BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İbn-i Sabûnî

İbn-i Sabûnî

“Bir kimse, bütün ömrünce, Cehennem ateşine götürecek günâhlar yapar. Bu kimse, ömrünün son günlerinde, Cennete götürecek iyilikler yaparak, Cennete gider.”



İbn-i Sabûnî (Sabuncuoğlu) rahmetullahi aleyh, hadis âlimlerindendir. Şam’da, 676 (m. 1278) senesinde doğdu. Sonra Kâhire’ye yerleşti. 731 (m. 1330) senesinde vefât etti. Naklettiği hadîs-i şerîflerden bazıları şöyledir: “Allahü teâlâdan âfiyet isteyiniz. Belâ istemeyiniz!” “Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) her zaman ‘Allahümme, yâ mukallibelkulûb, sebbit kalbî, alâ dînik’ duâsını okurdu.” “Kader, tedbîr ile, sakınmakla değişmez. Fakat kabûl olan duâ, o belâ gelirken korur.” “Kazâ-i muallakı, hiçbir şey değiştirmez. Yalnız duâ değiştirir ve ömrü, yalnız, ihsân, iyilik arttırır.” “Bir Müslümân, kendisine istediği bir iyiliği, başka bir Müslümân için de istemezse ve bir Müslümân, kendisine gelecek bir kötülüğü istemediği hâlde, o kötülüğü başka bir Müslümân için isterse, onun îmânı tâm değildir.” “Bir kimse, bütün ömrünce, Cehennem ateşine götürecek günâhlar yapar. Bu kimse, ömrünün son günlerinde, Cennete götürecek iyilikler yaparak, Cennete gider.” “Resûlullah Rebî’ bin Suûd’un evine geldi. Evde, küçük kızlar def çalıyordu ve şarkı söylüyorlardı. Şarkıyı [çalgıyı] bırakıp, Resûlullahı medhetmeğe başladılar. Beni söylemeyiniz! [Önce okuduğunuza devâm ediniz!] Beni medhetmek [mevlid, ilâhî okumak] ibâdettir. Def [çalgı] çalarken, eğlence, oyun arasında ibâdet câiz değildir buyurdu.” “Âhir zamânda, câhil din adamları ve fâsık hâfızlar çoğalır.” “Öyle zamân gelecektir ki, o zamânın din adamları, eşek leşinden dahâ çok bozulmuş, kokmuş olacaklardır.” “Resûlullah kıyâmet alâmetlerini sayarken buyurdu ki: Hâkimler rüşvet alarak haksız karâr verir. Adam öldürmek çoğalır. Gençler, ana babalarını, hısım akrabâlarını aramaz, saymaz olur. Kur’ân-ı kerîm mizmârdan, yani çalgı âletlerinden okunur. Tecvîd ile, güzel okuyanları, dine uyan hâfızları dinlemeyip, mûsikî ile şarkı gibi okuyanları dinlerler.” “Bir zamân gelir ki, Müslimânlar birbirlerinden ayrılır, parçalanırlar. İslamiyeti bırakıp, kendi düşüncelerine, görüşlerine uyarlar. Kur’ân-ı kerîmi mizmârlardan, yanî çalgılardan, şarkı gibi okurlar. Allah için değil, keyif için okurlar. Böyle okuyanlara ve dinleyenlere hiç sevâp verilmez. Allahü teâlâ bunlara lanet eder. Azâb verir!”
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT