleague (Super Professional League) adının kullanılacağını açıkladı. Ne var ki, ne yeni isim ne de yeni logo toplantıda bulunanların beğenisini topladı. Stankovic’ten sonra konuşan FIBA’nın iki numaralı adamı Patrick Baumann, herkesin merakla beklediği Suproleague’e takım verecek ülkelerin kontenjanlarını bildirdi. Buna göre Suproleague’e 2000-2001 sezonunda Yunanistan, Litvanya ve İtalya 3, İsrail, İspanya ve Hırvatistan 2, Fransa, Almanya, Polonya, Rusya, Yugoslavya, Türkiye ve Slovenya 1’er takımla katılacak. Takım sayısının ülkelere göre dağılımına bakıldığında, son 3 yıldır 3 takımla Kupa 1’de mücadele eden Türkiye, gelecek yıl bu lige 1 takım gönderecek. Ancak bu sayının az da olsa 2’ye çıkma ihtimali bulunuyor. Çünkü FIBA, 2 ülke takımını davet yoluyla Suproleague’e dahil edecek. Basketbolu Avrupa’nın dört bir köşesine yaymak için davet projesini yürürlüğe koyan FIBA, normal şartlarda takım gönderme şansını yakalayamayan Çek Cumhuriyeti, Belçika, İngiltere, Finlandiya, Hollanda, Polonya, Portekiz, Slovakya, İsveç ve İsviçre Basketbol Federasyonları’na davet mektubu yolladı. Bu ülkelerin başvuru dosyalarını en son 30 Nisan tarihinde FIBA’ya teslim etmeleri gerekiyor. “Wild Card uygulaması sadece davet mektubu gönderdiğiniz ülkeler için mi geçerli?” sorumuza İsviçreli Baumann’ın, “Hayır” cevabını vermesi, ister istemez akıllara “FIBA, Türkiye’ye neden ek bir kontenjan hakkı tanımasın?” sorusunu getiriyor. Bu doğrultuda Türkiye Basketbol Federasyonu’na büyük sorumluluklar düşüyor. Uluslararası arenada hiç bir zaman etkili bir şekilde yapmayı beceremediğimiz lobi faaliyetlerini federasyon çalışanları iyi bir şekilde yaparsa takım sayımızı ikiye çıkartabiliriz. Ancak 2001 Avrupa Şampiyonası organizasyonunda yaşadığımız salon sorunu bu çerçevede karşımıza çok önemli bir engel olarak çıkıyor. FIBA, gişe gelirleri bulunmayan, salonları standartların altında olan Türkiye’ye neden kıyak geçsin? İzleyeceğimiz politikada, bu gerçekleri dikkate alarak FIBA’cıları ikna edecek argümanları üretmeliyiz... Çünkü bu yarışta Fransa da bizimle aynı kulvarda yarışıyor. Onlar da Wild Card uygulamasının bir hakkının kendilerine verilmesini çok arzu ediyor. FIBA nihai kararını 25 Mayıs 2000 tarihinde Antalya’da yapacağı toplantıda verecek.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT