BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını dakika dakika buradan takip edebilirsiniz.
Anasayfa > Haber > G.Saray’da bir “Bihaber”

G.Saray’da bir “Bihaber”

Sporu spor gibi yapamayanların çoğunlukta olduğu bir dönemdeyiz... Bir zamanlar “Ağzı olan konuşuyor” diye ekranlardan evimizin derinliklerine giren bir reklâm modaydı...



Sporu spor gibi yapamayanların çoğunlukta olduğu bir dönemdeyiz... Bir zamanlar “Ağzı olan konuşuyor” diye ekranlardan evimizin derinliklerine giren bir reklâm modaydı... Gelip geçti zannettik... Heyhat... Yanılmışız... Günümüzde, hâlâ ağzı olanın konuştuğu ve bunların rağbette olduğuna şahit oluyoruz... İyi güzel de, dinlemeye mecbur muyuz Allah aşkına... * * * G.Saray bugün tarihinin en kritik, en anlamlı maçına çıkıyor... Dileriz, seyircisinden soyutlandırılan, âdeta bir arenaya atılan Cimbom, bugünü yine kahramanlar mangasının zaferi olarak kapatır... Dileriz, finali anasının ak sütü gibi hakeder... Dileriz, haçlı zihniyeti iflâs eder... İşte bu G.Saray’ın bize göre kimliğine hiç de yakışmayan bir ismi var... Mehmet Cansun... Bu yöneticiyi anlayabilene aşkolsun... Şu anda sarı-kırmızılı takımın ikinci başkanı... Yani, Faruk Süren’den sonra astığı astık, kestiği kestik bir yönetici... Faruk Süren’in bulunmadığı ortamda, en sıhhatli, en doğru haberleri, bilgileri alabileceğiniz kişi... Ama ne gezer... * * * Mehmet Cansun, son seçimlerde taktik icabı da olsa, şimdi ve o zamanki başkanı Faruk Süren’in karşısına rakip olarak çıktı... Yani, G.Saray’ı, kendisinin tesbit edeceği bir yönetim kurulu ile idare etmeye kalkıştı... Yani, gözü Faruk Süren’in yerindeydi... O koltuğa büyük bir hırs ve iştahla bakıyordu... İşin doğrusu, Süren’in yerinde gözü vardı... Seçim yaklaşırken diğer adaylara “Tek liste olalım” diye baskı uygulamaya ve ortalıkta salına salına dolaşmaya başladı... Sonuçta, yine Faruk Süren’in listesinden ikinci başkan olarak yönetime girdi... Cansun, televizyonların vazgeçemediği isimlerden birisidir... Çünkü kendisi reklâmcıdır... Reklâmcıların da, televizyon kanalları ile arasının iyi olması gerekir... Cansun bunu çok iyi değerlendirecek bir uyanıklığa sahiptir... Yani, G.Saray’ı kullanarak, şirketini düşünmek gibi... * * * Şimdi Cansun’un işinden başka asla G.Saray’ın işleri ile ilgilenmediğinin iki örneğini vereceğiz... Birincisi... Fatih Terim’in, başkan Faruk Süren’le konuşup üç yıl daha G.Saray’da kalacağının basına yansımasına rağmen, bu işten tek haberi olmayan kişi ikinci başkan Mehmet Cansun’du... Show TV’de Reha Muhtar’ın soruları karşısında “Valla böyle bir görüşmenin yapıldığından haberim yok... Eğer bu kesinse, mutluluk duyarım” diyerek yöneticiliği icabı bilmesi gereken en önemli olayı atlamanın pişkinliği ile açık vermemeye çalıştı kendine göre... Reha Muhtar’ın “İyi güzel de, sizin nasıl haberiniz olmuyor... Sağır sultan duydu, duymayan tek sizsiniz” suçlamasına bile aynı pişkinlikle kaçamak cevaplar verdi... Düşünebiliyor musunuz ? G.Saray İkinci Başkanı, bu takım için hayati kararlarda bile haberi en son duyan kişi oluyor... * * * Cansun’un ikinci büyük gafına gelince... UEFA, Leeds maçı ile ilgili kararını geçtiğimiz Cuma günü alıp, kamuoyuna açıklamadan önce G.Saray Kulübü’ne fakslıyor... Basın, kesin neticeyi kulüpten öğrenip gazete sayfalarına, televizyon ekranlarına yansıtıyor... Türkiye haberdar... Tek kişi hariç... O da G.Saray İkinci Başkanı Mehmet Cansun... NTV’de kendisine yöneltilen sorulara, kendine has pişkinlikle cevap veriyor: “Henüz UEFA’nın kararını görmedim... Ama, bizim seyircimizi maça almama yönünde karar almışlarsa, bunu şiddetle protesto eder, gerekeni de yaparız...” Karar verilmiş, Cansun’un haberi olmamış, ama zat-ı muhterem yine atıp tutuyor: “Asarız, keseriz!..” * * * Şimdi sevgili Cansun’a sormak gerekir... “Gerçekten G.Saray İkinci Başkanı olarak işlerden bu kadar uzak olmanız, görüşmelerin sizsiz yapılmasından bu derece rahatsız olmamanız normal mi ?” Bakın Fatih Terim bile ikinci başkanı için “Mehmet bey” yahut “Sayın Mehmet Cansun” demiyor... Ne diyor... “Mehmet...” Bir kulüpte ikinci başkanın ağırlığının tipik örneği... “Meraklı turşucu” gibi bilmediği, ilgilenmediği her konuya atlamak adetinden Cansun’un acele vazgeçmesi gerekir... Yoksa komik ve trajedik duruma düşme hastalığı Cansun’un yakasını ebediyyen bırakmaz... Kendini düşünmüyorsa, sıfatını taşdığı G.Saray’ı düşünmesi, en büyük görevi ve anlayışı olmalıdır... E-mail: narkan@tg.com.tr
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT